Hollanda'nın Amsterdam kentinde Microsoft'un kullanacağı veri merkezinin şantiyesine giren protestocular, vinçlere tırmanıp polisle karşı karşıya geldi. 1 milyar euroyu aşan projede polis 150-200 gözaltı tahmin etti; eylemler Avrupa'ya yayıldı.
07 Kasım 2026 14:59 07 Kasım 2026 15:04 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa'da yapay zekâ altyapısına yönelik milyarlarca euroluk yatırımlar giderek daha güçlü bir toplumsal muhalefetle karşılaşıyor. Hollanda'nın Amsterdam kentinde 6 Kasım Cuma günü Microsoft için inşa edilen veri merkezine giren protestocular polis müdahalesiyle karşılaştı. Olayların ardından çok sayıda kişi gözaltına alınırken, Avrupa genelinde iki gün sürecek protestoların odağında veri merkezlerinin elektrik tüketimi, çevresel etkileri ve yerel halkın yatırım kararlarındaki rolü bulunuyor.
Protestocular şantiyeye girdi, vinçlere tırmandı
Amsterdam'ın Sloterdijk bölgesindeki Westpoort sanayi alanında bulunan şantiyeye giren göstericiler, güvenlik çitlerini aşarak inşaat sahasına ulaştı. Bazı protestocular vinçlere ve yapımı süren binaların çatılarına tırmanırken, bölgede polisle göstericiler arasında arbede yaşandı.
Hollanda polisi, izinsiz giriş şüphesiyle yaklaşık 150 ila 200 kişinin gözaltına alındığını tahmin ettiğini bildirdi. Henüz kesinleşmeyen gözaltı sayısına ilişkin incelemeler sürerken olaylarda bir polis memurunun hafif yaralandığı açıklandı.
Eylemlerde veri merkezlerinin çevresel etkilerine karşı çıkan grupların yanı sıra Microsoft'un İsrail ordusuyla ticari ilişkilerini protesto eden göstericiler de yer aldı.
1 milyar euroluk yatırımın kapasitesi 78 megavat
Protestoların hedefindeki tesis, İngiltere merkezli Pure Data Centres tarafından geliştiriliyor. Microsoft'un kiralayacağı proje, toplam 78 megavat kapasiteye sahip üç veri merkezi binasından oluşuyor. Her biri 85 metre yüksekliğinde planlanan binaların toplam kullanım alanı yaklaşık 95 bin metrekareyi buluyor.
Şirketin açıkladığı yatırım tutarı 1 milyar euronun üzerinde. Pure Data Centres, projenin inşaat aşamasında 1.000'den fazla kişiye istihdam sağlayacağını, tamamlandıktan sonra ise yaklaşık 80 kalıcı nitelikli iş pozisyonu oluşturacağını öngörüyor.
Bu büyüklükteki tesisler, yapay zekâ uygulamalarının çalıştırılması ve bulut bilişim hizmetlerinin genişletilmesi için gerekli işlem kapasitesini sağlıyor. Ancak yüksek elektrik talebi, şebeke bağlantıları ve altyapı maliyetleri nedeniyle yatırımlar giderek daha fazla incelemeye tabi tutuluyor.
Avrupa'da veri merkezi protestoları yayılıyor
Amsterdam'daki eylem, 6-7 Kasım tarihlerinde Avrupa genelinde düzenlenen protestoların en sert örneklerinden biri oldu. Stop Dirty Data Centres adı altında birleşen sivil toplum kuruluşları, büyük ölçekli veri merkezi projelerinin çevresel ve toplumsal etkileri değerlendirilene kadar yeni inşaatların geçici olarak durdurulmasını talep ediyor.
Almanya ve Polonya'da da protestolar düzenlenirken İrlanda, Danimarka, İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinde benzer eylemler planlandı. Göstericiler, veri merkezlerinin elektrik şebekeleri ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği baskıya, arazi kullanımına ve yerel halkın karar süreçlerinden dışlanmasına dikkat çekiyor.
Microsoft, barışçıl protesto hakkına saygı duyduğunu ancak yasa dışı faaliyetleri veya insanların güvenliğini tehlikeye atan eylemleri kabul etmediğini bildirdi. Pure Data Centres da göstericilere güvenli şekilde bölgeden ayrılma çağrısı yaparak görüşmeye açık olduğunu belirtti.
Avrupa'da 5,6 trilyon dolarlık yatırım beklentisi
Protestolar, Avrupa'nın yapay zekâ altyapısında ABD ve Çin ile rekabet etmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleşti. PwC'nin Eylül 2026'da yayımladığı Küresel Veri Merkezi Görünümü raporuna göre 2026-2050 döneminde dünya genelinde veri merkezlerine yönelik toplam sermaye harcamasının 31,6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Bu tutarın 5,6 trilyon dolarlık bölümünün Avrupa'ya yönelmesi öngörülüyor. Tahmin, yalnızca yeni tesis inşaatlarını değil, sunucu ve işlemci gibi teknolojik donanımların yenilenmesini de kapsıyor. Dolayısıyla söz konusu rakam kesinleşmiş yatırım taahhütlerini değil, uzun vadeli harcama beklentisini gösteriyor.
Avrupa'daki yatırımların önündeki başlıca engeller arasında elektrik şebekesinin kapasitesi, izin süreçleri ve ülkeler arasındaki düzenleme farklılıkları bulunuyor. Yerel protestoların genişlemesiyle birlikte teknoloji şirketleri açısından yalnız finansman bulmak değil, inşaatları zamanında başlatmak ve gerekli toplumsal kabulü sağlamak da giderek daha önemli hale geliyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Avrupa teknoloji
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.