İngiltere'de 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 5,527'ye çıkarak 19 yılın zirvesini gördü. Uzun vadeli faizler 1998'den bu yana en yüksek seviyelerine ulaşırken artan borçlanma maliyetleri, 28 Ekim'de açıklanacak bütçe öncesinde hükümet üzerindeki baskıyı artırdı.
Murat Ali Oral 09 Ekim 2026 07:01 09 Ekim 2026 07:09 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Küresel tahvil piyasalarındaki satış dalgası İngiltere'nin kamu borçlanma maliyetlerini son yılların en yüksek seviyelerine taşıdı. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon endişelerini yeniden artırmasıyla İngiltere'nin 10 yıllık devlet tahvili faizi 8 Ekim Perşembe günü yüzde 5,527'ye kadar çıktı. Böylece ülkenin bu vadede borçlanma maliyeti Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca İngiltere ile sınırlı kalmadı. ABD ve Avrupa'nın diğer büyük ekonomilerinde de uzun vadeli borçlanma maliyetleri artarken yatırımcılar yüksek enerji fiyatlarının enflasyon ve kamu maliyesi üzerindeki sonuçlarını yeniden değerlendirmeye başladı.
Uzun vadeli faizlerde 1998'den bu yana en yüksek seviye
İngiltere'de satış baskısı uzun vadeli devlet tahvillerinde daha belirgin hissedildi. 20 yıllık tahvil faizi yüzde 6'ya, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 6,05'e yükseldi.
Her iki vadede de 1998 başından bu yana en yüksek seviyeler görüldü. Faizler bir önceki işlem gününe göre yaklaşık 7 baz puan artarken, uzun vadeli İngiliz tahvillerindeki hareket ABD tahvil piyasasındaki satışlarla aynı döneme denk geldi.
Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, İngiltere hükümetinin yeni borçlanmalarında daha yüksek maliyetlerle karşılaşabileceğine işaret ediyor. Mevcut sabit faizli borcun tamamı bu artıştan hemen etkilenmese de yeni ihraçlar ve vadesi gelen borçların çevrilmesi bütçe üzerindeki faiz yükünü zaman içinde büyütebilir.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş tahvil satışlarını hızlandırdı
Tahvil piyasasındaki hareketin önemli nedenlerinden biri enerji fiyatlarında yaşanan sert yükseliş oldu.
Brent petrolün 8 Ekim'de varil başına 105 dolara kadar yükselmesi, küresel enflasyon beklentilerinin yeniden güçlenmesine yol açtı. Enerji arzına ilişkin endişeler ve üretim kesintisi riskleri petrol piyasasındaki yükselişi destekledi.
Petrol fiyatlarının artması yalnızca hane halkının enerji harcamalarını değil, ulaştırma ve sanayi şirketlerinin üretim maliyetlerini de etkiliyor. Enflasyonun yüksek kalabileceği beklentisi ise tahvil yatırımcılarının daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
Bu durum merkez bankalarının faiz indirimleri için hareket alanını daraltırken kamu borçlanma maliyetlerini de yukarı taşıyor.
28 Ekim bütçesi öncesi maliyet baskısı
İngiltere'deki yükseliş hükümetin 28 Ekim'de açıklayacağı bütçe öncesinde ayrıca önem taşıyor.
Yüksek tahvil faizleri, kamu borcuna ödenecek faizi artırma potansiyeli nedeniyle hükümetin vergi ve harcama kararlarını zorlaştırıyor. Financial Times'ın değerlendirmesine göre artan faiz ödemeleri ve enflasyonun etkisiyle İngiltere bütçesindeki mali hareket alanı mart ayında öngörülen 23,6 milyar sterlinden yaklaşık 12 milyar sterline gerilemiş durumda.
Bu rakam resmî olarak gerçekleşmiş bir bütçe açığını değil, mali kurallar çerçevesinde hükümetin kullanabileceği tahmini alanı ifade ediyor.
Faizlerin yüksek kalması durumunda hükümet, kamu hizmetlerine kaynak ayırmak, enerji maliyetlerini hafifletmek ve borçlanmayı kontrol altında tutmak arasında daha zorlu tercihlerle karşılaşabilir.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı'ndan uyarı
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, 8 Ekim'de İstanbul'da katıldığı ekonomi forumunda mali güvenilirliğin önemine dikkat çekti.
Küresel finansal piyasalarda art arda yaşanan sarsıntılara işaret eden Bailey, kamu maliyesinde güven veren ve sürdürülebilir politikaların finansal istikrar açısından önemini vurguladı.
Tahvil piyasalarında büyük yatırımcı pozisyonlarının oluşturabileceği kırılganlıklara da dikkat çeken Bailey'nin değerlendirmeleri, İngiltere'nin uzun vadeli borçlanma maliyetlerinde tarihi seviyelerin görüldüğü döneme denk geldi.
İngiltere Merkez Bankası politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde tutarken yatırımcılar enerji fiyatlarındaki artışın yeni bir faiz artırımı gerektirip gerektirmeyeceğini değerlendiriyor.
Avrupa'da borçlanma baskısı yayılıyor
İngiltere tahvillerindeki yükseliş Avrupa'nın diğer büyük ekonomilerinde de hissedilen satış baskısının bir parçası.
Fransa ve Almanya tahvil piyasalarında da getiriler yükselirken yüksek kamu borcu, enerji maliyetleri ve enflasyon görünümü yatırımcıların risk değerlendirmelerinde öne çıkıyor.
Bu gelişme özellikle borçlanma ihtiyacı yüksek ülkelerde bütçe politikalarının önemini artırıyor. Tahvil yatırımcılarının daha yüksek getiri istemesi, hükümetlerin finansman yükünü artırırken şirketlerin borçlanma koşullarına da yansıyabiliyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
ingiltere
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.