Uzmanlara göre genel teşvikler kaynakları heba etti. Sanayi için şeffaf, seçici ve devlet ortaklığını da kapsayan bütüncül bir planlama talep ediliyor.
Güncellenme: 31.08.2026 04:00:00
Elif Özge Yalçın Takip Et:Uzmanlara göre genel teşvikler kaynakları heba etti. Sanayi için şeffaf, seçici ve devlet ortaklığını da kapsayan bütüncül bir planlama talep ediliyor.
102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle
Enflasyonu düşürmek için uygulanan sıkı ekonomi politikalarının vatandaşa ve üreticiye etkisi tartışılırken reel sektörün de sesi giderek yükselmeye başladı. Yeni orta vadeli program (OVP) öncesinde iş dünyasından dikkat çeken uyarılar arttı. Sanayicilere göre fabrikalar üretmekte zorlanıyor, yatırımlar yavaşlıyor ve sanayinin ekonomideki ağırlığı giderek azalıyor. Sanayiciye göre Türkiye “erken sanayisizleşme” tehlikesi yaşıyor.
Son zamanlarda oda meclis toplantılarında özellikle bu riske vurgu yapan sanayiciler ve ekonomistlere göre Türkiye henüz yüksek katma değerli bir yapıya geçemeden tüm üretim gücünü kaybedebilir. Devletin yeni bir sanayi planınını katılımcılık ve hesap verebilirlik anlayışıyla oluşturması, yönlendirici bir ortak haline gelmesi isteniyor.
Gayrisafi yurtiçi hasıla içinde sanayinin payı 2022’deki yüzde 29’dan 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 17.7’ye; imalat sanayinin payı 2022’nin ilk çeyreğindeki yüzde 23.6’dan yüzde 15’in altına gerilemiş durumda. Sanayinin toplam ücretli istihdam içindeki payı 2009’da yüzde 36 iken bugün yüzde 30’un altına indi. Yine uzun vadeli görünümde sanayi üretiminin seyri yatay görünürken imalat ihracatında yüksek teknolojinin Gayrisafi yurtiçi hasıla içinde sanayinin payı 2022’deki yüzde 29’dan 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 17.7’ye; imalat sanayinin payı 2022’nin ilk çeyreğindeki yüzde 23.6’dan yüzde 15’in altına gerilemiş durumda. Sanayinin toplam ücretli istihdam içindeki payı 2009’da yüzde 36 iken bugün yüzde 30’un altına indi. Yine uzun vadeli görünümde sanayi üretiminin seyri yatay görünürken imalat ihracatında yüksek teknolojinin
Bir sanayicinin bugün yalnızca sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13.6 işletme kârı üretmesi gerekirken rakip ülkelerde bu eşiğin sadece yüzde 3.5 olduğuna dikkat çeken Narbay, tek merkezden yönetilen bütüncül bir sanayi politikasıyla “performansa dayalı, şeffaf bir teşvik mimarisi” talep ettiklerini söyledi.
Geçen hafta İSO Meclis’inde düzenlenen panelin de odağı, sanayisizleşmeye karşı devletin yapabilecekleriydi. Aile Şirketlerinde YKÜ Fatih Tamay şunları söyledi:
“Ülkeyi sanayinin büyüttüğü unutulmasın. Dilek listesi yapmakla olmaz, bizden fikir alınmayan planlar da tutmaz. Nerelerde büyüyeceğimizi, nerelerde olmayacağımızı belirlememiz gerekiyor. Sanayiciye seçici destek şart. Ayrıca artık hedefler ve planlar konusunda tıpkı özel sektörde yöneticiyi sorumlu tuttuğumuz gibi devlette de bir performans değerlendirme mekanizması olması gerekiyor.”
NİTELİK DEĞİŞMELİ
Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdürü Halil İbrahim Öztop da enerji ve savunmayı devletin doğru mekanizmalar kurarak alıcı rolüyle kapasite oluşmasını sağladığı iki örnek olarak gösterdi. Bankanın katalizör ve gerektiğinde öncü rol üstlenebileceğini ifade eden Öztop, özellikle katma değer yaratma potansiyeli olan şirketlere ortak olarak da destek verebileceklerini, bazı yatırımlarda risk almanın kaçınılmaz olduğunu, özel bankaların da finansmana katkı sunması gerektiğini söyledi. İktisatçı Prof. Sinan Alçın ise Türkiye’nin geçmişte “erken tarımsızlaşma” sorunu yaşadığını ve bunun etkilerinin bugün yüksek girdi ve gıda enflasyonuyla görüldüğünü vurguladı, aynı hataların sanayide tekrarlanmaması için uyardı: “İmalat sanayinin dışa bağımlılık oranı yüzde 70’lerde. İhtiyaç duyulan dönüşüm, mevcut sektörlerden vazgeçmek yerine üretimin niteliğini değiştirmeyi gerektiriyor. Genel teşviklerde kaynak heba oluyor. Bölgesel inovasyon ve kümelenme politikaları şart.”
‘EKONOMİK ÇÖKÜŞÜN FOTOĞRAFI’
EKONOMIST Emre Şirin, turizmden sanayiye tüm alanlarda geri gidişi cari açık, borçluluk ve faiz harcamalarının da artmaya devam etmesini, “ekonomik çöküşün fotoğrafı” olarak adlandırdı. “Ekonomi programı diye ifade ettikleri ama kamu harcamalarını finanse etme çabasından öteye gitmeyen strateji çöktü” diyen Şirin, iş dünyasını da şöyle eleştirdi:
“Bedel ödüyorlar çünkü bu duruma gelene kadar, gelir adaletsizliği artarken yanlış politikaları alkışladılar. Çürüyen sistemin kendilerini de çürüteceğini hesap etmediler. Siyaset ve hukuk alanında belirsizlik ortamı, yüksek kamu harcamaları gibi hususlarda düzelme olmadıkça sadece günü kurtarabilirler. Dolar ve faizi bu noktaya getiren, sıcak para için ekonominin tüm alanlarının sağlığını bozan gerçekleri konuşmadan hiçbir şey düzelmez.”
İlgili Konular: #enflasyon #büyüme #Sanayileşme
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.