YAYINLAMA 20 Ağustos 2026 08:58
GÜNCELLEME 20 Ağustos 2026 09:05
Dr. Nuri Sevgen, dünya genelinde tahvil piyasalarında yaşanan hareketliliğin temelinde derin bir belirsizlik yattığını ifade etti. Özellikle 30 yıllık tahvillerdeki rekor seviyelerin, küresel piyasaların gelecek üç on yılı öngöremediği anlamını taşıdığını belirten Dr. Sevgen, tahvile olan talebin azalmasının doğrudan ilgili para birimine olan ihtiyacın düşmesiyle bağlantılı olduğunu söyledi. Parayı yaratmak için tahvil ihracının şart olduğunu hatırlatan Dr. Sevgen, mevcut satış baskısının sistemin işleyişini zorlaştırdığına dikkat çekti.
Güven kaybı uzun vadeli tahvil yatırımcısını uzaklaştırıyor
Tarihsel sürece değinen Dr. Sevgen, Bretton Woods sonrasında doların petrol ticareti üzerinden tahkim edildiği sistemin artık sorgulandığını kaydetti. 1970'lerdeki petrol krizinden sonra Arap ülkelerinin petrolü dolarla satıp karşılığında tahvil alması üzerine kurulu sistemin, son dönemdeki jeopolitik gelişmelerle sekteye uğradığını belirten Dr. Sevgen, artık ülkelerin bu ‘kağıt bazlı’ döngüden çıkış yolları aradığını ifade etti. Dr. Sevgen, özellikle güven ortamının bozulmasıyla birlikte uzun vadeli tahvil almanın yatırımcılar için zorlaştığını dile getirdi.
Küresel rezervlerdeki erime ve borç yükü
40 trilyon dolar borcu olan ve yıllık faiz ödemesi 1,5 trilyon dolara ulaşan bir yapıdan bahsedildiğini vurgulayan Dr. Sevgen, ABD dolarının dünyadaki kullanım oranının %70’lerden %50 seviyelerine gerilediğini söyledi. Rusya’nın mal varlıklarına el konulması gibi hamlelerin dolar talebini daha da azalttığını belirten Dr. Sevgen, Çin ve Rusya gibi devlerin tahvillerini elden çıkardığını, piyasada alıcı olarak neredeyse sadece Japonya’nın kaldığını aktardı.
Faiz yükselişinin nedeni: Piyasa baskısı
Tahvil faizlerindeki yükselişin mekanizmasını açıklayan Dr. Sevgen, bu artışın temel nedeninin piyasadaki satış baskısı olduğunu belirtti. Tahvil satıldığında değerinin düştüğünü ve bunun da otomatik olarak gelecekteki faizi yukarı çektiğini ifade eden Dr. Sevgen, yatırımcıların tahvilden kaçtığı bir ortamda faiz artırımlarının tek başına çözüm olmayacağını savundu. Dr. Sevgen, piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı huzursuz bir süreçten geçildiğini ve tarihsel olarak tahvil piyasalarının bu tip mücadeleleri kazanma eğiliminde olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.