MSCI’ın Kasım 2026’da yapacağı kritik endeks değerlendirmesi öncesinde Sermaye Piyasası Kurulu, piyasalardaki belirsizlikleri azaltmaya yönelik yeni adımlar atıyor. GYF ve GSYF katılma paylarının değerleme yönteminde yapılan son değişikliğin, Türkiye’nin MSCI’daki “gelişmekte olan piyasa” statüsünü koruma sürecine katkı sağlaması bekleniyor.
30 Temmuz 2026 11:58 30 Temmuz 2026 12:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Türkiye sermaye piyasalarında gözler, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI’ın kasım ayında gerçekleştireceği endeks incelemesine çevrildi. MSCI’ın Türkiye piyasasına ilişkin daha önce gündeme getirdiği değerlendirmelerin ardından SPK ve Borsa İstanbul, piyasanın işleyişine yönelik düzenlemelerini sürdürüyor. Son olarak Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF) ile Gayrimenkul Yatırım Fonlarının (GYF) katılma paylarının değerleme esaslarında değişikliğe gidildi.
GYF ve GSYF’lerde değerleme yöntemi değişiyor
SPK’nın düzenlemesine göre GYF ve GSYF katılma payları, yatırım fonlarının portföylerinde borsa fiyatı üzerinden değil, fon kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatı esas alınarak değerlenecek. Yeni yönteme geçişin 31 Temmuz’a kadar tamamlanması öngörülüyor.
Düzenlemenin özellikle fonların değerlemesinde uygulanan yönteme ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldırması bekleniyor. Böylece söz konusu fonların değerlemesinde daha standart bir yapıya geçilmesi hedefleniyor.
“Gri alan ortadan kalktı”
Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, düzenlemeyi değerlendirirken halka açık bu tür fonların net aktif değer üzerinden mi yoksa borsa fiyatıyla mı değerlendirileceği konusunda daha önce belirsizlik bulunduğunu belirtti.
SPK’nın son adımıyla bu alana açıklık getirildiğini ifade eden Sarpyener, bundan sonra benzer yapıların aynı değerleme düzeni içerisinde fiyatlanacağını söyledi.
Sarpyener ayrıca Tera Yatırım bünyesindeki TLY fonunda da düzenleme kapsamına giren fon paylarının düşük oranda bulunduğunu belirterek, gerekli değişikliklerin yatırımcıları olumsuz etkilemeyecek şekilde 31 Temmuz’a kadar tamamlanacağını kaydetti.
MSCI’ın Kasım 2026 incelemesi neden önemli?
Düzenlemenin zamanlamasında MSCI’ın Türkiye piyasasına yönelik değerlendirmesi de dikkat çekiyor. MSCI, haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, Kasım 2026 Endeks İncelemesi’ne kadar Türkiye piyasasında yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmemesi halinde MSCI Türkiye Endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma sürecinin başlatılabileceğini belirtmişti.
Bu nedenle kasım ayında yapılacak değerlendirme, Türkiye sermaye piyasaları açısından kritik önem taşıyor. Türkiye halen MSCI sınıflandırmasında gelişmekte olan piyasalar arasında yer alıyor.
“Sınır piyasası kategorisine düşmek istenmeyen bir durum”
Sarpyener, SPK’nın son düzenlemelerinin MSCI’ın beklentilerinin ardından atılan adımlar kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etti. SPK ile Borsa İstanbul’un gerekli tedbirler üzerinde çalıştığını belirten Sarpyener, Türkiye’nin gelişmekte olan piyasa kategorisinden çıkarılarak “frontier market”, yani sınır piyasası statüsüne düşmesinin yabancı yatırımcı ilgisi açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Türkiye’nin MSCI sınıflandırmasındaki konumu, özellikle uluslararası fonların Türk varlıklarına yaklaşımı açısından önem taşıyor. Bu nedenle önümüzdeki aylarda sermaye piyasalarında yapılacak düzenlemeler kadar MSCI’ın Kasım 2026’da vereceği değerlendirme de yatırımcıların yakın takibinde olacak.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.