21 Ağustos 2026, Cuma · 02:55 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Bir yüzü deniz bir yüzü orman: Düzce

İstanbul’dan birkaç saat uzaklaşıp Karadeniz’e doğru yöneldiğinizde manzara hızla değişiyor. Bir tarafta şelaleler, göller ve sık ormanlar, diğer tarafta antik kentler, eski mahalleler ve Karadeniz kıyıları… Düzce, hafta…

Bir yüzü deniz bir yüzü orman: Düzce

İstanbul’dan birkaç saat uzaklaşıp Karadeniz’e doğru yöneldiğinizde manzara hızla değişiyor. Bir tarafta şelaleler, göller ve sık ormanlar, diğer tarafta antik kentler, eski mahalleler ve Karadeniz kıyıları… Düzce, hafta sonuna sığdırılabilecek kadar yakın ama birkaç günde bitirilemeyecek kadar çok şey saklıyor.

21 Ağustos 2026 00:00

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Mustafa YALÇIN
mustafaylc@gmail.com

Düzce denince akla önce ye­şil geliyor. Haksız da sayıl­mazsınız; ormanları, yay­laları, şelaleleri ve gölleriyle şehir gerçekten de yeşilin her tonuna sahip. Ama biraz dolaşınca mese­lenin yalnızca doğadan ibaret ol­madığı anlaşılıyor. Konuralp’te bir antik kentin kalıntıları arasında yürüyebilir, birkaç saat sonra Ak­çakoca’da Karadeniz’e bakabilir, ertesi gün kendinizi 120 metreden dökülen bir şelalenin karşısında bulabilirsiniz.

Düzce’nin geçmişi Antik Çağ’da Trakyalı kavimlerin bölgeye yer­leşmesine kadar uzanıyor. Ardın­dan Pers, Makedonya ve Bithy­nia Krallığı hâkimiyetleri geliyor. Helenistik ve Roma dönemlerin­de ise bölge önemli yerleşim mer­kezlerinden birine dönüşüyor. Bu uzun geçmişin bugün görülebilen en önemli izlerinden biri Konu­ralp’teki Prusias ad Hypium Antik Kenti. Akçakoca’daki Dia-Diapolis yerleşimi de bölgenin geçmişine açılan bir başka pencere.

Ortaçağ’da Doğu Roma ve Ce­nevizlilerin etkisinde kalan bölge, 14. yüzyılın başlarında Akçakoca Bey ve Konuralp Bey’in fetihleriy­le Osmanlı topraklarına katılmış. Bugün Düzce’nin iki önemli nok­tası olan Akçakoca ve Konuralp’in isimleri de buradan geliyor. Düz­ce’nin il olması ise çok daha yakın bir tarihe dayanıyor. 1999 yılın­da Bolu’dan ayrılan Düzce, Türki­ye’nin 81’inci ili olmuştur.

Şelalelerin peşine düşün

Düzce’de otomobille biraz yol yaptığınızda karşınıza mutlaka su çıkıyor. Kimi zaman bir göl, ki­mi zaman bir dere, çoğu zaman da bir şelale… Kent merkezine yakın Samandere Şelalesi Tabiat Anıtı, bunların en bilinenlerinden. Çav­lanı, çağlayanı ve “Cadı kazanı” adı verilen ilginç jeolojik oluşumları burayı klasik bir şelale manzara­sının ötesine taşıyor. Gölyaka ta­rafında ise Güzeldere Şelalesi ve Tabiat Parkı var. Yaklaşık 120 met­reden dökülen su, dev kayın ve gür­gen ağaçlarının arasında oldukça etkileyici bir görüntü oluşturu­yor. Bölgede yürüyüş parkurları ve kamp alanları da bulunuyor.

Düzce merkeze yaklaşık 10 kilo­metre uzaklıktaki Aydınpınar Şe­lalesi, özellikle yürüyüş yapmak is­teyenlerin tercih edebileceği ad­reslerden. Yığılca yönüne devam edildiğinde ise Saklıkent Şelalesi ve Sarıkaya Mağarası çıkıyor kar­şınıza. Buralar Düzce’nin daha sa­kin, daha az bilinen tarafını gör­mek isteyenlere göre.

Kent merkezinden yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Efteni Gölü, Düzce’nin en önemli doğal alanla­rından biri. Sazlıklar, açık su yü­zeyleri, bataklıklar ve çamur düz­lükleri aynı bölgede farklı ekolojik ortamlar yaratıyor.

Burası aynı zamanda göçmen kuşların önemli duraklarından. Leylekler, yaban ördekleri, balık­çıllar ve kuğular gölde görülebilen kuşlardan yalnızca birkaçı. Dola­yısıyla Efteni’ye giderken dürbün ve fotoğraf makinesini otomobilde bırakmamakta fayda var. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, acele etmeden göl çevresinde do­laşmak ve gözünüzü biraz da gök­yüzüne çevirmek.

Düzce gezisinin deniz tarafında adres belli: Akçakoca. İlçenin en önemli tarihî yapılarından Akça­koca Ceneviz Kalesi, Roma ve Do­ğu Roma dönemlerinden bugüne ulaşan yapılardan biri. Yeşillikle­rin arasında, denize hâkim bir nok­tada bulunan kalenin manzarası da en az tarihi kadar dikkat çekici.

Akçakoca’nın geçmişini gör­mek için yalnızca kaleye çıkmak yetmiyor. Yukarı Mahalle, yaklaşık 150-200 yıllık tarihî evleriyle gele­neksel Türk sivil mimarisinin gü­zel örneklerini barındırıyor. Eski evlerin arasındaki sokaklarda do­laşırken ilçenin bugünkü sahil ka­sabası görüntüsünün gerisindeki Akçakoca'yı da görmek mümkün. Akçakoca Merkez Cami ile ah­şap çantı tekniğiyle dikkat çeken Hemşin Köyü Cami de ilçede gö­rülmesi gereken yapılar arasında.

Masaya oturmadan dönmeyin

Gezinin bir yerinde mutlaka acı­kacaksınız. Akçakoca‘nın en bili­nen tatlarından biri mancarlı pide. Odun ateşinde pişiriliyor, fırından çıktıktan sonra üzerine tereyağı sürülüyor ve sıcak servis ediliyor.

Akçakoca melengücceği tatlısı da öne çıkan lezzetlerden biri. Tat­lının ayırt edici malzemesi man­da sütünden elde edilen ve yörede dartı adı verilen kaymak.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa ABD-İran gerilimine NATO da dahil oldu: Gerekeni yaparız Ekonomim · 1 saat önce Borsa Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın trafik kazası geçirdi Ekonomim · 1 saat önce Borsa BİM 21 AĞUSTOS AKTÜEL ÜRÜNLER LİSTESİ: BİM'de bu hafta neler var? Vileda Spino Ultra Temizlik Seti, Kulplu Metal Tepsi, Vakumlu Dikdörtgen Saklama Kabı, Dönen Makyaj Organizeri... CNN Türk Para · 1 saat önce Borsa Galatasaray, Aleksey Batrakov ile 5 yıllık sözleşme imzaladı Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Ruşen Çakır: Galatasaraylı olmak ve maçlara gitmek gibi bir suç işlemişim Ekonomim · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.