6 Kasım 2026, Cuma · 11:15 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

ABD seçimleri piyasaların rotasını değiştirebilir: Altın ve petrolde beklenti ne?

Cnbce.com’a değerlendirmelerde bulunan İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş ve ArfCap Kurucu Ortağı Dr. Emrah Ahi siyasi gelişmelerin emtia piyasalarında yarata…

YAYIN TARİHİ, 06 Kasım 2026 08:01 GÜNCELLEME, 06 Kasım 2026 10:07

Derya Yüce

Cnbce.com’a değerlendirmelerde bulunan İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş ve ArfCap Kurucu Ortağı Dr. Emrah Ahi siyasi gelişmelerin emtia piyasalarında yaratabileceği olası değişimleri ve 2027'ye uzanan fiyat beklentilerini paylaştı.

ABD'de ara seçimlerin ardından siyasi dengelerin değişmesi, Trump yönetiminin ekonomi ve ticaret politikalarının geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırırken emtia piyasalarında da yeni senaryoları gündeme taşıdı. Demokratların Kongre'de güç kazanmasının küresel ticaret, jeopolitik riskler ve ekonomik büyüme üzerindeki olası etkileri yakından izlenirken, gözler altın, gümüş ve petrol fiyatlarının seyrine çevrildi. Cnbce.com’a değerlendirmelerde bulunan İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş ve ArfCap Kurucu Ortağı Dr. Emrah Ahi siyasi gelişmelerin emtia piyasalarında yaratabileceği olası değişimleri ve 2027'ye uzanan fiyat beklentilerini paylaştı.

“Trump’ın politikalarında büyük değişiklikler beklemiyorum”

İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, Demokratların ABD Kongresi’nde güç kazanmasının Trump yönetiminin ekonomi ve ticaret politikalarında önemli bir değişikliğe yol açmasını beklemediğini belirtti. Trump’ın karşısına çıkarılabilecek engelleri aşabilecek yetkilere sahip olduğunu ifade eden Manukyan, buna karşın seçim sonuçlarının Trump’ın siyasi yaklaşımının güç kaybettiğine işaret ettiğini söyledi.

Bu durumun ABD ile ticari müzakereler yürüten ülkelerin tutumunu etkileyebileceğine dikkat çeken Manukyan, söz konusu ülkelerin pazarlıkları uzatma ve bekleme eğilimine girebileceğini dile getirdi. Önümüzdeki dönemde siyasi belirsizliklerin ve taraflar arasındaki çekişmelerin devam edebileceğini vurguladı.

Bu gelişmelerin emtia fiyatları üzerindeki etkisini de değerlendiren Manukyan, Kongre’deki siyasi dengelerin değişmesinin emtia piyasalarında uzun vadeli ve belirgin bir fiyat trendi oluşturmasını beklemediğini kaydetti. Ancak Kanada gibi ABD ile ticari anlaşmazlık yaşayan ülkelerin müzakerelerde daha temkinli ve beklemeye yönelik bir yaklaşım benimseyebileceğini ifade etti.

Trump’ın enerji politikalarını zaman zaman siyasi bir baskı aracı olarak kullandığına da işaret eden Manukyan, ABD ile Avrupa arasındaki gerilimin artması halinde enerjinin bir baskı unsuru olarak kullanılma eğiliminin güçlenebileceğini söyledi.

“Yapay zeka yatırımları emtia fiyatlarını etkiler”

Manukyan, ABD’deki siyasi gelişmelerin emtia piyasalarına etkisinin büyük ölçüde ekonomik büyümenin seyrine bağlı olacağını belirtti. ABD ekonomisinde büyümenin temel itici güçlerinden birinin yapay zeka yatırımları olduğuna dikkat çeken Manukyan, yapay zekaya yönelik yaklaşımın eyaletler arasında farklılık gösterdiğini ifade etti.

