26 Eylül 2026, Cumartesi · 07:22 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Altında dengeler yeniden kuruluyor: Gram altını bekleyen 5 kritik gün

Altın yatırımcısı sert satışların ardından yeni haftaya kritik bir bölgede giriyor. Ons altında 4.300 dolar yeniden hedefe girerken, ABD’den gelecek iki büyük veri fiyatların yönünü değiştirebilir. Gram altında ise kur h…

Altında dengeler yeniden kuruluyor: Gram altını bekleyen 5 kritik gün

Altın yatırımcısı sert satışların ardından yeni haftaya kritik bir bölgede giriyor. Ons altında 4.300 dolar yeniden hedefe girerken, ABD’den gelecek iki büyük veri fiyatların yönünü değiştirebilir. Gram altında ise kur hesabı öne çıkıyor.

Murat Ali Oral 26 Eylül 2026 06:00 26 Eylül 2026 06:24 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Altın yatırımcısı zor bir haftayı geride bıraktı

Altın piyasasında eylül ayının son tam haftası, son dönemin en sert yön değişimlerinden birine sahne oldu. Haftaya 4.380 doların üzerinde başlayan altının ons fiyatı, artan faiz baskısıyla 4.300 doların altına indi.

Satışın en sert bölümünde fiyat 4.244 dolar çevresine kadar geriledi. Cuma günü gelen tepki alımları kaybın bir bölümünü geri alsa da ons altın haftayı yaklaşık 4.280 dolar bölgesinde tamamladı.

Şimdi yatırımcının önünde yeni bir soru var: Satış dalgası yoruldu mu, yoksa 4.300 doların altında ikinci perde mi başlayacak?

Altındaki baskının merkezinde Fed bulunuyor

ABD Merkez Bankası eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4,00 aralığına çıkardı. Asıl değişiklik ise faiz kararından sonra piyasanın Fed’in burada durmayabileceğini fiyatlamaya başlaması oldu.

Enflasyonun yüksek kalabileceği endişesi güçlendikçe yıl bitmeden yeni faiz artışlarının gelebileceği beklentisi de yükseldi. Bu durum faiz getirisi bulunmayan altının karşısına yeniden güçlü bir rakip çıkardı.

Tahvil faizleri altının önünü kesti

Geçen hafta altın yatırımcısının izlemesi gereken fiyat yalnızca ons altın değildi.

ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,20 çevresine kadar yükselerek yaklaşık 20 yılın en yüksek bölgelerinden birine çıktı. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, yatırımcının risksiz kabul edilen varlıklardan elde edebileceği getiriyi artırdı.

Sonuçta güvenli liman arayan para tamamen altına yönelmedi. Altın ile ABD tahvilleri arasındaki rekabet yeniden sertleşti.

Altının ikinci önemli rakibi dolar oldu

Dolar Endeksi geçen hafta 101 seviyesinin üzerine çıkarak art arda ikinci haftalık yükselişine yöneldi. Doların güçlenmesi, diğer para birimleriyle altın alan yatırımcılar açısından maliyeti artırdığı için ons fiyatı üzerinde ilave baskı oluşturdu.

Bu nedenle yeni haftada yalnızca altının fiyatına bakmak yeterli olmayacak. Dolar ve ABD tahvil faizleri birlikte gerilerse altının toparlanması için alan açılabilir.

Gram altında kayıp neden daha sınırlı kaldı?

Uluslararası piyasalarda ons altın belirgin biçimde gerilerken gram altındaki düşüş aynı ölçüde olmadı. Gram altın 18 Eylül’de yaklaşık 6.874 lira seviyesindeyken 25 Eylül’de 6.740 lira civarında haftayı tamamladı.

Bunun nedeni dolar/TL’nin gram altın üzerindeki tampon etkisi. Ons fiyatındaki düşüşün bir bölümü kur tarafından karşılandığı için Türkiye’deki yatırımcı uluslararası piyasadaki kaybın tamamını gram altında görmedi.

Ons altın yeniden yükselirken dolar/TL de yukarı giderse gram altındaki hareket daha hızlı olabilir. Ons altının gerilemesine karşı kurdaki yükseliş devam ederse gram altındaki düşüş yine sınırlı kalabilir. Ancak ons ve kur aynı anda aşağı yönelirse gram altın üzerindeki baskı belirgin biçimde artabilir. Bu nedenle önümüzdeki hafta gram altın açısından yalnızca “ons yükselecek mi?” sorusu yeterli olmayacak.

