Ons altın 4 bin 150 dolar çevresinde tutunmaya çalışırken Sorrento’daki LBMA konferansından 12 ay sonrası için 5 bin doların üzerini işaret eden yeni tahmin geldi. Aynı gün açıklanan veriler, piyasadaki sıra dışı ayrışmayı da ortaya koydu.
Murat Ali Oral 07 Ekim 2026 06:02 07 Ekim 2026 07:45 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Altın piyasasında 7 Ekim sabahı yön arayışı sürüyor. Şu sıralarda spot altında alış fiyatı 4.146,50 dolar, satış fiyatı 4.148,50 dolar seviyesinde bulunuyor. Gün içinde 4.105,50 dolara kadar gerileyen altının ons fiyatı 4.184,30 doları da gördü.
Günlük kayıp yüzde 0,40 seviyesinde. Daha geniş tabloda ise son 30 günlük gerileme yüzde 6,38’e ulaşırken, altın bir yıl öncesine göre hâlâ yüzde 4,73 yukarıda bulunuyor. Bu görünüm, kısa vadeli baskı ile uzun vadeli beklentiler arasındaki farkı daha belirgin hale getiriyor.
12 ay sonrası için 5.013 dolar tahmini
Piyasaya son güçlü sinyal İtalya’nın Sorrento kentinde 4-6 Ekim tarihlerinde düzenlenen London Bullion Market Association Küresel Kıymetli Metaller Konferansı’ndan geldi.
Konferans delegeleri arasında yapılan ankette altının ons fiyatının önümüzdeki 12 ay içinde **5.013 dolara** ulaşacağı tahmin edildi. Anket sırasında altın yaklaşık 4.170 dolar civarında işlem görüyordu. Böylece sektör temsilcilerinin beklentisi yeniden 5 bin doların üzerindeki fiyatlara işaret etmiş oldu.
Geçen yılki tahmin önemli bir uyarı veriyor
Ancak konferans anketindeki 5.013 dolarlık rakam kesin fiyat hedefi olarak görülmemeli. Aynı konferansta geçen yıl yapılan ankette delegeler altının bu dönemlerde yaklaşık 4.980 dolar seviyesinde olacağını tahmin etmişti.
Bugünkü fiyat bunun belirgin biçimde altında. Bu fark, altın piyasasında faiz, dolar, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı pozisyonlarının bir yıllık beklentileri ciddi ölçüde değiştirebildiğini gösteriyor. Yeni anket bu nedenle garanti değil, sektörün mevcut koşullara göre oluşturduğu 12 aylık beklenti olarak okunuyor.
Merkez bankaları alımdan vazgeçmedi
Uzun vadeli beklentiyi destekleyen en güçlü verilerden biri de 6 Ekim’de Dünya Altın Konseyi’nden geldi. Konseyin açıkladığı son rakamlara göre merkez bankalarının ağustos ayındaki bildirilen net altın alımları 39 tona ulaştı.
2026 başından ağustos sonuna kadar bildirilen toplam alım ise yaklaşık 170 ton oldu. Ağustosta Çin en büyük alıcı konumunda bulunurken onu Özbekistan ve Polonya izledi. Yüksek faizlere rağmen resmi rezervlerde altın talebinin sürmesi, fiyatın aşağı hareketlerinde yapısal destek oluşturan unsurlardan biri olmaya devam ediyor.
Altın düştü ama fonlara para girdi
Dünya Altın Konseyi’nin 5 Ekim tarihli haftalık raporu ise altın piyasasında alışılmışın dışında bir tabloyu ortaya çıkardı. Eylül ayında altının dolar bazındaki fiyatı yüzde 8’den fazla gerilerken, küresel altın borsa yatırım fonlarına 70 tonun üzerinde giriş gerçekleşti.
Konseye göre aynı dönemde vadeli piyasalardaki yönetilen para pozisyonları yaklaşık 84 ton eşdeğerinde azalırken, takvim farkı işlemleriyle ilişkilendirilen pozisyonlarda düşüş 156 ton eşdeğerine ulaştı. Yani fon yatırımcısı altın almaya devam ederken vadeli piyasadaki satış baskısı fiyatı aşağı çekti.
4 bin doların üzerinde neden tutunuyor?
Altın üzerinde bir tarafta yüksek ABD tahvil faizleri ve güçlü dolar baskı yaratıyor. Diğer tarafta merkez bankası alımları, altın fonlarına devam eden girişler ve jeopolitik belirsizlikler fiyatın aşağı hareketini sınırlıyor.
Son haftalardaki görünüm bu iki gücün çekişmesine dönmüş durumda. Yüksek faiz, faiz getirisi bulunmayan altının maliyetini artırırken uzun vadeli yatırımcıların ve merkez bankalarının talebi fiyatın sert düşüşlerde destek bulmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle piyasadaki ana soru yalnızca faizlerin ne kadar yüksek olduğu değil, bu seviyelerde ne kadar kalacağı.
Altın için kritik saat 21.00
Kısa vadeli yön açısından bugünün en önemli gelişmesi Fed’in 15-16 Eylül toplantısının tutanakları olacak. Fed’in resmi takvimine göre tutanaklar ABD saatiyle 14.00’te, Türkiye saatiyle 21.00’de yayımlanacak.
Son ekonomik verilerin ardından piyasada ekim ayındaki yeni faiz artışı ihtimali ciddi biçimde gerilerken, aralık ayına ilişkin faiz artışı beklentisi çok daha yüksek kalıyor. Tutanaklarda enflasyon, enerji fiyatları ve yeni faiz artışının zamanlamasına ilişkin görüş ayrılıklarının ne kadar güçlü olduğunun görülmesi altının kısa vadeli fiyatlamasında etkili olabilir.
5 bin dolar beklentisi tek bir rapora dayanmıyor
LBMA konferansındaki yeni anket, piyasadaki uzun vadeli yüksek fiyat beklentisinin tek örneği değil. TD Securities son emtia görünümünde altının kısa vadede yüksek faiz ve enerji kaynaklı enflasyon riski nedeniyle sınırlı kalabileceğini, fiyatların 2027 başlarına kadar ağırlıklı olarak 4.200-4.500 dolar bandında seyredebildiğini belirtiyor.
Kurum daha sonraki dönemde ise daha zayıf dolar, azalan enflasyon baskısı ve düşük taşıma maliyetlerinin desteğiyle 2027’nin ikinci yarısında 5.350 dolar civarına doğru bir hareket öngörüyor.
Gram altında aynı oran birebir görülmeyebilir
Türkiye’deki yatırımcı açısından ons altındaki 5 bin dolar senaryosunun gram altına etkisi dolar/TL’nin aynı dönemde izleyeceği yola bağlı olacak. Gram altının fiyatını hem uluslararası ons fiyatı hem de döviz kuru belirliyor.
Bu nedenle ons altının 12 ay içinde 5 bin doların üzerine çıkması halinde gram altında aynı oranda bir yükseliş gerçekleşeceğini söylemek mümkün değil. Kurun hareketi yükselişi büyütebilir veya sınırlayabilir. Altın yatırımcısı açısından önümüzdeki dönemin dört ana göstergesi Fed politikası, ABD tahvil faizleri, dolar ve merkez bankalarının alım hızı olacak.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.