YAYINLAMA 17 Ağustos 2026 15:37
GÜNCELLEME 17 Ağustos 2026 15:51
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları ile İran’ın Körfez’deki ABD askeri üslerine misilleme yapmasının ardından Orta Doğu havacılık sektörü tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşıyor.
Middle East Eye'ın haberine göre bölge hava sahasının kapanması, havalimanlarının hedef alınması ve fırlayan jet yakıtı fiyatları nedeniyle küresel havayolu devleri operasyonlarını askıya aldı.
Çatışmaların hafiflemesiyle bir hafta sonra kademeli olarak açılan hava sahalarında aksamalar halen devam ediyor.
Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) yayımladığı son bültende, havayolu şirketlerine 31 Ağustos 2026 tarihine kadar Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE ve Umman Körfezi’nin bir bölümünü kapsayan hava sahalarından uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.
11,5 milyar dolarlık dev zarar tablosu
Savaşın bölgesel havacılık üzerindeki uzun vadeli etkileri düşen yolcu ve kargo talebi, azalan özel jet trafiği ve küresel ölçekte fırlayan jet yakıtı fiyatlarıyla kendisini hissettiriyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) Haziran ayı öngörülerine göre, Orta Doğu merkezli havayolu şirketlerinin 2025 yılında elde ettiği 7,2 milyar dolarlık net kar, 2026 yılında 4,3 milyar dolarlık dev bir net zarara dönüşecek.
Emirates, Etihad ve Qatar Airways gibi bölgenin dev taşıyıcıları operasyonlarına yeniden başlasa da henüz tam kapasiteye ulaşamadı. Financial Times’a konuşan Emirates CEO’su Tim Clark, uçaklarının kapasitenin yalnızca dörtte üçü oranında hizmet verebildiğini aktardı.
Batılı devler bölgeden çekildi: Yolcular bilet bulamıyor
Bölgesel taşıyıcıların aksine Avrupalı ve Asyalı havayollarının bölgeye yönelik uçuşları neredeyse tamamen durmuş durumda.
Air France Ağustos sonu, Lufthansa ise Eylül ayında uçuşlara yeniden başlamayı planlarken British Airways, Cathay Pacific ve Singapore Airlines gözünü Ekim ayı sonuna dikti.
Air Canada ise Ocak 2027 ortasından önce bölgeye dönmeyi planlamıyor. Birçok küresel şirket ise henüz bir tarih dahi açıklayamadı.
Bu durum yolcular için seçenekleri aşırı derecede kısıtlıyor. Örneğin, Eylül ayında BAE ile Londra arasında bir haftalık gidiş-dönüş uçuşu yapmak isteyen seyahat severler için tek seçenek Dubai’den Emirates, Abu Dabi’den Etihad veya Şarika’dan Air Arabia uçuşları oluyor. Aynı tarihlerde Doha ile Tokyo arasında seyahat etmek isteyen bir yolcu ise yalnızca Qatar Airways’e mahkûm kalıyor.
Aktarma merkezi tehdit altında
Körfez ülkeleri tüm uçuş trafiğini tek bir ana merkezde toplayan ve buradan dünyaya dağıtan "aktarma merkezi" (hub-and-spoke) modeliyle çalışıyor.
Yolcular ana merkezden aktarma yaparak doğrudan uçuşu bulunmayan hatlara ulaşabiliyor ya da daha uygun fiyatlı bilet imkanı bulabiliyor.
Avrupa ile Asya arasındaki stratejik köprü konumuna dayanan bu model, savaş nedeniyle çökme riskiyle karşı karşıya.
Emirates’ten radikal adım
Çatışmaların yeniden başlama ihtimali nedeniyle Dubai aktarmalı uçmak istemeyen müşterileri geri kazanmaya çalışan Emirates, ezber bozan yenilikçi adımlar atıyor.
Oksijen'in aktardığına göre şirket, çatışma kaynaklı iptallerde dahi tam teminat sağlayan eşi benzeri görülmemiş bir seyahat sigortası poliçesini devreye soktu.
Şimdiye kadar hemen hemen tüm seyahat sigortaları savaş durumundaki aksamaları kapsam dışı bırakıyor ve zararı yolculara yüklüyordu. Emirates CEO’su Tim Clark, sundukları yeni garantiyle yolcuları mağdur etmeyeceklerini belirterek, "Gerekirse kendi uçağımızla gerekirse başka havayoluyla sizi evinize geri getireceğimizi taahhüt ediyoruz" dedi.
Ayrıca Dubai yönetimi turizmi canlandırmak amacıyla BAE vatandaşları tarafından davet edilen ziyaretçilere ücretsiz paketler sunarken, uzun aktarmalı uçuşlar için de ücretsiz otel konaklama imkanı tanıyor.
Kargo sektörü ne durumda?
Bölgedeki kriz kargo taşımacılığını da derinden etkiledi. Küresel hava kargo talebi %8,5 büyürken, Orta Doğu’daki kargo talebi %5,6 ile bu oranın gerisinde kaldı.
Verilere göre Avrupa ile Orta Doğu arasındaki hava kargo trafiği geçen yıla göre %41,1 azaldı. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği aksamalarının hızlı alternatiflere olan talebi artırdığını belirten Kapadia, bu durumun bölgesel kargo havayolları için doğrudan bir kazanca dönüşmediğini ifade etti.
Özel jet sektöründe de benzer bir tablo hakim. WINGX Havacılık Analisti Nick Koscinski, Körfez ülkelerinden çıkışlı özel jet trafiğinin savaşın başından bu yana %46,5 oranında azaldığını açıkladı. Bölgeden Avrupa’ya yapılan özel jet uçuşları ise %41 oranında geriledi.
Yakıt fiyatları en büyük problem
Gelişmelerin ardından jet yakıtı fiyatları Haziran ayında %20 gerilemiş olsa da geçen yılın aynı dönemine kıyasla %45,8 daha yüksek seyrediyor. IATA, 2026 yılı ortalama jet yakıtı fiyatlarının 2025 seviyelerinin %70 üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor.
Maliyet artışları küresel çaptaki düşük maliyetli havayolu şirketlerini (LCC) vurmuş durumda. ABD merkezli Spirit Airlines 2 Mayıs 2026 tarihinde operasyonlarını tamamen durdururken, Air Baltic ve Wizz Air gibi şirketler artan iflas riski nedeniyle operasyonlarını yeniden yapılandırmaya gidiyor.
Tüm bu kriz ortamında istisnai bir başarı yakalayan tek şirket ise İsrail’in bayrak taşıyıcısı El Al oldu.
Uluslararası şirketlerin İsrail uçuşlarını askıya almasıyla pazarda neredeyse tekel konumuna geçen El Al, karını geçen yıla göre iki katından fazla artırarak rekor kırdı. Yolcular ise fahiş bilet fiyatlarından şikayet etmeye devam ediyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.