Ons altında yeni haftanın ilk önemli bölgesi 4.300 dolar

Fiyat geçen hafta bu seviyenin altına indikten sonra yukarı dönmekte zorlandı. Bu nedenle 4.300 dolar artık yalnızca psikolojik bir sınır değil, kısa vadeli yön açısından da önemli bir eşik haline geldi. Altının 4.300 doların üzerine dönmesi ve burada kalıcı olması halinde satış baskısının hafiflediğine ilişkin ilk işaret ortaya çıkabilir. Ancak asıl toparlanma sinyali için biraz daha fazlası gerekiyor.

Aşağıda 4.200 dolar riski var

Madalyonun diğer tarafında ise geçen haftanın dip bölgesi bulunuyor. Altın 4.244 dolar civarından alıcı bulmayı başardı. Yeni haftada bu bölgenin yeniden kırılması halinde piyasanın dikkati hızla 4.200 dolara çevrilebilir.

4.200 doların da kaybedilmesi satış baskısının henüz sona ermediğini gösterebilir ve 4.000 dolar psikolojik sınırını yeniden tartışmaya açabilir. Bu nedenle 4.200–4.300 dolar arasındaki yaklaşık 100 dolarlık alan yeni haftanın yön savaşına dönüşebilir.

Çarşamba günü ilk büyük sınav geliyor

Yeni haftanın en önemli günlerinden biri 30 Eylül Çarşamba olacak. ABD’de ağustos ayına ilişkin kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi açıklanacak. Fed’in enflasyonu değerlendirirken yakından takip ettiği bu gösterge, piyasanın yeni faiz artırımı beklentisini doğrudan etkileyebilir.

Beklentilerin üzerinde bir enflasyon görünümü tahvil faizlerini yeniden yukarı iterek altına baskı yapabilir. Daha yumuşak bir veri ise tam tersine faiz artışı beklentilerinin gevşemesine ve altında rahatlamaya kapı açabilir.

Cuma günü altının yönü yeniden değişebilir

2 Ekim Cuma günü ABD’nin eylül ayı istihdam raporu açıklanacak. Tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ücret artışları aynı anda izlenecek. Özellikle ücretlerin güçlü kalması, enflasyon baskısının devam ettiği düşüncesini güçlendirebilir.

Güçlü istihdam verisi Fed’in elini faiz artırımı yönünde rahatlatabilirken, belirgin bir soğuma altının önündeki faiz baskısını azaltabilir. Bu nedenle haftanın ilk dört günündeki hareket, cuma günü yeniden değişebilir.

Petroldeki hareket altını iki taraftan sıkıştırıyor

Altın için yeni haftanın gizli değişkenlerinden biri de petrol olacak. Normal şartlarda jeopolitik gerilim altının güvenli liman talebini destekliyor. Ancak mevcut tabloda petrolün yükselmesi aynı zamanda ABD’de enflasyonun yüksek kalacağı endişesini artırıyor.

Bu da Fed’in daha sıkı para politikası izlemesi beklentisini güçlendirerek tahvil faizlerini yukarı taşıyabiliyor. Yani jeopolitik risk altına destek verirken, aynı riskin enerji fiyatlarını yükseltmesi bu kez altının karşısına faiz baskısı olarak çıkabiliyor.

Büyük kurumlar uzun vadede neden tamamen vazgeçmiyor?

Kısa vadeli baskıya rağmen altının orta ve uzun vadeli hikâyesinin sona erdiğini düşünenlerin sayısı henüz sınırlı.

Merkez bankalarının altın talebi, jeopolitik riskler ve rezerv çeşitlendirme eğilimi fiyatın altında yapısal bir destek oluşturmaya devam ediyor.

Buna karşılık yüksek reel faizler ve güçlü dolar kısa vadede bu desteğin önüne geçebiliyor.

Altın yatırımcısı açısından temel ayrım da burada ortaya çıkıyor: Uzun vadeli hikâye ile birkaç haftalık fiyat hareketi artık aynı yönde ilerlemiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Makroekonomi Tarım ve gıda sektörüne 5.3 milyar dolar kaynak Yeni Asır Ekonomi · 32 dk önce Makroekonomi ‘Türkiye ve Rusya tarımda birbirini tamamlıyor’ Yeni Asır Ekonomi · 32 dk önce Borsa Microsoft Körfez'e 10 milyar dolar yatırıyor: Yapay zekâda para Orta Doğu'ya akıyor Dünya Gazetesi · 33 dk önce Borsa Manisa merkezli 12 ilde fon dolandırıcılığı operasyonu: 14 tutuklama Finans Gündem (ing) · 2 saat önce Borsa Bu yıl 36. kez düzenlenecek festival bugün başlıyor Cumhuriyet Finans · 3 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.