Yapay zeka yatırımlarına olumlu yaklaşan bazı eyaletlerde Demokratların seçimleri kazandığını hatırlatan Manukyan, Demokratların tamamının bu yatırımları engelleyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmasının doğru olmayacağını söyledi. Ancak bazı eyaletlerin yapay zeka teknolojilerine yönelik daha sıkı düzenlemeler getirmesi veya veri merkezi yatırımlarını engellemesi durumunda, şirketlerin yatırımlarını daha elverişli düzenlemelere sahip eyaletlere kaydırabileceğini belirtti. Manukyan, söz konusu yatırım kararlarının ve taşınma süreçlerinin zaman alabileceğine işaret etti.

Yapay zeka sektörüne yönelik kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesi halinde ABD ekonomisinde ciddi bir yavaşlama yaşanabileceğini vurgulayan Manukyan, böyle bir senaryonun endüstriyel emtia fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade etti. Ekonomik yavaşlamanın ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik faiz beklentilerini de değiştirebileceğini belirten Manukyan, bu gelişmenin altın ve gümüş gibi değerli metallerin fiyatlarına olumlu yansıyabileceğini söyledi.

“Olası barış altın ve gümüşü destekleyebilir”

Manukyan, Cumhuriyetçiler ve Demokratların mali konularda sorumlu bir politika izlemediğini belirterek, karşı tarafın iktidarda olduğu dönemlerde siyasi engeller çıkarmaya çalıştıklarını söyledi. Demokratların da harcamaları kısmaya yönelik bazı adımlar atabileceğini ifade eden Manukyan, ancak bütçe açığında çok ciddi bir daralma sağlayabileceklerini düşünmediğini kaydetti. Böyle bir daralmanın ekonomik aktiviteyi de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

FED'in para politikası kararlarında siyasi gelişmelerden ziyade gümrük vergilerinin enflasyonist etkisi, enerji fiyatlarındaki hareketler ve yapay zeka yatırımlarının seyrinin belirleyici olduğunu belirten Manukyan, bu başlıklarda yaşanacak önemli değişimlerin FED'in kararlarını etkileyebileceğini dile getirdi.

Olası bir İran-ABD barışının petrol fiyatlarında ciddi bir gerilemeye yol açabileceğini belirten Manukyan, bunun dizel fiyatlarını da aşağı çekerek FED üzerindeki baskıyı azaltabileceğini söyledi. Böyle bir senaryonun altın ve gümüş fiyatlarını olumlu etkileyebileceğini, doların ise daha hızlı değer kaybedebileceğini ifade etti.

Savaşın dolar likiditesinde dalgalanmalara yol açtığını ve bu süreçte dolara yönelik talebi artırdığını kaydeden Manukyan, olası bir barışın bu talebi de ortadan kaldırabileceğini belirtti.

“Trump, politikalarında daha dengeli olabilir”

Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Tonguç Erbaş, ABD'de Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etmesinin, Trump'ın bundan sonraki ekonomik ve ticari adımlarını sınırlayıcı bir etki yaratmasının muhtemel olduğunu belirtti. Erbaş, Trump'ın seçim sonrası yaptığı açıklamalarda Demokratlarla çalışmaya hazır olduğunu ve gelecek yasa tekliflerini veto edebileceğini dile getirdiğini hatırlattı. Bu nedenle taraflar arasında belirli bir denge kurulması gerektiğine işaret eden Erbaş, diğer ülkelere uygulanan tarifeler, vergiler ve ticaret anlaşmalarında daha dengeli politikaların izlenebileceğini söyledi.

Seçim sonuçlarının emtia grupları üzerinde farklı etkiler yaratacağını belirten Erbaş, Orta Doğu'daki savaşın sona erme ihtimalinin yükseldiğini düşündüğünü ifade etti. Bu beklenti doğrultusunda petrol fiyatlarında düşüş, ABD dolarında değer kaybı yaşanabileceğini kaydeden Erbaş, altın ve gümüş gibi değerli metallerin yükseliş eğilimine girebileceğini söyledi. Platin, paladyum ve lityum gibi teknoloji odaklı emtialarda ise bir süredir devam eden yatay fiyatlamanın korunmasını beklediğini dile getirdi.

