İsrail savaş uçakları, İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta saldırı düzenlemişti. Başbakan Binyamin Netanyahu, saldırının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin üste askeri yapılanma peşinde olduğunu iddia ederek buna izin vermeyeceklerine dair bir "mesaj gönderdiklerini" söylemişti.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad El-Şeybani, Ebu Zuhur'da Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma ya da bölgeye Türk askerleri konuşlandırma yönünde herhangi bir niyet olmadığını belirterek saldırıları kınamıştı.
fazla okuBu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ankara yönetimi de iddiaları reddetmişti. Milli Savunma Bakanlığı, saldırı öncesinde veya esnasında atıl durumdaki üste herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıklamıştı. Tel Aviv yönetiminin "pervasız saldırılarıyla" bölgenin huzur ve istikrarını bozmaya çalıştığı bildirilmişti.
Haaretz'in analizine göre Tel Aviv, bu saldırıyla bölgedeki caydırıcılığını pekiştirmek istediğini söylüyor ancak operasyon, ekimde düzenlenecek Meclis seçimine yönelik siyasi hesaplarla ilgili.
Analizde Ankara, Washington ve Şam yönetimlerinin, "İsrail'in güvenlik kaygılarının yaklaşan seçimle ilgili siyasi hesaplamalarla iç içe geçtiğine inandığı" yazılıyor.
Ksenia Svetlova'nın yazısında şu ifadelere yer veriliyor:
İsrail, Suriye'deki gidişatı değiştirmekle gerçekten ilgilenseydi, Amerikan baskısı altında isteksizce görüşmelere girmek yerine, ülkenin yeni hükümetiyle ciddi müzakereler yürütürdü. Ayrıca, Suriye'de aktif rol oynayan diğer Arap devletleriyle ilişkilerini, ülkenin Türkiye'ye tamamen bağımlı hale gelmemesini sağlamak için kullanabilirdi.
Tel Aviv'in bölgedeki diplomatik çabalara aktif şekilde katılmayarak Washington'la ayrıştığına da işaret ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Suriye lideri Ahmed Şara'yla şimdiye dek üç kez yüz yüze görüştü. Trump'ın ayrıca temmuzda Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde Türkiye'ye F-35 satışlarıyla ilgili söz vermesi de İsrail'i öfkelendirmişti.
Netanyahu yönetiminin hem Şara'ya hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı cephe aldığı ifade ediliyor. İsrail yönetiminin diplomasi yerine "en iyi bildiği yolu, askeri güç kullanmayı seçtiği" vurgulanıyor.
Hava operasyonunun ardından Türkiye, ABD ve Suriye'nin İsrail'i kınadığı hatırlatılarak, saldırının "Şam'la Ankara arasındaki yakınlaşmayı" artırabileceğine de işaret ediliyor.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in saldırısından "derin endişe duyduklarını" ifade etmişti.
Türkiye'nin Suriye, Lübnan ve Gazze'de nüfuzunu artırma çabalarının İsrail'i rahatsız ettiği ancak Tel Aviv'in diplomatik süreç başlatmadan bu kaygılarıyla ilgili yapıcı adımlar atamayacağı belirtiliyor.
Independent Türkçe, Haaretz, AA
Hakkında daha ayrıntılı: çeviriORTADOĞUİsrailABDTürkiyeSuriye
DAHA FAZLA HABER OKU
Mazlum Abdi: Şam yönetimiyle entegrasyon süreci tamamlandı
ABD’nin bölgedeki uçak gemisi değişti: USS Abraham Lincoln gitti, USS George Washington geldi
Filistin: Kudüs olmadan ve İsrail işgali sona ermeden kalıcı barış sağlanamaz
ÇEVİRİ Dünya
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.