Üniversitede hoca olmaktan nasıl yırttık? “Kendi makinelerimizi yapınca iş değişti” MİLLİ MUHARİP UÇAĞIMIZ KAAN’A DESTEK OLUYORUZ”
Hasan Büyükdede’yi tanımayan bilmeyen sanayici yoktur. Kendisi, Türkiye’nin ilk ‘uçak mühendislerinden’ ve 1977’den beri ‘fabrika yapan fabrika sahibi’ bir sanayicimiz. 2018’den itibaren 4,5 yıl Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcılığı da yaptı. Savunma sanayimizin en güçlü ‘üretim kümelenmelerinden’ olan Saha İstanbul’un, Hadımköy’deki Teskoop Özel Endüstri Bölgesi’nin de kurucusu. MÜSİAD, İTO, İSO, MAKFED gibi iş dünyasının en muteber örgütlerinde önemli görevlerde bulundu. Peki, bu günlerde ne yapıyor?
Hasan Büyükdede ile müşterilerinin genellikle ‘sanayinin tekkesi’ dedikleri Hadımköy’deki fabrikasında buluştuk. Önce bunu sordum; ‘neden buraya sanayinin tekkesi’ diyorlar? Yanıtı kısa ve öz oldu: “Çünkü, Hidromode olarak, hidrolik pres ve hidrolik makinalar üretiyoruz ve bunlar bir fabrikanın en temel makineleridir. Beyaz eşya, otomotiv, uçak, gemi, tren, savunma sanayi, lastik, plastik, kompozit, demir çelik sanayilerindeki fabrikalara üretim yapıyoruz. Çok büyük presler makinelerimiz, Mercedes’ten TOFAŞ’a, Arçelik’ten Siemens’e, Roketsan’dan TEİ-TUSAŞ’a kadar 100’lerce dev fabrikada hizmet veriyor. Sayıları 850’yi aştı. Türkiye dışında 30 ülkeye de iş yaptık. Son dönemde savunma sanayimize iş yetiştirmekle meşgulüz çok şükür. Bizim müşteriler bizden genellikle standart ürün-pres almak için gelmez, ‘ben şöyle bir üretim yapacağım, şu özelliklerde ve şu konularda da sorunumu çözecek bir makine lazım’ derler ve biz onu, dinler, anlar, çalışır ve yaparız. Çok büyük tonajlı preslerin üretimlerini yaparız. Bir de tabii sanayicilerimizin sadece dertleşmek için fabrikamıza gelmeleri de söz konusu ve ayrıca bu sebeple de buraya ‘sanayinin tekkesi’ derler. Kapımız hep açıktır.”
Üniversitede hoca olmaktan nasıl yırttık?
Hidromode A.Ş’yi 1977’de üç ortak kurduklarını belirten Hasan Büyükdede, şöyle anlatıyor girişimcilik öyküsünü: “Ben Konyalı, bir esnaf çocuğuyum. Dört kardeştik. Burası aile ve çalışanların en baştan ortak olduğu bir şirkettir. Konya Lisesi’ni bitirdikten sonra uçak mühendisi olmak istedim ve 1972’de İTÜ’den makine mühendisi olarak mezun oldum. Uçak kürsüsünde hoca olarak kalacaktım. Bir hocamız ‘illa uçak kürsüsüne seni alacağız’ diyordu. Öğrencilikte bir araştırma yapmıştım ve o, kitap olmuştu. Ancak, uçak malzemeleri hocam Mehmet Çapa dedi ki ‘oğlum bırak buraları, sen piyasa adamı görünüyorsun.’ Sınıf arkadaşım Koray Ergun vardı o da üniversitede kalacaktı. Mehmet Çapa ikimizin koluna girdi, binanın önüne kadar geldik ve ‘S..tirin gidin buradan, alın şu adrese işiniz hazır’ dedi. Bizi Sefaköy’deki İmbat Makine’ye gönderdi. Başında Timur ve eşi Rozita İmrak vardı. Almanya’da mühendislik yapmış bir sanayici abimiz ve eşi. Dehşet adamdı ve bize büyük iyilikleri oldu. Biz de hoca olmaktan böylece yırttık. Başladık işe, Almanya’ya gidiliyor, geliniyor, derken orada 5 yıl çalıştık ve makine üretiminde Alman ekolünü iyice öğrendik. Almanya’ya sürekli hidrolik pres fabrikasına gidiyorduk, sonra onların lisansı ile Türkiye’de üretimlere başladık. O sıralarda 16 ay askerliğimi de yaptım. Sonra sınıf arkadaşlarımızdan Mehmet Engin Kılıç da bize katıldı ve sanayi tipi mutfak üretmek için ilk şirketimiz Modelüks’ü 1977’de 150 metrekarelik bir atölyede kurduk. Önce, üretim için lazım makineleri kendimize ürettik.
“Kendi makinelerimizi yapınca iş değişti”
Hidrolik Abkant Pres, Makas yaptık. Hibrit adını verdiğimiz bir de tezgah yaptık. Kendi makine parkımızı görenler bizden ‘abkant presler’ istemeye başladı. Sacı kesme, bükme, form verme, kaynak yapma ve kaynak aparatları hepsini yapar olduk. Bütün sac işleme camiası hücum etti. ‘En iyisi bunu bir makine fabrikasına dönüştürelim’ dedik. 350 metrekarelik bir yer daha kurduk ve abkant giyotini gece gündüz üretiyoruz, yetiştiremiyoruz. Bu arada endüstriyel mutfak da devam etti. Bir süre sonra yerimiz dar geldi. 1986’da Hidromode’yi Beylikdüzü’nde 1500 metrekare yere taşıdık. Almanya’dan, Suriye’den de yoğun siparişler geldi ilk ihracatları da öyle yaptık. 2000 yılına kadar Beylikdüzü’nde devam ettik. Sonra Hadımköy’deki bu arsayı aldık ve yeni fabrika kurduk. Burada bir kümelenme de oldu.
MİLLİ MUHARİP UÇAĞIMIZ KAAN’A DESTEK OLUYORUZ”
Hidromode AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede, şöyle konuşuyor: “Biz fabrikamızda çok özel nitelikli büyük makineler üretiyoruz. Bugüne kadar çok sayıda anahtar teslimi tesis geliştirdik ve teslim ettik. Savunma sanayimizin acil ihtiyacı olan kompozit presleri, uçak üretiminde kullanılan form verme preslerini ve mühimmat preslerini ürettik. Halen üretmeye de devam ediyoruz. Şu anda çok heyecanlı olduğumuz projelerimiz var. Firma olarak en büyük idealimiz, milli muharip uçağımız Kaan’ın bir an önce tam anlamıyla devreye girmesidir. Bunun için bütün imkânlarımızla destek vermeye gayret ediyoruz. Aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığımıza bağlı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü ve MKE’ye de her konuda destek oluyoruz. Bizim kapasitemizi Savunma Sanayi dolduruyor.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.