ABD'nin dünyaya karşı daha agresif tutumunu değiştirmesi ve dış politikada dengeli bir yaklaşım benimsemesi halinde emtia piyasalarında yeni bir fiyatlama sürecinin başlayabileceğini belirten Erbaş, savaş kaynaklı etkilerin kademeli olarak ortadan kalkmasının piyasalar açısından önemli olacağını söyledi. Bu senaryonun yüksek ihtimal taşıdığını düşündüğünü ifade eden Erbaş, Trump'ın ikinci kez başkanlık görevine gelmesinin ardından görüldüğü gibi ABD dolarında yeniden değer kaybı yaşanabileceğini kaydetti.

Altın ve gümüşte yükseliş beklentisi

Tahvil faizlerinin gerilemesiyle birlikte merkez bankalarının politika faizlerinde indirime gidebileceğini belirten Erbaş, küresel ekonomik aktivitenin hızlanmasıyla petrol fiyatlarında kademeli geri çekilme görülebileceğini söyledi. Değerli metallerde ise risk algısındaki iyileşmenin yanı sıra faiz ve dolardaki aşağı yönlü hareketlerin yükselişi destekleyebileceğini ifade eden Erbaş, altının ön planda kalmasını ve altın ile gümüşte sınırlı yükselişlerin yaşanmasını beklediğini dile getirdi.

Petrol fiyatlarında da Demokratların Kongre'de elde ettiği güç dengesiyle jeopolitik risklerin en azından iki yıllık dönemde azalabileceği beklentisinin etkili olabileceğini belirten Erbaş, bu durumun petrol fiyatlarında geri çekilmeye yol açabileceğini kaydetti.

Tarım emtialarının seçim sonuçlarından ziyade doğal koşullara bağlı olarak fiyatlanmaya devam edeceğini ifade eden Erbaş, son 3-4 yılda genel olarak yatay seyreden bu grupta yıl başından itibaren El Niño etkisiyle pirinç, şeker, kahve ve kakao fiyatlarında yükseliş görüldüğünü hatırlattı. Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin bir anlaşma sağlanması halinde ise tarım emtialarında da geri çekilmelerin yaşanabileceğini söyledi.

Sanayi emtialarında Demokratların seçimlerden güçlü çıkmasının, teknoloji alanındaki dönüşümün önünde engel oluşturabilecek bir gelişme olarak değerlendirilebileceğini belirten Erbaş, bakırdaki yükselişe çinkonun kısmen eşlik etmeye çalıştığını, ancak nikel, platin, paladyum ve lityum gibi emtialarda mevcut yatay fiyatlamanın değişmesini beklemediğini ifade etti. Ekonomilerde yaşanabilecek hareketlenmenin bu ürünlere yönelik talebi artırabileceğini ancak fiyatlardaki yükselişin sınırlı kalabileceğini kaydetti.

Demokratların Kongre'de çoğunluğu elde etmesinin ABD'de ekonomik kararların alınmasını geciktirebileceğini belirten Erbaş, savaşların sona ermesi ve petrol fiyatlarıyla birlikte faizlerin gerilemesi senaryosunda, zayıf dolar ortamında bütçe açıklarında daralma görülebileceğini söyledi.

Tarifeler konusunda daha dengeli politikaların izlenmesi halinde FED'in 2027 yılında yeniden faiz indirimlerine başlayabileceğini ifade eden Erbaş, faizlerin ve doların aşağı yönlü seyrini sürdürebileceğini öngördü.

“Ekonomi politikalarındaki değişim sınırlı kalabilir”

ArfCap Kurucu Ortaağı Dr. Emrah Ahi, ABD'de ara seçimlerin ardından Demokratların Kongre'nin iki kanadında da güç kazanmasının Trump yönetiminin ekonomi ve ticaret politikalarını sınırlayacağını, ancak yürütmenin elindeki yetkileri ortadan kaldırmayacağını belirtti. Yeni siyasi tablonun özellikle dış politika üzerinde baskı oluşturacağını ifade eden Ahi, İran ile olası bir uzlaşma ihtimalinin artmasının emtia piyasalarında belirleyici olabileceğini söyledi.

Demokratların Kongre'nin iki kanadını da kazanmasının Trump yönetiminin yasama gündemini büyük ölçüde durduracağını belirten Ahi, buna karşın yürütmenin elindeki araçların ortadan kalkmayacağını ifade etti. Ahi, bu ayrımın piyasaları doğru okumak açısından kritik olduğunu vurguladı.

