Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 321 kilometrelik kıyı şeridine sahip Mersin’in deniz çöpü sorununda yalnızca kendi sınırları içerisindeki kaynaklara odaklanmanın yeterli olmadığını belirterek, Seyhan ve Ceyhan havzalarının da birlikte ele alınmasını önerdi.
14 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 2025-2029 Mersin İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’nda belirlenen çalışmaların kararlılıkla uygulanmasını isterken, Adana Havzası’ndan taşınan kirliliğin de havza ölçeğinde kontrol altına alınması çağrısında bulundu. Özdemir, Mersin’in kendi kaynaklı kirliliğinin yanı sıra çevre havzalardan taşınan atıkların da dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, çözümün havza ölçeğinde ele alınmasını istedi.
Özdemir, Mersin’in akarsular, drenaj kanalları ve denizel akıntılar aracılığıyla geniş bir havzanın kirlilik yükünü taşıdığını belirterek, özellikle Seyhan ve Ceyhan havzalarının Mersin Körfezi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kıyılara ulaşan atıkların deniz ekosisteminin yanı sıra balıkçılık, turizm, kıyı yaşamı ve halk sağlığı üzerinde de baskı oluşturduğuna dikkat çeken Özdemir, Mersin Körfezi’nin temiz tutulmasının kentin gelecekteki ekonomik potansiyeli açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Seyhan Havzası’ndan gelen kirlilik kritik
Ö. Abdullah Özdemir, 2025- 2029 yıllarını kapsayan Adana İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’nda da drenaj kanallarının yerleşimlerden ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan atıkları taşıdığına dikkat çekildiğini belirtti.
Bu atıkların ana drenaj kanalı ve Seyhan Nehri aracılığıyla denize ulaşmasının Mersin Körfezi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Seyhan bölgesindeki plastik geri dönüşüm tesislerinin oluşturabileceği mikroplastik riskine dikkat çeken Özdemir, yeterli arıtma ve filtrasyon yapılmaması halinde küçük plastik parçalarının atıksularla çevreye taşınabileceğini ifade etti.
Mikroplastiklerin deniz ekosistemi açısından önemli bir tehdit olduğunu belirten Özdemir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ODTÜ ve Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmaların ortaya koyduğu sonuçların da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Seyhan ve Ceyhan’a bariyer önerisi
Deniz çöpü sorununun plastik atık boyutunun da ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini belirten Özdemir, Türkiye’nin son 5 yılda yıllık ortalama 700 bin ton plastik atık ithal ettiğine dikkat çekti. Atık ithalatının geri dönüşüm sektöründeki işlenen atık miktarını artırdığını belirten Özdemir, tesislerin arıtma ve filtrasyon altyapılarının bu yükü karşılayabilecek düzeyde olması gerektiğini söyledi.
Mersin kaynaklı kirliliğin de mutlaka kontrol altına alınması gerektiğini belirten Özdemir, Mersin İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’nda 35 dere, nehir ve drenaj kanalının deniz çöpü açısından değerlendirildiğine dikkat çekti. Bu su yollarının önemli bölümünde tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan bitkisel atıklar, pestisit ambalajları, kimyasal girdiler ve yerleşimlerden taşınan çöplerin başlıca kirlilik kaynakları arasında yer aldığını ifade eden Özdemir, tarımsal atıkların toplanması için çiftçilerin kolaylıkla ulaşabileceği alanların oluşturulmasını istedi.
Son olarak Mersin Körfezi’ne taşınan kirliliğin denize ulaşmadan önce tutulması gerektiğini vurgulayan Ö. Abdullah Özdemir, DSİ koordinasyonunda Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin denize ulaştığı noktalara bariyer ve ağ sistemleri kurulmasını önerdi.
Akdeniz’de yürütülen mikroplastik ve plastik atık araştırmalarının Mersin kıyılarını da kapsaması gerektiğini belirten Özdemir, özellikle Taşucu-Mersin hattında kapsamlı bir çalışma yapılmasını istedi. Özdemir, Bakanlığın sürdürdüğü Seyhan Havzası Nehir Havza Yönetim Planı çalışmalarının önemli bir fırsat olduğunu belirterek, Mersin Körfezi’ne taşınan kirliliğin de planlama sürecine dahil edilmesini sözlerine ekledi.
16 kurumun sorumluluğu bulunuyor
Mersin’in 2025-2029 Deniz Çöpleri Eylem Planı kapsamında toplam 16 kurum ve kuruluşun sorumluluğunda çeşitli çalışmalar belirlendiğini hatırlatan Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, bu eylemlerin yalnızca kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini söyledi. Ticari limanlar, marinalar, balıkçı barınakları, sanayi tesisleri, plajlar, oteller ve diğer kıyı tesislerine yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini belirten Özdemir, gemiler ve diğer deniz taşıtlarına yönelik kontrollerin de sıklaştırılması önerisinde bulundu.
Kaynak: DÜNYA - MERSİN
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.