ANA SAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SON DAKİKA YAZARLAR GÃNCEL DÃNYA EKONOMİ SPOR CANLI SKOR AÃIK GÃRÃÅ TEKNOLOJİ YAÅAM KOBİ DİÄER Bizi Takip Edin
BirleÅmiÅ Milletler (BM) İklim DeÄiÅikliÄi Ãerçeve SözleÅmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) DanıÅma Grubu Ãyesi ve eski ExxonMobil yöneticisi Jean Baderschneider, COP31'in iklim hedeflerini somut projelere dönüÅtürmeye odaklanması gerektiÄini belirterek, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları, güçlü imalat sanayisi ve stratejik konumuyla küresel elektrifikasyon sürecinde öncü rol üstlenebileceÄini söyledi. Baderschneider, 'Yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırımlar, ki bu alanda halihazırda yatırımlar yapılıyor, elektrik Åebekeleri, enerji depolama ve sanayinin elektrifikasyonu aracılıÄıyla Türkiye'nin gelecekte bu alanda gerçekten lider bir ülke olabileceÄini düÅünüyorum.' dedi.
AA7 Kasım 2026 Cumartesi 11:41 - Güncelleme: 7 Kasım 2026 Cumartesi 12:04
ABONE OL
Baderschneider, Türkiye'nin ev sahipliÄinde 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesinde, Türkiye'nin baÅkanlıÄındaki konferanstan beklentilerine ve toplantının küresel enerji piyasalarına olası yansımalarına iliÅkin AA muhabirine deÄerlendirmelerde bulundu.
COP31'in temel önceliÄinin iklim taahhütlerini somut projelere dönüÅtürmek olması gerektiÄini belirten Baderschneider, geçmiÅte emisyon azaltım politikaları ve yol haritalarına odaklanıldıÄını ancak projelerin sahada hayata geçirilmesi konusunda yeterli ilerleme kaydedilemediÄini söyledi.
Baderschneider, hedeflerin giderek daha iddialı hale geldiÄini ancak projelerin uygulanmasına henüz yeterince odaklanılmadıÄını ifade ederek, "Bu nedenle COP31 aracılıÄıyla, bu projelerin nihai yatırım kararına kadar nasıl taÅınabileceÄini ortaya koyacaÄımıza dair büyük beklentilerim var." dedi.
COP31'in öncelik listesinde elektrifikasyonun ilk sırada yer aldıÄına iÅaret eden Baderschneider, elektriÄin nihai enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını hedefleyen "35'e 35" giriÅimini konferansın öne çıkan unsurlarından biri olarak nitelendirdi.
Baderschneider, konferansın ikinci önceliÄinin sıfır atık olduÄunu belirterek, CumhurbaÅkanı Recep Tayyip ErdoÄan'ın eÅi Emine ErdoÄan'ın bu alandaki küresel liderliÄinin takdiri hak ettiÄini vurguladı.
Sıfır atık ile temiz enerji arasında güçlü bir baÄlantı bulunduÄuna dikkati çeken Baderschneider, "Dolayısıyla uygulamaya odaklanılması, elektrifikasyonun güçlü biçimde önceliklendirilmesi ve sıfır atık hedefleri, COP31'i diÄer konferanslardan ayıracak unsurlar olacak." diye konuÅtu.
"YENİLENEBİLİR ENERJİDE EN KIT KAYNAK UZUN VADELİ ALIM ANLAÅMALARI"
Baderschneider, geçen yıl küresel ölçekte devreye alınan yeni enerji kapasitesinin yüzde 90'ının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluÅtuÄunu anımsatarak, temiz enerji yatırımlarının bu yıl yaklaÅık 2,2 trilyon dolara ulaÅmasının beklendiÄini söyledi.
Temiz enerji yatırımlarının fosil yakıt yatırımlarının neredeyse iki katına ulaÅtıÄına iÅaret eden Baderschneider, bu süreçte en kıt kaynaÄın uzun vadeli alım anlaÅmaları olduÄunu ifade etti.
