18 Ağustos 2026, Salı · 10:46 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Trump’tan Mekke İttifakı’na destek: Bölgesel dengeler değişiyor mu?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşması, Ortadoğu’da güvenlik dengelerini yeniden şekillendirecek yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. “Mekke Paktı” olarak anılan anlaşmanın İra…

YAYINLAMA 18 Ağustos 2026 09:19

GÜNCELLEME 18 Ağustos 2026 09:24

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 7 Ağustos’ta Mekke'de imzaladığı ortak savunma anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

"Mekke İttifakı" ya da "Mekke Paktı" olarak adlandırılan oluşum açıklanmasının üzerinden geçen yaklaşık on gün içinde bölgesel güvenlik tartışmalarında önemli bir yere oturmuş durumda.

ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmadan memnun olduğunu açıklamasından sonra anlaşma ABD'nin bölgedeki rolü açısından tartışılıyor.

Anlaşmanın en dikkat çekici hükmü, üç ülkeden birine yönelik saldırının üçüne yönelik saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor. Bu yönüyle düzenleme, NATO'nun ünlü 5'inci maddesini, yani kolektif savunma ilkesini hatırlatıyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamasına göre anlaşmanın müzakereleri yaklaşık üç yıldır devam ediyordu. Ancak anlaşmanın hukuki niteliğinden ortak savunma hükmünün nasıl işletileceğine, hedefinden yeni üyelerinin kim olacağına ve Pakistan'ın nükleer caydırıcılığının kapsamına kadar pek çok soru yanıt bekliyor.

Merak edilen bir diğer soru da bölgede İran'la gerilim yaşayan ABD'nin bu anlaşmaya nasıl baktığıydı. Trump'ın mesajı, Washington'ın yaklaşımına ilişkin önemli bir işaret olarak yorumlandı. Ancak Trump'ın bu yaklaşımı da bölgesel dengeler açısından bunun ne alama geldiği sorusunu gündeme getirdi.

"Mekke İttifakı ABD'ye alternatif mi tamamlayıcı mı?"

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformundan bir mesaj paylaşarak "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın yakın zamanda ve nihayet Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladığını görmekten çok mutluyum" diye yazdı.

DW Türkçe'den Gülsen Solaker'e konuşan dış politika analisti Soli Özel'e göre anlaşmada ABD'yi rahatsız edecek bir unsur bulunmuyor. Körfez'de ABD'ye tamamen yaslanmayacak yeni bir güvenlik düzeninin kurulması yönündeki arayışın son dönemde güçlendiğini söyleyen Özel, Mekke İttifakı'nın da bu arayışın adımlarından biri olduğunu düşünüyor.

Burada belirleyici gelişmenin ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş olduğunu söyleyen Özel, bu savaşın bölgesel güvenlik hesaplarını değiştirdiğini ve ABD'ye duyulan güvenin sorgulanmasına yol açtığını belirtiyor:

"Trump'ın yazdığının arka planını okumamız gerekirse temelde bütün bu adımlar ABD nedeniyle savaştan güçlü çıktığı düşünülen İran'a yönelik bir dengeleme ve kuşatma hamlesi."

Bu nedenle Özel, Mekke Anlaşması'nı ABD'nin yerine geçecek bir güvenlik sistemi olarak değerlendirmek yerine, Washington'ın güvenlik mimarisine eklenen yeni bir bölgesel katman olarak okumanın daha doğru olabileceğini düşünüyor.

"Asıl hedef İsrail değil, İran mı?"

Mekke İttifakı'nın duyurulmasının ardından İsrail'e karşı yeni bir bölgesel güvenlik ekseni oluşturulduğu yorumları yapılmıştı. Ancak Özel, anlaşmanın temel motivasyonunu İsrail'den çok İran'ı dengeleme arayışı olarak görüyor.

Özel'e göre ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın bölgesel güvenlik dengeleri açısından yarattığı sonuçlar, Körfez ülkelerini ABD'ye tamamen yaslanmayacak yeni bir güvenlik düzeni arayışına itmiş durumda ve bu nedenle Mekke Anlaşması tek başına ortaya çıkmış bir gelişme değil.

