YAYINLAMA 24 Ağustos 2026 00:00
GÜNCELLEME 24 Ağustos 2026 00:04
SABİHA TOPRAK
Türk ilaç sektörünün köklü şirketlerinden Sanovel’in CEO’su Hülya Yalın, yerli üretimi desteklemeyi ve Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltmayı kurumsal bir ödevden öte milli bir görev olarak gördüklerini belirterek, “Tamamı reçeteli ilaçlardan oluşan portföyümüzde ağrı ve inflamasyondan endokrin ve metabolizmaya, kardiyolojiden MS’e, nöroloji ve psikiyatriden ürolojiye kadar pek çok tedavi alanına yönelik ürünler bulunuyor” dedi. Hülya Yalın, “60’tan fazla marka ve 180’i aşkın üründen oluşan çok geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Toplamda 400’ün üzerinde ruhsatlı ürünümüz bulunuyor. En büyük gurur kaynaklarımızdan biri, birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket konumunda olmamızdır” diye konuştu.
“50’den fazla ülkede bayrağımızı dalgalandırıyoruz”
Sanovel’in 2005 yılında başlayan ihracat yolculuğunu bugün 50 ülkeye taşıdıklarını belirten Yalın; Avrupa Birliği, ABD, Kanada, MENA, Sahra Altı Afrika, Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Bağımsız Devletler Topluluğu bölgelerinde varlıklarını genişletmeye odaklandıklarını kaydetti. İhracatı yaklaşık 4 kat artırdıklarını belirten Yalın, üretim miktarını 60 milyon kutudan 91,5 milyon kutuya çıkardıklarını ve son 5 yılda fabrikalarına 26 milyon dolar tutarında ek yatırım yaptıklarını kaydetti. Avrupa’da EMA ve EU GMP, ABD’de ise US FDA onaylarıyla şirketin üretim süreçlerinin uluslararası standartlara uygunluğunun tescillendiğini belirten Yalın, “Mevcut ve yeni giriş yapmayı planladığımız pazarlarda 200’den fazla ruhsat onayı bekliyoruz. Son 5 yılda değer bazında 10,5 kat, kutu bazında 1,5 kat büyüme gösterdik. Diyabet alanında jenerik firmalar arasında lider konumdayız. Kardiyoloji alanında jenerik firmalar arasında 2. sırada, merkezi sinir sistemi alanında ise total pazarda ikinci sıradayız. MS pazarında ise jenerik firmalar arasında 2. sırada, total pazarda ise 3. sırada yer alıyoruz” diye konuştu.
Türk ilaç sektörünün köklü şirketlerinden Sanovel’in CEO’su Hülya Yalın, şirketin sahip olduğu köklü birikim ve üretim gücüyle hâlihazırda önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayarak, uluslararası yatırımcıların sağladığı desteğin bu güçlü yapıyı daha da ileri taşıdığını ifade etti. Yalın, söz konusu yatırımların Sanovel’in küresel ilaç pazarındaki yükselişine ivme kazandırırken, Türkiye’yi daha güçlü bir üretim ve ihracat üssü haline getirme hedeflerine de katkı sağladığını; aynı zamanda ülkeye giren doğrudan yabancı yatırımın, Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltma vizyonunu destekleyen önemli bir unsur olduğunu belirtti.
Ar-Ge ve patentte güçlü konum
Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Yalın, 2025 yılında karbon ayak izinde yüzde 14,3, su ayak izinde ise yüzde 13,9 net azaltım sağladıklarını bildirdi. Toplumsal faydayı önceliklendirdiklerini ifade eden Yalın, Cumhuriyet’in 102. yılında 102 kız öğrenciye profesyonel koçluk desteği sağladıklarını ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarını KAGİDER FEM (Fırsat Eşitliği Modeli) sertifikasıyla tescillediklerini kaydetti. Forbes Türkiye ve Statista iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2026” listesinde yer aldıklarını belirten Yalın, Sanovel’de çalışan deneyimini ve kurum kültürünü güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.
Patent başvurusunda üç firma arasında
Sektörde Ar-Ge’ye en fazla kaynak ayıran şirketlerden biri olduklarını belirten Hülya Yalın, Ar-Ge Merkezi’nde 80 bilim çalışanıyla konvansiyonel ilaçların ötesine geçerek kombinasyon ürünler, yeni üretim teknolojileriyle farklı dozaj şekilleri içeren ürünler ve ODT (ağızda dağılan tablet) projeleri geliştirdiklerini söyledi. Bu projeleri Türkiye, ABD, Kanada ve Avrupa pazarları için “ilk eşdeğer” olma hedefiyle kurguladıklarını belirten Yalın, “Patent başvuru sayısı sıralamalarında Türkiye’de tüm sektörler bazında ilk 3 şirket arasında yer alıyoruz” dedi.
Etki alanımızı 2035’e kadar 2 katına çıkaracağız
Sağlık ekosisteminin ihtiyaçları ve şirketin sürdürülebilir büyüme rotası kapsamında farklı alanlara yöneldiklerini belirten Sanovel CEO’su Hülya Yalın, farklılaşmış, katma değeri yüksek ürünlerle yeni tedavi alanlarına yöneldiklerini dile getirdi. 2035 vizyonu doğrultusunda verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir planla ilerlediklerini belirten Yalın, “Oluşturduğumuz proje takımlarımızdan biri onkoloji alanına odaklandı. Çoğunluğu ithal olan onkoloji ürünlerini Türkiye’de üretmeyi hedefliyoruz. Bu yolla ürünlerin erişilebilirliğini artırmayı, sürdürülebilir sağlığa katkı sunmayı ve ülkenin döviz kaynaklarının korunmasına destek olmayı amaçlıyoruz. Üroloji alanına da giriş yaptıklarını” belirten Yalın, “2035 vizyonumuz kapsamında etki alanımızı 2 katına çıkarmayı, orta vadede Türk ilaç pazarında ilk 10 firma arasında yer almayı ve yurt dışında Sanovel markasını küresel bir dev haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Yüzde 100 yerli sermaye şirketi
KAPASİTE: 200 milyon kutu/yıl
İSTİHDAM: Bin 750 çalışan
MARKA GÜCÜ: +60 marka, +180 ürün
İHRACAT: 50 ülke
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: Karbon ayak izinde %14,3, su ayak izinde %13,9 net azaltım
2035 HEDEFİ: Etki alanında 2 kat artış
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.