Türkiye’nin nüfus büyüklüğü ile birlikte yaş yapısında da dönüşüm gerçekleşiyor. TÜİK’in 2026 ikinci çeyrek verilerine göre, çocuk nüfusun toplam içindeki oranı hızla gerilemeye devam ederken, yaşlı neredeyse rekora ulaşarak yüzde 11’i geçti. Ortanca yaş 34,9 yaş olurken, nüfus piramidinin tabanı daraldı, üst kısımları da genişledi.
Ali Yıldırım21 Ağustos 2026 00:00
21 Ağustos 2026 00:05
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Türkiye uzun yıllar boyunca Avrupa’nın aksine genç nüfus yoğunluğuyla övünen bir ülke konumundaydı. Bu ülkeyi hem ekonomik olarak hem de sosyal avantaj olarak öne çıkarıyordu. Genişleyen çalışma çağındaki nüfusla birlikte artan iş gücü potansiyeli de ülke için itici güç oldu. Özellikle genç tüketici kitlesi ekonomik büyüme hikayesinde de kendine yer edindi.
Fakat yaşanan ekonomik sorunlar genç nüfusu tüketerek büyümeye doğru itti. Bununla birlikte son yıllara yaşanan nüfus sorunu kendini gittikçe hissettirmeye başladı. Doğum hızında yaşanan gerileme, yaşam süresinin uzaması deyim yerindeyse nüfus yaş kompozisyonunu değiştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri de bu görünümü destekledi.
Hatta rakamlar bunun geçici bir eğilim olmadığını da ortaya koydu. Nüfus piramidinin tabanı daralırken üst bölümleri genişlemeye başladı. Çocukların toplam nüfus içerisindeki ağırlığı azalırken, yaşlıların payı da yükseldi. TÜİK’in dün paylaştığı 2026 ikinci çeyrek verilerine göre, 0-14 yaş grubundaki çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 20,4 seviyesine geriledi. Bu oran 2000’li yılların başında yüzde 30’a yakın bir seviyedeydi. Doğurganlık hızı da nüfusun kendini yenilemesi için kabul edilen 2,1 seviyesinin altına indi. Bu düşüş uzun sürede ekonomik anlamda birçok alanda kendini göstermesi bekleniyor.
Yaşlı nüfus yüzde 11’i aştı
Verilerdeki en dikkat çeken göstergelerden biri de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı. Yaşlı nüfusun oranı yüzde 11,1’e yükselerek neredeyse tarihi zirveye ulaştı. Bu tabloda Türkiye, yaşlı nüfuslu ülkeler grubuna geçti. Yaşlı nüfusun toplam nüfus sistemi içindeki ağırlığının artması sağlıktan, emeklilik politikasına kadar ilerleyen dönemde ekonomik baskıyı artıracağını da ortaya koydu. Çalışma çağındaki nüfusun hâlâ yüksek olması önemli bir avantaj fakat bu verilere göre, kalıcı değil.
Ortanca yaş 26 yılda 10,1 yaş arttı
Türkiye’de ortanca yaş 34,9’a oldu. Kadınlarda ortanca yaş 35,7 erkeklerde de 34,2 olarak kaydedildi. Ortanca yaştaki yükseliş, Türkiye’nin demografik yapısının geçmişe kıyasla önemli ölçüde değiştiğini de gösterdi. Yine TÜİK verilerine göre, 2000 yılında Türkiye’de ortanca yaş 24,8 olarak kayıtlara geçmişti. Erkeklerde bu 24,4 yaş iken 26 yıl önce kadınların ortanca yaşı 25,3 olarak hesaplanmıştı. Öte yandan verilere göre, erkek ve kadın nüfusu hemen hemen 59 yaşına kadar aynı seviyede gerçekleşiyor. Asıl ayrışma 60 yaş itibarıyla başlıyor.
Buradan itibaren kadın nüfusu erkek nüfusunu geçmeye başlıyor. 65- 69 yaş aralığında erkek nüfusu 2026’nın ikinci çeyreğinde 1,6 milyon seviyesinde olurken kadınlarda bu ortalama 1,7 milyon kişinin üzerine çıkıyor. 75-79 yaş seviyesinde erkek nüfusu 1 milyonun altına düşerek 755 bin kişi seviyesinde kalıyor. Fakat kadınlar 1 milyon kişinin üzerinde seyrediyor. 90 üstünde ise erkek nüfusu 77 bin kişi iken kadın nüfusu 180 bine yakın bir seviyeyi görüyor.
Çalışma çağında 59,1 milyon kişi var
Çalışma nüfusunun toplam nüfus arasındaki payı da dikkat çeken verilerden. 15- 64 yaş grubunun toplam nüfus içerisindeki payı yüzde 68,5 ile hemen hemen 59,1 milyon kişi. 2000 yılında bu 67,8 milyon olan ülke nüfusu içinde 43,7 milyon kişi idi. Burada yaşlı bağımlılık oranı gittikçe yükseliyor. Çalışma çağındaki her 100 kişiye düşen 65 yaş üzerindeki kişi sayısı yüzde 16,2’ye ulaştı. Genç nüfusun azalması, özellikle genç iş gücünün yoğun olarak kullanıldığı sektörlerde uzun vadede arz sorunlarını gündeme getirebileceği de tartışmalar arasında.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.