ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, İran'la ateşkes ve nükleer müzakereler için iki haftadır Katar ile Pakistan üzerinden görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Taraflar teknik toplantıyı değerlendiriyor, ancak tarih ve yer henüz belli değil.
Murat Ali Oral 07 Kasım 2026 13:04 07 Kasım 2026 13:09 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD ile İran arasında yeni bir ateşkese ulaşılması için yürütülen diplomatik girişimlerde Başkan Yardımcısı JD Vance'in rolü öne çıktı. Müzakereler hakkında doğrudan bilgi sahibi iki kişiye dayandırılan bilgilere göre Vance, son iki haftadır Katar ve Pakistanlı arabulucularla neredeyse her gün görüşerek çatışmaların durdurulması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için çalışıyor.
Katar ve Pakistan üzerinden yoğun diplomasi
Vance'in temaslarını özellikle Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Pakistan ordusunun başındaki Mareşal Asım Münir ile sürdürdüğü bildirildi.
Görüşmelere ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump'ın danışmanı Jared Kushner da katılıyor.
Washington'ın üst düzey isimlerle yürüttüğü temaslar, İran'la olası bir anlaşma arayışının yönetimin en üst kademesinde sürdüğünü ortaya koyuyor.
Ancak ABD Başkan Yardımcılığı makamı, Vance'in görüşmelerdeki rolüne ilişkin ayrıntıları doğrulayan resmî bir açıklama yapmadı.
Teknik görüşme için henüz tarih yok
Diplomatik temaslarda ABD ile İran arasında uzmanlar düzeyinde doğrudan bir toplantı düzenlenmesi seçeneği değerlendiriliyor.
Vance'in Katarlı ve Pakistanlı arabulucularla önümüzdeki günlerde yapılabilecek teknik görüşmenin koşullarını ele aldığı belirtiliyor. Bununla birlikte toplantının tarihi, yeri ve katılımcıları henüz kesinleşmedi.
Müzakere sürecine yakın kaynaklar, taraflar arasında belirli ilerlemeler sağlandığını ancak görüşmelerin oldukça yavaş ilerlediğini aktarıyor.
Bu nedenle teknik toplantı seçeneğinin gündeme gelmesi, tarafların ateşkes üzerinde uzlaştığı anlamına gelmiyor.
Vance'in Tahran'a gönderdiği mektup
ABD Başkan Yardımcısı'nın yaklaşık iki hafta önce İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rezai'ye doğrudan müzakerelerin yeniden başlatılmasını öneren bir mektup gönderdiği biliniyor.
İranlı yetkililer daha önce mektubu değerlendirdiklerini açıklamış, Washington'ın diplomatik yaklaşımındaki değişikliği olumlu karşılamıştı.
Vance, nisan ayında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen görüşmelerde ABD heyetine başkanlık etmiş, haziran ayındaki mutabakat sürecinde de görev almıştı.
Ancak sonraki dönemde çatışmaların yeniden yoğunlaşması ve deniz taşımacılığına yönelik saldırılar, diplomatik süreci kesintiye uğratmıştı.
Hürmüz ve yaptırımlar masadaki temel sorunlar
Yeni görüşmelerin önündeki başlıca engeller arasında İran'a uygulanan yaptırımlar, bloke edilmiş varlıklar, nükleer programın denetlenmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişleri bulunuyor.
Tahran, deniz trafiğinin yeniden açılmasını Amerikan yaptırımlarının hafifletilmesi ve diğer güvenlik taleplerinin karşılanmasıyla ilişkilendiriyor.
Washington ise İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin denetim güvenceleri üzerinde duruyor.
Katar Başbakanı, diplomatik temaslarda ilerleme sağlanabilmesi için iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarının daraltılması gerektiğini belirtirken anlaşma olasılığının devam ettiğini ifade etti.
Diplomasi sürerken Keşm Adası'na saldırı
Müzakere trafiğinin yoğunlaştığı 6 Kasım Cuma günü ABD güçleri, İran'ın Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Keşm Adası'nda bulunan bir hava savunma füze sistemini hedef aldı.
Başkan Trump, saldırının Amerikan savaş uçağına yönelik füze ateşinin ardından gerçekleştirildiğini açıkladı.
Aynı gün Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşen Trump'ın, diplomatik çözüm arayışlarını da değerlendirdiği bildirildi.
Askeri operasyonlarla diplomatik girişimlerin eş zamanlı sürmesi, yeni bir ateşkesin henüz güvence altına alınmadığını gösteriyor.
Petrol ve deniz taşımacılığı için kritik süreç
ABD ile İran arasındaki görüşmeler, küresel enerji piyasaları açısından da önem taşıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamaları petrol, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatında maliyetleri ve belirsizliği artırıyor.
Olası bir anlaşma deniz taşımacılığındaki baskıyı hafifletebilir. Ancak görüşmelerin sonuçsuz kalması veya yeni askeri saldırıların başlaması durumunda enerji arzına ilişkin riskler sürecek.
Tarafların teknik düzeyde doğrudan görüşmeye geçip geçmeyeceği, diplomatik süreçteki bir sonraki önemli gelişme olacak.
Kaynak: HABER MERKEZİ
iran ABD
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.