Yeni vergi indirimlerinin, büyük harcama paketlerinin ve kalıcı düzenleme değişikliklerinin artık Kongre'den geçmesinin zorlaşacağını kaydeden Ahi, Başkan'ın veto yetkisini koruduğunu ve vetoyu aşmak için iki mecliste de üçte iki çoğunluk gerektiğini hatırlattı. Bu nedenle Demokratların kendi gündemlerini yasalaştırmasının da kolay olmayacağını dile getirdi.

Ticaret politikasındaki değişimin ise sınırlı kalabileceğini belirten Ahi, gümrük tarifeleri, yaptırımlar ve dış politikanın büyük ölçüde yürütmenin yetki alanında bulunduğuna dikkat çekti. Yasama yolunun kapanmasıyla yönetimin kararnamelere daha fazla yönelebileceğini ifade eden Ahi, Kongre'nin asıl etkisinin denetim, soruşturma ve bütçe onayı üzerinden görüleceğini söyledi.

Özellikle 2027 yılında borç tavanı ve hükümetin finansmanının iki taraf arasında başlıca anlaşmazlık alanları olacağını belirten Ahi, seçimin en önemli sonucunun yasama sürecinden ziyade dış politika üzerindeki siyasi baskı olduğunu değerlendirdi.

Seçmenlerin Cumhuriyetçilerden uzaklaşmasında İran savaşı ve yaşam maliyetinin belirleyici olduğunu kaydeden Ahi, Başkan Yardımcısı Vance'in de seçim yenilgisinin temel nedeninin savaş olduğunu açıkça kabul ettiğini hatırlattı. Ahi, bu tablonun Trump yönetiminin İran ile uzlaşmaya yönelme motivasyonunu belirgin biçimde artırdığını ifade etti.

Seçimlerin ardından emtia piyasalarında da bu gelişmelerin fiyatlanmaya başladığını belirten Ahi, seçimin ertesi günü Brent petrolün yüzde 9'a yakın gerilediğini, ons altın ve gümüşün ise sert yükseldiğini söyledi. Dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde de belirgin geri çekilmeler yaşandığını kaydeden Ahi, piyasanın aynı anda jeopolitik risk priminin azalmasını, daha sınırlı mali genişlemeyi ve daha zayıf doları fiyatladığını dile getirdi.

“Orta vadede altının yönü yukarı”

Yeni siyasi tablonun değerli metaller açısından olumlu, petrol açısından ise olumsuz bir görünüm ortaya koyduğunu belirten Ahi, sanayi metallerinde ise daha karmaşık bir fiyatlama beklediğini ifade etti.

Altının bu yıl reel faizlerin baskısı altında kaldığını belirten Ahi, savaş ve enerji krizine rağmen fiyatların yükselememesinin temel nedeninin ABD tahvillerinin yüzde 3'e yaklaşan reel getiri sunması olduğunu söyledi.

Demokratların Kongre'de güç kazanmasıyla birlikte daha düşük vade primi ve daha zayıf dolar beklentisinin oluştuğunu kaydeden Ahi, bunun altın üzerindeki en önemli baskı unsurlarından birini hafifleteceğini belirtti. Orta vadede altının yönünün yukarı olduğunu düşündüğünü ifade eden Ahi, Fed'in aralık ayında faiz artırması ihtimalinin ise kısa vadede yükselişi sınırlayabileceğini dile getirdi.

Gümüşün son aylarda değerli metalden çok yapay zekâ ve güneş enerjisi temalı bir sanayi metali gibi işlem gördüğünü belirten Ahi, bu nedenle altından çok daha sert düşüş yaşadığını ve altın/gümüş oranının belirgin biçimde açıldığını söyledi.

Faiz ve dolar tarafındaki rahatlamanın gümüşü de destekleyeceğini kaydeden Ahi, ancak kalıcı bir yükseliş için yapay zekâ ve yarı iletken hisselerindeki satışların durulması gerektiğini vurguladı. Bu koşulun gerçekleşmesi halinde gümüşün altına kıyasla daha hızlı toparlanma potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Petrolün yeni siyasi tablodan en olumsuz etkilenmesi beklenen emtialardan biri olduğunu belirten Ahi, fiyatların mevcut seviyelere ulaşmasında talep artışından ziyade Hürmüz Boğazı'ndaki arz şoku ve buna bağlı risk priminin etkili olduğunu söyledi.

