YAYINLAMA 05 Kasım 2026 12:17
GÜNCELLEME 05 Kasım 2026 12:22
ABD borçlanma piyasasında yön ara seçimlerle birlikte değişti. Demokratların sandıktan güçlenerek çıkması, Başkan Donald Trump'ın gündemindeki vergi indirimleri ve kamu harcamalarını artırmaya yönelik planların Kongre engeline takılabileceği beklentisini güçlendirdi. Federal hükümetin önümüzdeki dönemde daha az borçlanacağı yönündeki öngörü, Hazine kağıtlarına olan ilgiyi artırdı ve uzun vadeli faizlerde aşağı yönlü hareketi başlattı.
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi alımlarla birlikte %4,84'e kadar geriledi. Bu seviye, 10 Eylül tarihinden bu yana kaydedilen en düşük faiz olarak kayıtlara geçti. Hareket sadece uzun vadeyle sınırlı kalmadı. Dünyanın en büyük borçlanma piyasasında farklı vadelerdeki Hazine kağıtlarının getirilerinde en az 4 baz puanlık düşüşler görüldü. Böylece tahvil fiyatlarında iki işlem günü üst üste prim yaşandı.
Piyasadaki bu tablo, bir süredir tartışılan borçlanma ihtiyacı ve arz beklentilerinin de yeniden şekillenmesine neden oldu. Yeni siyasi dengede maliye politikasının genişlemesinin sınırlanabileceği düşüncesi, Hazine'nin ihraç takvimine yönelik endişeleri hafifletti.
Yardeni: %5 getiri uzun vade için fırsat sunuyor
Wall Street'in yakından takip ettiği isimlerden Yardeni Research Başkanı Ed Yardeni, mevcut getirilerin uzun vadeli portföy yönetimi açısından dikkate değer olduğunu düşünüyor.
10 yıllık tahvilde %5 civarında oluşan getirinin, uzun vadeli bakışla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yardeni, bu görüşünü üretkenlik artışı tezine dayandırıyor. ABD ekonomisinde verimliliğin yükselmesiyle birlikte enflasyonist baskıların zaman içinde azalacağını, bunun da tahvil yatırımcısının reel kazancını yukarı çekeceğini ifade ediyor.
Yardeni'ye göre üretkenlikteki artış, fiyatlama davranışlarını da yumuşatacak. Bu durum, sabit getirili varlıklarda reel kazancın korunmasına yardımcı olacak.
10 yıllık enflasyon beklentisi %2-2,5 bandında
Yardeni'nin orta vadeli projeksiyonu, ABD'de enflasyonun önümüzdeki on yıllık dönemde %2 ile %2,5 aralığında seyredeceği yönünde.
Bu patikada %5 nominal getiri sunan bir tahvilde, enflasyon %2,5 seviyesinde gerçekleştiğinde yatırımcının elinde yaklaşık %2,5 oranında reel getiri kalacağını hesaplıyor. Söz konusu reel getiri seviyesinin, tahvil piyasası için oldukça tatmin edici bir yatırım koşulu oluşturduğunu değerlendiriyor.
Faizlerde %4-5 aralığı kriz öncesi normale dönüş olarak görülüyor
Yardeni, 10 yıllık Hazine tahvil faizinin önümüzdeki süreçte %4 ile %5 arasında bir koridorda hareket etmesini bekliyor.
Bu koridorun, 2008 küresel finans krizinden önce uzun yıllar boyunca normal kabul edilen faiz seviyelerine yakın olduğuna dikkat çekiyor. Yardeni'ye göre ABD faizleri, olağanüstü düşük seviyelerde geçirdiği uzun dönemin ardından tarihsel ortalamalarına geri dönmüş durumda.
Yardeni, piyasalarda S&P 500 şirketlerinin beklenen kar getirisi ile 10 yıllık tahvil faizini kıyaslayan Fed Modeli yaklaşımının yaygınlaşmasına katkı sağlamasıyla biliniyor. Son değerlendirmesinde de hisse değerlemelerinden çok, tahvil tarafındaki reel kazanç potansiyeli ve verimlilik artışının enflasyona olası etkileri üzerine odaklanıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.