24 Eylül 2026, Perşembe · 10:38 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Olmaz ama hadi yüzde 100 oldu; ya 1.000, 10.000?

Olmaz ama hadi yüzde 100 oldu; ya 1.000, 10.000?

Merkez Bankası’nda görevdeyken üzerinde en çok düşündüğüm konulardan biri döviz kurunda oluşabilecek keskin bir yükselme eğiliminin eninde sonunda patlayacak bir balon olup olmadığının nasıl anlaşılabileceğiydi. Zira uygulanacak para politikası o eğilimin balon olup olmadığına bağlıydı. Balon değilse ya iktisadi temellerin ‘hak ettiği’ bir gelişmeydi ya da son yıllarda örneğini çok gördüğümüz gibi iç siyasi gelişmelerle dış gelişmelere bağlı bir hareketti.

Kurdaki hareket iktisadi temellerin zayıflığı nedeniyle oluşuyorsa, o temelleri güçlendirecek adımlar atılmadan kurdaki artış eğilimini durdurmak ya da törpülemek para politikası ile zordu. Zira keskin yükselişin nedeni orta yerde durdukça döviz satarak yapılabilecek fazla bir şey yoktu. Geriye faiz artırmak kalıyordu ama o da nedeni ortadan kaldırmıyordu. Bu durumda iktisadi temelleri güçlendirici adımlar hakkında Merkez Bankası’na düşen görev, ‘hükümete danışmanlık’ görevini yerine getirmesiydi. Siyasi gelişmelere bağlıysa da yine para politikasının işin içine girmesi nedeni ortadan kaldırmıyordu; döviz satılabilir ve faiz artırılabilirdi ama son tahlilde çözüm değillerdi.

Öte yandan, iktisadi temeller sağlamsa kurdaki keskin yükselme eğilimi geçici olmaya mahkûmdu; zira bir balon niteliği taşıyordu. Bu durumu anlatan açıklamalar yapılması ve ileriye yönelik bekleyişlerin rayından çıkmamasına çalışılması daha iyi bir çözüm olarak görünüyordu. Elbette bir dolu nüans vardı, pratikte karşılaşılabilecek bir dolu ek sorun olabilirdi ama üç aşağı beş yukarı böyle düşündüğümü hatırlıyorum.

Tamam, kurdaki hareketin balon olup olmadığını anlamak o kadar kolay değil ama bir hisse enflasyondan arındırılmış olarak yüzde 100 ya da 200 getiri sağlar mı? Hadi sağladı diyelim, ya yüzde 1.000, 5.000, 50.000 getiri olur mu? Bunun akla mantığa sığan bir yanı var mı? Bizim üniversitede (TOBB ETÜ) yıllardır üçüncü sınıf öğrencilerine Para Teorisi ve Politikası dersi veriyorum. Anlatmaktan ve sınıfta tartışmaktan en çok hoşlandığım konulardan biri de mali varlıkların fiyatlarındaki hareketlerin nelere bağlı olarak ortaya çıktığı ve bu çerçevede fiyatlarda balonun nasıl oluşabileceği.

Hissenin bugünkü fiyatının üç unsur tarafından belirlenmesi gerekir

Çok basit çerçevede bir şirketin borsada alınıp satılan hissesini ele alın. Hissenin bugünkü fiyatının üç unsur tarafından belirlenmesi gerekir: İlk ikisi şunlar: Şirketin ileride dağıtması beklenen kâr payları ve hissenin fiyatının ileride (sattığınız zaman) alabileceği değer hakkındaki beklentiniz. Bu ikisi ileriye yönelik değişkenler. Bugünkü fiyatla karşılaştırabilmek üzere, bu ikisinden elde edilmesi beklenen değerin indirilerek bugüne getirilmesi gerekiyor. Bu da bugün ve ilerideki dönemlerde gerçekleşmesi beklenen faiz hadleri ile yapılıyor. Burada iktisadi temeli yansıtan ne? Şirketin hissesini satın aldığınıza göre, şirketin elde edeceği kârlar ve bunların ne kadarını hisse sahiplerine dağıtacağı. Faiz de (indirme işlemi nedeniyle) ikinci temel değişken. Aslında iktisatçılar için matematik dersinde ele alınabilecek bir denklem ortaya çıkıyor. Bugünkü fiyatı gelecekteki fiyat bekleyişine ve temettülere bağlayan dinamik bir denklem. Bunu çözerek şunu göstermek mümkün: Hissenin ileride alacağı değere ilişkin beklenti çok yüksekse, bugünkü fiyatı belirleyen iktisadi temeller olmuyor. Bu koşullarda, hissenin bugünkü fiyatı bir balonu yansıtıyor.

Denetleme ve düzenleme nerede?

Yarın fiyatı artacak diye koşturup bugün daha çok alınıyorsa, bugün fiyatı yükseliyor. “Komşu, duydun mu? Falanca fon acayip para kazandırıyormuş” ya da kahvede “Abiler, şu hisseden müthiş kazandı bir arkadaş, gelin biz de satın alalım”… Bu durumda yarın hissenin fiyatı daha fazla yükseliyor. Ertesi gün daha çok yükseleceği bekleniyor, sonraki gün falan… Hele bir de hissenin/fonun fiyatını şişirmek için manipülatif alım-satımlar varsa… Ama ortadaki vahameti anlamak için sonuçta dinamik bir (fark) denkleminin nasıl çözüleceğini bilmek ya da manipülatif fiyatlama uzmanı olmak gerekmiyor. Soru şu: Yahu, enflasyondan arındırılmış yüzde 200, 500, 1.000, 50.000 getiri olur mu? Denetleme ve düzenleme nerede?

İlgili Haberler
Makroekonomi İstanbul Havalimanı Avrupa'nın zirvesinde CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Şimşek başkanlığında kritik fon toplantısı! 131 fon için yeni süreç CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor: Gayrimenkul alım satımında yeni kurallar geliyor CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Yatırımcı fonu bozup mevduata koştu CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Sektörel güven endekslerinde yeni tablo: Perakende yükseldi, inşaat düştü Cumhuriyet Ekonomi · 9 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.