YAYINLAMA 18 Ağustos 2026 08:58
GÜNCELLEME 18 Ağustos 2026 09:29
Küresel piyasalardaki enflasyon riskinin sürdüğünü belirten Doç. Dr. Bektaş, enerji fiyatlarındaki volatilitenin ve arz şoklarının ikincil etkilerinin piyasalara yansıdığını söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin nakliye ve tarım üzerinden doğrudan market raflarına etki ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Bektaş, küresel iklim değişikliğinin gıda fiyatları üzerindeki baskısı nedeniyle düşük büyüme ve yüksek enflasyon döneminin bir süre daha devam edebileceği uyarısında bulundu.
TCMB ve faiz politikası
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon tahminlerini değerlendiren Doç. Dr. Bektaş, bankanın %24 olan yılsonu hedefini korumasına rağmen tahminini %28'e çekmesinin, beklentilerin üzerinde bir enflasyon seyrine işaret ettiğini söyledi. Politika faizi %37 seviyesindeyken fiili fonlama maliyetinin %40 olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Bektaş, faiz indirimi için alanın kısıtlı olduğunu ve olası bir gevşemenin öncelikle fonlama maliyetinin politika faizine yaklaştırılmasıyla başlayabileceğini belirtti.
Hanehalkı borçluluğu: Norveç ve Meksika örneği
Borçluluk oranları üzerinden ülkeler arası bir kıyaslama yapan Doç. Dr. Bektaş, Norveç'te hanehalkı borçluluk oranının gelire göre %221, Meksika'da ise %25 seviyelerinde olduğunu paylaştı. Düşük oranların her zaman iyi bir tabloyu yansıtmadığını belirten Doç. Dr. Bektaş, Meksika'daki durumun krediye erişim sorunundan kaynaklandığını; Norveç'teki yüksek borçluluğun ise uzun vadeli ve düşük maliyetli konut kredilerinden oluştuğunu ifade etti.
Turizmde rekabet gücü ve fiyat dezavantajı
Türkiye'nin turizm gelirlerinin ikinci çeyrekte %2,6 azaldığına dikkat çeken Doç. Dr. Bektaş, Türkiye'nin ‘ucuz tatil ülkesi’ avantajını kaybettiğini vurguladı. Big Mac Endeksi üzerinden bir örnek veren Doç. Dr. Bektaş, ABD'de 6,22 dolar olan bir hamburgerin Türkiye'de 6,99 dolara denk geldiğini, reel efektif döviz kuruna göre TL'nin değerli kalmasının turistler için Türkiye'yi rakip ülkelere göre pahalı hale getirdiğini belirtti.
Sanayi ve yapay zeka treni
Türk sanayisinin 1800 farklı ürün ve 100'den fazla pazarla güçlü bir kapasiteye sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Bektaş, ancak bu yapının yapay zeka ve veri teknolojileriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi. İşletmelerin sadece %7,5'inin yapay zeka kullandığını ifade eden Doç. Dr. Bektaş, bu durumun en büyük nedenlerinin uzman personel eksikliği ve yüksek maliyetler olduğunu kaydetti. Finansmana erişim sorunu çözülmezse, sanayideki bu güçlü yapının küresel rekabette geride kalabileceği uyarısında bulundu.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.