Seçim sonrasında savaşı sona erdirme yönündeki siyasi baskının arttığını ve piyasanın bu gelişmeyi hızla fiyatladığını kaydeden Ahi, buna karşın temkinli olunması gerektiğini ifade etti. Sahada henüz bir anlaşma bulunmadığını ve boğazdaki geçişlerin normale dönmediğini hatırlatan Ahi, petrol piyasasının olası bir anlaşmayı önceden fiyatladığını belirtti.

Anlaşmanın gerçekleşmesi halinde risk primindeki erimenin devam edeceğini, görüşmelerde aksama yaşanması durumunda ise fiyatların hızla yeniden yükselebileceğini dile getiren Ahi, petrol piyasasında takip edilmesi gereken asıl göstergenin açıklamalardan ziyade Hürmüz Boğazı'ndan fiilen geçen tanker sayısı olduğunu vurguladı.

Bakır fiyatlarında birbirine zıt iki unsurun etkili olduğunu belirten Ahi, zayıf dolar ve düşen faizlerin bakırı desteklediğini, buna karşılık yapay zekâ veri merkezlerine yönelik kuralların sıkılaşması ihtimalinin bakır talebinin son yıllardaki en güçlü yeni kaynaklarından birini sorgulattığını söyledi.

Veri merkezlerinin ve bu tesislere enerji sağlayan elektrik şebekelerinin yoğun bakır kullandığına dikkat çeken Ahi, Demokratların yaklaşımının yatırımları durdurmaktan çok elektrik ve şebeke maliyetlerinin şirketlere yüklenmesi yönünde olduğunu ifade etti.

Bu nedenle bakır talebinde bir çöküş değil, daha yavaş bir artış beklediğini kaydeden Ahi, temiz enerji teşviklerinin korunmasının ise orta vadede bakır fiyatları açısından destekleyici olabileceğini belirtti.

Genel görünümde en olumlu etkilenecek grubun altın başta olmak üzere değerli metaller olduğunu ifade eden Ahi, enerji emtialarının, özellikle petrolün ise yeni tablodan olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Sanayi metallerindeki yönü belirleyecek temel unsurun yapay zekâ altyapı yatırımlarının seyri olacağını dile getirdi.

Doların zayıf seyrini sürdürmesini beklediğini belirten Ahi, daha sınırlı mali teşviklerin büyüme beklentilerini aşağı çekebileceğini söyledi. Kurumsal çatışma ve borç tavanı riskinin de ABD varlıklarına duyulan güveni zayıflatabileceğini ifade eden Ahi, zayıf doların dolar cinsinden fiyatlanan tüm emtiaları destekleyen bir unsur olduğunu kaydetti.

Fed'in para politikası konusunda ise temkinli olunması gerektiğini belirten Ahi, ABD Merkez Bankası'nın ekim ayında politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tuttuğunu, ancak piyasanın aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini hâlâ masada gördüğünü söyledi.

Petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması halinde enflasyon beklentilerinin gerileyebileceğini ve faiz artışının gerekliliğinin azalabileceğini ifade eden Ahi, Fed'in izleyeceği yolun Washington'daki siyasi gelişmelerden çok İran görüşmelerinin sonucu ve petrol fiyatları tarafından belirleneceğini dile getirdi.

Kaynak: CNBC-e
İlgili Haberler
Makroekonomi ABD seçimleri piyasalarının rotasını değiştirebilir: Altın ve petrolde beklenti ne? CNBC-e · 3 saat önce Makroekonomi İş Yatırım, THY hedef fiyatını 490 TL’ye yükseltti Paratic · 1 gün önce Borsa Günün Aracı Kurum İşlem Hacimleri Belli Oldu (04.11.2026) Paranın Yönü · 1 gün önce Borsa Günün Aracı Kurum İşlem Hacimleri Belli Oldu (03.11.2026) Paranın Yönü · 2 gün önce Borsa Aracı kurumlardan Enerjisa değerlendirmesi: Net kar beklentileri aştı Foreks · 3 gün önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.