Özel, bu İttifak’ın öncesinde Hindistan, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki kurulan yakın ilişkiler ile Kıbrıs ve Yunanistan'a uzanan hatta bu yeni mimarinin diğer parçaları olarak işaret ediyor.

Özel, bu tabloyu Ortadoğu'nun güvenlik coğrafyasının da genişlediğinin bir göstergesi olarak yorumluyor.

Üç ittifak ülkesinin de İran'ın çevresinde yer aldığına dikkat çeken Özel, bunun İran'a doğrudan askerî müdahale anlamına gelmediğini, Türkiye'nin veya Pakistan'ın İran'la savaşmak isteyeceğini düşünmediğini ama anlaşmanın daha çok Tahran'a “sınırlarınızı bilin, eskisi gibi her tarafa el kol uzatmayın” mesajı verme amacını taşıdığını söylüyor.

"Anlaşmanın hukuki niteliği ne?"

İttifak ile ilgili en önemli belirsizliklerden birisi üç liderin imzaladığı metnin hukuki niteliği.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükelçi Namık Tan, X hesabından yaptığı paylaşımda kamuoyuna yansıyan metnin bir "ortak açıklama" niteliğinde olduğunu belirterek eğer ortada taraflara karşılıklı savunma yükümlülüğü doğuran bir uluslararası anlaşma bulunuyorsa bunun kapsamı, yürürlük koşulları ve taraflara yüklediği sorumlulukların açık biçimde ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti.

Tan, düzenlemenin TBMM'ye sunulup sunulmayacağı, sunulacaksa hangi kapsamda ve ne zaman parlamenter denetime açılacağı hususlarının açıklığa kavuşturulmasını da istedi.

Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte 7 Ağustos'ta açıklanan ortak metinden başka bir anlaşma metni bulunmadığını belirtmişti.

Alman Politika ve Bilim Vakfı (SWP) Araştırmacısı Nebahat Tanrıverdi Yaşar, DW Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede Pakistan Büyükelçisi'nin açıklamasının yanı sıra Mısır'ın olası katılımına ilişkin olarak Kahire'den gelen "ayrıntılar üzerindeki görüşmeler sürüyor" mesajına dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:

"Bu iki açıklama birlikte okunduğunda ‘Tam metin neden gizleniyor?’ sorusundan önce ‘Tarafların üzerinde uzlaştığı, tamamlanmış bir savunma paktı metni gerçekten var mı?’ sorusunu sormamız gerekir. Bu da akla, henüz üzerinde uzlaşılmış bir savunma paktı metni olmadığı, kapsamından teknik meselelere kadar hususların müzakere edilmeye devam ettiği olasılığını getirmekte."

Özel de ortada kamuoyunun görebildiği tam bir anlaşma metninin henüz bulunmadığına ve bu nedenle bazı detayları yorumlamak için erken olabileceğine işaret ediyor. Özel'e göre bu oluşum hiçbir yere gitmeyebileceği gibi tam tersine zaman içinde somut bir güvenlik mekanizmasına da dönüşebilir.

"Ortak savunma hükmü nasıl işletilecek?"

Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine yönelik saldırı kabul edilmesi.

İlk bakışta bu ifade güçlü bir kolektif savunma taahhüdü anlamına geliyor.

Ancak uygulamada hangi saldırının bu kapsamda değerlendirileceği belirsiz.

Tanrıverdi, ortak savunma ilkesinin kendisinde büyük bir belirsizlik bulunmadığını, saldırıya uğrayan ülkenin yardım isteyeceğini ve diğer tarafların da verecekleri desteğin biçimini kendilerinin belirleyeceğini söyleyerek "Bu, otomatik savaşa girme yükümlülüğü değil, bilinçli bir esneklik" diyor. Tanrıverdi’ye göre asıl belirsizlik, bu taahhüdü uygulanabilir kılacak hukuki ve kurumsal çerçevede.

