Mersin Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Murat Uçar, küresel ortalama VLSFO fiyatının 875 dolar seviyesinden 940 dolara yükseldiğini ve artan yakıt maliyetlerinin navlunlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu söyledi. Uçar, jeopolitik risklerin deniz taşımacılığı maliyetlerini artırdığını belirtti.
25 Eylül 2026 00:00 25 Eylül 2026 00:06 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Fahriye K. ŞENYURT
Deniz taşımacılığında yakıt maliyetleri yeniden önemli bir baskı unsuru haline gelirken, küresel ortalama VLSFO fiyatı kısa sürede ton başına yaklaşık 940 dolara yükseldi. Mersin Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği Başkanı Murat Uçar, eylül ayının başında yaklaşık 875 dolar olan VLSFO fiyatının kısa sürede yüzde 8 civarında arttığını belirterek, özellikle uzun mesafeli sefer yapan gemilerde maliyetlerin ciddi şekilde yükseldiğini ifade etti.
Uçar, geminin tipine göre değişmekle birlikte yakıt giderlerinin toplam operasyon maliyetinin yaklaşık yüzde 40-50’sini oluşturduğunu, bazı büyük konteyner gemilerinde bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıkabildiğini söyledi.
Ton başına yakıtta yaşanan her 100 dolarlık artışın, yüksek tüketimli gemiler açısından önemli bir maliyet artışı yarattığını belirten Uçar, bu baskının navlunlara da yansıyabileceğini kaydetti.
Yakıt fiyatındaki artışın navluna aynı oranda yansımadığını vurgulayan Uçar, yakıt fiyatında yüzde 20'lik artışın, yakıtın operasyon maliyetindeki payı yüzde 40-50 kabul edildiğinde toplam operasyon maliyetini kabaca yüzde 8-10 artırabileceğini söyledi. Bunun ne kadarının navluna yansıyacağının ise arz-talep koşullarına bağlı olduğunu belirtti. Uçar, 2026 yılında bazı hatlarda yakıt ek ücretlerinin devreye alındığını, MSC’nin mart ayında Akdeniz’den bazı güzergâhlara konteyner başına 30-50 dolar arasında acil yakıt ek ücreti uyguladığını hatırlattı.
Mersin’in rekabetinde toplam lojistik maliyet belirleyici
Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yalnızca Mersin’i değil, Akdeniz’deki liman ve hatların tamamını etkilediğini ifade eden Uçar, Mersin’in rekabet gücünün korunmasında toplam lojistik maliyetin önem taşıdığını söyledi. Mersin’in güçlü bir hinterlanda sahip olduğunu belirten Uçar, deniz navlununun yanı sıra kara ve demiryolu taşımacılığı, liman hizmetleri ve elleçleme maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Navlunlardaki yükselişin ihracatçı ve ithalatçıların maliyetlerine doğrudan yansıdığını dile getiren Uçar, 40 feet bir konteynerde 200 dolarlık navlun artışının konteyner başına 200 dolarlık ilave maliyet anlamına geldiğini söyledi. Uçar, düşük birim değerli ve taşıma maliyetinin ürün fiyatındaki payının yüksek olduğu ürünlerde etkinin daha belirgin hissedileceğine dikkat çekti.
Murat Uçar, Mersin Limanı’nın güçlü bir üretim ve dış ticaret hinterlandına sahip olduğunu belirterek, “Güçlü bir üretim ve dış ticaret hinterlandına sahip olan Mersin Limanı’nın, kısa dönemli dalgalanmalara rağmen bölge ticaretindeki ağırlığını koruduğunu düşünüyorum. Küresel kuru yük piyasasında da hareketlilik yüksek. Baltic Dry Index, 18 Eylül 2026’da 3 bin 370 puan seviyesine yükseldi. Eylül başında ise 3 bin 157 puan seviyesindeydi. Bu dönemde yaklaşık yüzde 7’lik bir yükseliş yaşandı. Dolayısıyla yalnızca yakıt maliyetlerine bakarak deniz taşımacılığında talebin zayıfladığını söylemek doğru olmaz” açıklamasında bulundu.
Jeopolitik riskler maliyetleri artırıyor
Yakıtın yanı sıra liman hizmetleri, personel, bakım-onarım, sigorta ve finansman giderlerinin de sektörün temel maliyet kalemleri arasında yer aldığını söyleyen Uçar, savaş riski ve buna bağlı sigorta maliyetlerinin de önem kazandığını belirtti.
Emisyon azaltımına yönelik yatırımların da armatörler açısından giderek daha önemli bir maliyet kalemi haline geldiğini ifade etti. Jeopolitik gelişmelerin navlun ve transit sürelerine doğrudan yansıdığını belirten Uçar, güzergâh değişikliklerinin gemilerin sefer süresini ve yakıt tüketimini artırdığını söyledi. Uçar, “17 Eylül itibarıyla Çin-ABD Doğu Yakası hattında 40 feet konteyner spot navlunu yaklaşık 10 bin 948 dolar seviyesine çıktı.
Shanghai-New York hattında ise haftalık artış yüzde 7 olarak açıklandı. Mersin’in transit ticaret ve aktarma merkezi olma potansiyeli bulunuyor. Ancak bunun için yalnızca navlunların düşük olması yeterli değil. Liman maliyeti, elleçleme, transit süre, kara ve demiryolu bağlantıları, gümrük işlemleri ve deniz navlununu birlikte değerlendirmek gerekiyor. Mersin bu zincirin bütününde rekabetçi olabildiği ölçüde Doğu Akdeniz’deki transit ve aktarma payını artırabilir” dedi.
Navlunlarda yukarı yönlü baskı sürebilir
Önümüzdeki aylarda maliyetlerin yüksek ve dalgalı seyretmesini beklediklerini dile getiren Uçar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “VLSFO’nun yaklaşık 940 dolar/ton seviyesinde bulunması ve Brent petrolün eylül ortasında 100-110 dolar/varil bandına çıkması sektör açısından ciddi bir maliyet baskısı yaratıyor. Jeopolitik risklerin devam etmesi halinde yakıt, sigorta ve sefer süreleri üzerinden ilave maliyetler oluşabilir. Önümüzdeki dönemde navlunlarda yukarı yönlü baskının sürmesini, ancak bu artışın tüm hatlarda aynı oranda gerçekleşmemesini bekliyoruz. Yakıt fiyatları ve bölgedeki güvenlik koşulları navlunların seyrinde belirleyici olacaktır.”
Kaynak: DÜNYA - MERSİN
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.