ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik yeni saldırılar konusunda kararın yakında verileceğini açıkladı. Katar üzerinden müzakereler sürerken Washington'ın askerî hazırlıkları ve Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık bölgedeki gerilimi artırıyor.
Murat Ali Oral 06 Kasım 2026 07:53 06 Kasım 2026 07:56 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD Başkanı Donald Trump, 5 Kasım Perşembe günü Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, İran'a yönelik askerî operasyonların yeniden genişletilebileceği mesajını verdi. ABD'deki ara seçimlerin ardından ulusal güvenlik danışmanlarıyla İran konusunu değerlendiren Trump, yeni saldırılara ilişkin kararın yakında verileceğini belirtti. Washington'ın diplomasi ile askerî müdahale arasında seçim yapacağı süreçte, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nın açılması için öne sürdüğü şartlar anlaşmanın önündeki temel engeller arasında bulunuyor.
Trump: Ülkenin geri kalanını yok etmek istemem
Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın nükleer programını yeniden geliştiremeyeceğinden emin olmak istediklerini söyledi. Yeni saldırılara ilişkin seçenekleri değerlendirdiklerini belirten ABD Başkanı, "Mümkünse ülkenin geri kalanını yok etmek istemem. Ama belki bunu yapmak zorunda kalacağım. Yakında öğreneceksiniz" ifadelerini kullandı.
Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerini Washington'ın onayı olmadan sürdüremeyeceğini de savundu. Ülkenin savaşın ardından yeniden inşasının 25 yıl sürebileceğini öne süren ABD Başkanı, mevcut askerî operasyonların İran'ın kapasitesini ciddi ölçüde zayıflattığını iddia etti.
Ancak Trump'ın açıklamaları yeni bir saldırı emri verildiği anlamına gelmiyor. ABD yönetimi, kapsamlı askerî operasyonların yeniden başlatılması, mevcut abluka ve ekonomik yaptırımların sürdürülmesi veya diplomatik anlaşmaya varılması seçeneklerini değerlendiriyor.
Katar üzerinden iki günlük çözüm planı
Askerî tehditlerin gölgesinde İran ile ABD arasında dolaylı diplomatik temaslar sürüyor. Katar'ın yürüttüğü arabuluculuk görüşmelerinde, tarafların karşılıklı güven oluşturmasını sağlayacak aşamalı bir anlaşma üzerinde çalışılıyor.
Görüşmelere ilişkin aktarılan bilgilere göre önerilen planın ilk aşamasında ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve İran'ın dondurulmuş varlıklarının bir bölümünü serbest bırakması değerlendiriliyor. Buna karşılık Tahran yönetiminin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçilerinin daha önce saldırıya uğrayan nükleer tesislere erişimi için resmî davette bulunması öngörülüyor.
İkinci aşamada ise Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin müzakerelerin başlatılması hedefleniyor. Ancak söz konusu düzenleme henüz taraflarca kabul edilmiş bir anlaşmaya dönüşmüş değil.
İran yedi şartından vazgeçmiyor
Tahran yönetimi, ABD'nin taleplerinden önce kendi koşullarının karşılanması gerektiğini savunuyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Washington'ın yedi şartı yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını ve müzakerelerin başlamayacağını yineledi.
İran'ın talepleri arasında ABD'nin deniz ablukasını kaldırması, ekonomik yaptırımların hafifletilmesi, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve askerî saldırıların sona ermesine yönelik güvenceler bulunuyor. Savaş nedeniyle oluşan zararların karşılanması da Tahran'ın talepleri arasında yer alıyor.
Diplomatik görüşmelere Rusya da dahil oldu. Rızai, 5 Kasım'da Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Görüşmede İran'daki savaş ve diplomatik çözüm seçenekleri ele alınırken Tahran yönetimi, mevcut şartlarından geri adım atmadığı mesajını verdi.
ABD ordusu yeni operasyon ihtimaline hazırlanıyor
Diplomatik girişimlerle eş zamanlı olarak ABD ordusunun bölgedeki hazırlıkları devam ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının İran'a yönelik kapsamlı operasyonların yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklarını tamamlamakta olduğu bildiriliyor. Bununla birlikte Washington'dan yeni bir saldırı talimatı verildiği doğrulanmış değil.
ABD'nin bölgeye ilave uçak gemisi unsurları göndermesi de izlenen gelişmeler arasında bulunuyor. USS Theodore Roosevelt uçak gemisi görev grubunun kasım ortasından önce Orta Doğu'daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı sorumluluk bölgesine ulaşması beklenmiyor.
Trump yönetiminin karşı karşıya olduğu siyasi baskı da karar sürecini zorlaştırıyor. Cumhuriyetçilerin 3 Kasım ara seçimlerinde Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kaybetmesi, İran savaşının ABD iç siyasetindeki maliyetini artırdı. Trump, savaşın yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle seçim sonuçlarını olumsuz etkilediğini kabul etmişti.
Petrol piyasaları için belirleyici karar
ABD'nin İran'a yönelik yeni askerî operasyon başlatması ihtimali, küresel enerji piyasalarının geleceği açısından da önem taşıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatın normalleşmesi petrol arzını artırabilecek bir gelişme olarak değerlendirilirken, yeni saldırılar tanker güvenliğine ilişkin kaygıları büyütebilir.
Türkiye açısından da gelişmelerin iki önemli boyutu bulunuyor. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert hareketler enerji ithalatı maliyetleri üzerinde etkili olabilirken, bölgesel çatışmanın genişlemesi ticaret ve taşımacılık güzergâhlarında yeni belirsizlikler yaratabilir.
Washington'ın bundan sonraki kararında İran'ın nükleer programına yönelik güvenceler ile Tahran'ın ablukanın kaldırılması talebi belirleyici olacak. Tarafların şartlarında uzlaşma sağlanamaması, askerî seçeneklerin gündemde kalmasına neden oluyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
iran ABD
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.