ABD yaptırımları ve savaş baskısıyla küresel finans sisteminden giderek daha fazla kopan İran, dış ticarette kripto kullanımının önünü açıyor. Tahran’ın yeni hamlesi, dolar sistemine bağımlılığı azaltırken Washington’la finans savaşını da büyütüyor.
09 Eylül 2026 07:25 09 Eylül 2026 07:31 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD’nin İran ekonomisini küresel finans sisteminden koparmaya yönelik yaptırımları sertleşirken Tahran, dış ticarette kripto varlıkların kullanım alanını genişletiyor. Hamle, yaptırımların finans cephesinde yeni bir mücadele alanı yaratıyor.
Dış ticarette kripto kanalı açılıyor
İran Merkez Bankası, ihracatçıların elde ettikleri dövizi ülkeye getirmelerine ilişkin katı kuralları gevşetirken Tether ve Bitcoin gibi kripto varlıkların sınır ötesi işlemlerde kullanılmasına daha fazla alan tanıyor. Böylece şirketlerin geleneksel bankacılık sistemi dışında ödeme yapabilmesinin önü genişliyor.
Daha önce İranlı ihracatçıların döviz gelirlerinin önemli bölümünü ülkeye getirerek devletin belirlediği sistemler üzerinden satması gerekiyordu. Savaş, yaptırımlar ve uluslararası bankacılık kanallarının daralması ise Tahran yönetimini daha esnek yöntemlere yöneltti.
Kripto varlıklar bu noktada İran açısından yalnızca bir yatırım aracı değil, dış ticaretin devamını sağlayabilecek alternatif bir ödeme altyapısı haline geliyor.
100 milyar doları aşan döviz düğümü
İran yönetiminin çözmeye çalıştığı temel sorunlardan biri, ihracattan kazanıldığı halde ülkenin resmî döviz sistemine dönmeyen devasa büyüklükteki kaynak. İranlı yetkililerin açıklamalarına göre ülkeye geri dönmeyen veya hesabı henüz kapatılamayan ihracat gelirlerinin büyüklüğü 100 milyar doların üzerine çıkıyor.
Bu tutarın önemli bölümünün petrol ve enerji sektöründeki büyük kamu şirketleriyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Tahran yönetimi, ekonomik baskının arttığı dönemde bu kaynakların hangi yöntemle olursa olsun yeniden ekonomiye kazandırılmasını istiyor.
Kripto varlıklara yönelik esnemenin arkasındaki en önemli nedenlerden biri de bu döviz sıkışıklığı. Şirketlerin doğrudan dolar veya euro üzerinden işlem yapmakta zorlandığı bir ortamda dijital varlıklar, aradaki geleneksel banka zincirini kısmen ortadan kaldırabilecek bir araç sunuyor.
ABD kripto ağını da hedefe aldı
Ancak Washington da İran’ın dijital varlıkları yaptırımları aşmak için kullanmasını yakından takip ediyor. ABD, İran’daki bazı büyük kripto para platformlarını finans sektörünün bir parçası kabul ederek yaptırım kapsamına aldı ve bu kuruluşlarla işlem yapan yabancı kişi ve finans kuruluşlarının da yaptırım riskiyle karşılaşabileceğini duyurdu.
Temmuz ayında İran Merkez Bankası ile ilişkilendirilen dört kripto adresi de ABD yaptırım listesine eklendi. Bu adreslerle bağlantılı yaklaşık 131 milyon dolarlık Tether bakiyesinin dondurulması, kripto sisteminin İran için sağladığı hareket alanının tamamen kontrol dışı olmadığını ortaya koydu.
Bu nedenle İran’ın kriptoya yönelmesi dolar sisteminin etkisini azaltabilirken yeni bir kırılganlık da yaratıyor. Özellikle değeri dolara sabitlenen kripto varlıklarda ihraççı şirketlerin işlemleri engelleyebilme kapasitesi Tahran açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Kripto çözüm ama kapasitesi sınırlı
İran’ın dış ticaretinin büyüklüğü düşünüldüğünde Bitcoin veya Tether üzerinden yapılabilecek işlemlerin geleneksel finans sisteminin tamamının yerini alması beklenmiyor. Büyük ölçekli petrol, enerji ve sanayi ticaretinde likidite, işlem takibi ve karşı taraf riski halen ciddi sınırlamalar yaratıyor.
Buna rağmen kripto varlıklar küçük ve orta ölçekli işlemler, alternatif ödeme zincirleri ve yaptırım altında bulunan şirketlerin para transferleri açısından giderek daha önemli hale geliyor. İran’ın geniş Bitcoin madenciliği kapasitesi de ülkeye geleneksel ihracat dışında dijital varlık üretme imkânı sağlıyor.
Bu tablo, kripto piyasasının yaptırım altındaki ülkeler açısından finansal sistemin kenarında kalan bir yatırım alanı olmaktan çıkıp dış ticaret altyapısının parçalarından biri haline gelmeye başladığını gösteriyor.
Finans savaşında yeni cephe
Washington’ın amacı İran’ın petrol gelirlerinden bankacılık sistemine kadar dış kaynaklara ulaşabildiği kanalları daraltmak. Tahran ise Çin yuanı, takas ticareti, alternatif ödeme ağları ve şimdi giderek daha fazla kripto varlık kullanarak bu baskının çevresinden dolaşmaya çalışıyor.
Bu nedenle ABD ile İran arasındaki mücadele artık yalnızca petrol tankerleri, limanlar veya banka hesapları üzerinden yürümüyor. Dijital cüzdanlar ve kripto para platformları da ekonomik savaşın doğrudan hedeflerinden biri haline geliyor.
İran’ın kripto kullanımını daha fazla serbestleştirmesi başarılı olursa yaptırımların etkinliği konusunda yeni bir tartışma başlayabilir. Washington’ın buna vereceği karşılık ise kripto piyasasının küresel yaptırım sistemindeki rolünü belirleyecek yeni adımları beraberinde getirebilir.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.