Paktın coğrafi kapsamı, danışma ve karar alma usulü, ortak savunma planlaması, mevcut ittifaklarla ilişkisi, genişleme koşulları, yürürlük ve çekilme hükümleri henüz bilinmediğini hatırlatan Tanrıverdi, bununla birlikte NATO’nun bugünkü askerî entegrasyonunun da 1949 tarihli kurucu anlaşma ile bir anda kurulmadığını vurguluyor.

Bu noktada "Drone saldırısı ortak savunmayı tetikleyecek mi? Saldırıyı bir devlet değil de bir vekil güç gerçekleştirirse sorumluluk nasıl belirlenecek? Bir ülkenin kritik altyapısına yönelik saldırı da 'silahlı saldırı' kapsamında değerlendirilecek mi?" gibi çok sayıda soru bulunuyor.

Bir saldırı gerçekleştiğinde diğer iki ülkenin yükümlülüğünün ne olacağı da bir başka soru işareti.

Soli Özel'e göre burada NATO'nun 5'inci maddesiyle yapılan karşılaştırmanın sınırları ortaya çıkıyor. Özel, Mekke Paktı'nda "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" anlayışının bulunduğunu ancak bunun ardından saldırıya uğrayan ülkeye karşı hangi somut yükümlülüğün üstlenileceğinin açıklanmadığını belirtiyor.

Özel, anlaşmanın Türkiye'yi Keşmir'de Pakistan adına savaşmaya veya Yemen'deki bir Suudi operasyonuna doğrudan katılmaya götüreceği görüşünde değil ve anlaşmanın açıklanmasının hemen ardından Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a füze saldırıları bunun önemli bir örneği.

Özel, eğer ortak savunma maddesi otomatik askerî müdahale anlamına gelseydi, bu saldırının ardından Türkiye ve Pakistan'ın nasıl bir karşılık vereceği sorusunun gündeme gelmesi gerektiğini ancak böyle bir gelişme yaşanmadığını hatırlatıyor.

"Belirsizlikler bilinçli mi?"

Anlaşmanın metninin kamuoyuna açıklanmaması ya da pek çok detayın hala tartışılması ülkelerin bilinçli bir tercihi olabileceği de pek çok yorumcunun dikkat çektiği bir husus.

Tanrıverdi, Mekke Paktı’nın imzalanmasından yalnızca günler sonra NATO düzeyinde ayrıntılı bir askerî ve lojistik sistem beklemenin gerçekçi olmayacağını söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Asıl bakılması gereken, tarafların bu teknik altyapıyı inşa etmeye başlayıp başlamadığıdır. Ortak eğitim, istihbarat paylaşımı, lojistik, tehdit değerlendirmesi, birlikte çalışabilirlik, kara-deniz-hava-siber tatbikatları ve savunma sanayii koordinasyonuna ilişkin açıklamalar, bu yöndeki çalışmaların başladığını gösteriyor. Ancak bunların hangi ek anlaşmalarla düzenleneceği, ortak standartların nasıl oluşturulacağı ve ne ölçüde bağlayıcı olacağı henüz belli değil."

Ülkeler bu tür ortaklıklarda zaman zaman teknik nedenlerle olduğu kadar siyasi nedenlerle de anlaşmaların tüm boyutlarını açıklamayabiliyor.

Soli Özel de anlaşmanın mevcut görüntüsünü "muallak bırakılmış", caydırıcılık mesajı vermeyi amaçlayan bir yapı olarak değerlendiriyor. Özel'e göre önümüzdeki dönemde "Bundan sonra ne olacak?" sorusu anlaşmanın kendisi kadar önemli hale gelecek.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Altın fiyatları güne düşüşle başladı TRT Haber Ekonomi · 1 saat önce Borsa Trump: İran’la Mutabakatı Uzatmak İstemiyoruz Paranın Yönü · 1 saat önce Makroekonomi Trump: Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan etme fikri hoşuma gidiyor Independent Türkçe · 1 saat önce Borsa Otomobil savaşında geri adım: Trump yüzde 25 tarifeyi düşürmeye hazırlanıyor Dünya Gazetesi · 2 saat önce Borsa Bakır piyasası karıştı: Fiyat farkı sert açıldı Dünya Gazetesi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.