Baderschneider, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla baÅlayan savaÅın enerji güvenliÄine iliÅkin endiÅeleri artırdıÄına dikkati çekerek, enerji güvenliÄi ile karbonsuzlaÅmanın giderek aynı hedef doÄrultusunda birleÅtiÄini anlattı.
Dünya nüfusunun dörtte üçünün ithal fosil yakıtlara baÄımlı ülkelerde yaÅadıÄını belirten Baderschneider, "Fosil yakıt fiyatlarındaki her 10 dolarlık artıÅ, dünyanın yıllık net petrol ithalat faturasına yaklaÅık 160 milyar dolar ekliyor. Bu son derece büyük bir rakam. Son birkaç ayda İran savaÅıyla yaÅananları düÅündüÄümüzde bunun ne kadar büyük bir ekonomik kırılganlık yarattıÄını görebiliriz. Yenilenebilir enerji kaynakları ise 2025 yılında fosil yakıt maliyetlerinde yaklaÅık yarım trilyon dolarlık tasarruf saÄladı." ifadelerini kullandı.
Baderschneider, enerji egemenliÄinin ülkelerin kendi enerji kaynakları üzerindeki kontrolü açısından önem taÅıdıÄını vurgulayarak, "Bugün asıl mesele enerji egemenliÄi. Ticari ölçekte petrol ve gaz çıkaran 71 ila 100 ülke bulunuyor. Ancak üretimin çok büyük bölümü yalnızca birkaç ülkeden geliyor. ABD, Suudi Arabistan, Rusya, Ãin ve Kanada gibi ülkelerden söz ediyoruz. Geri kalan ülkelerin büyük çoÄunluÄu bu ülkelere baÄımlı. Yenilenebilir enerjiye baktıÄımızda ise dünyanın neredeyse bütün ülkelerinin bu kaynaklara eriÅimi var. YaklaÅık 195 ila 200 ülkeden söz ediyoruz. Dolayısıyla enerji egemenliÄi ve ülkelerin kendi enerjilerini kontrol etme isteÄi, bugün enerji güvenliÄinin temel unsuru. Fosil yakıtlar ise bu denklemdeki zayıf halka." deÄerlendirmesinde bulundu.
"TÃRKİYE, ELEKTRİK ÃAÄINDA SANAYİ GÃCÃNE DÃNÃÅEBİLİR"
Türkiye'nin dünyada stratejik bir konumda bulunduÄunu görmek için haritaya bakmanın yeterli olduÄunu belirten Baderschneider, Åöyle konuÅtu:
"Benim açımdan bu konuda hiçbir Åüphe yok. Ancak Türkiye, fosil yakıtlar için bir geçiÅ noktası olmanın ötesine geçerek elektrik çaÄında bir sanayi gücüne dönüÅme fırsatına sahip. Avrupa, Asya ve Orta DoÄu arasındaki konumu, bu konumun yanı sıra son derece güçlü imalat sanayisi ve yenilenebilir enerji kaynakları, Türkiye'ye geleceÄe yönelik gerçek bir rekabet avantajı saÄlıyor. Uluslararası Enerji Ajansı, COP31 baÅkanlıÄının 2035'e kadar elektrifikasyonun yüzde 35'e çıkarılması yönündeki hedefinin gerçekleÅtirilmesinin fosil yakıt ithalatçısı ülkelere 400 milyar dolar tasarruf saÄlayacaÄını tahmin ediyor. Türkiye'nin bu dönüÅüme öncülük edebileceÄine inanıyorum. Panelime katılmaları için davette bulunduÄum bankalarla da görüÅüyorum. Yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırımlar, ki bu alanda halihazırda yatırımlar yapılıyor, elektrik Åebekeleri, enerji depolama ve sanayinin elektrifikasyonu aracılıÄıyla Türkiye'nin gelecekte bu alanda gerçekten lider bir ülke olabileceÄini düÅünüyorum."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.