Turizm amaçlı konut kiralamalarında yeni düzenleme yürürlüğe girdi. İzin belgesi evraklarında eksiklik, uygunsuzluk veya bilgi değişikliği tespit edilen konut sahiplerine 30 gün uyum süresi tanındı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Ufak-tefek eksiklerde mağduriyet oluşmaması için denetimlerde bir eksiklik tespit edildiğinde 30 gün süre veriyoruz" dedi.
05 Kasım 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Hamide HANGÜL
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, turizm amaçlı konut kiralamalarında izin belgesi süreçlerine ilişkin yönetmelikte yapılan değişiklik, Resmi Gazetede 27 Ekim’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle, izin belgesi evraklarında eksiklik veya uygunsuzluk tespit edilen ya da bilgi ve belgelerinde değişiklik meydana geldiği belirlenen belge sahiplerine, eksikliklerini giderebilmeleri için 30 gün süre tanındı. Böylece belge sahiplerine, tespit edilen sorunları gidermek için belirli bir süre içinde harekete geçme imkânı getirildi. Antalya’da Kültür Yolu Festivali’nin açılışı sonrasında gazetecilerle bir araya gelen ve sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kapatmıyoruz, ek süre veriyoruz
Düzenlemenin yeni olduğunu ve uygulamada genel ihtiyaçlara göre mevzuatta bazı ufak düzenlemeler yaptıklarını söyleyen Bakan Ersoy, “Tespit yapınca kapatıyorduk, şimdi onu kapatmıyoruz, süre veriyoruz. Ufak-tefek eksikler için mağduriyet oluşmasına diye. Denetim sırasında bir eksiklik tespit edildiğinde 30 gün süre veriyor. 30 gün içinde tamamladığını, düzelttiğini ispat ederse kapatma işlemi yapılmıyor. Artı böyle bir düzenleme getirildi. Uygulama sırasında ihtiyaç duyulduğunda yeni düzenlemeler gelebilir” diye konuştu.
Yasa dünyaya örnek oldu
Bir yerde turizm trafiği başlatıldığında, o bölgeye bir yoğunluk getirildiğine işaret eden Bakan Ersoy, “Biz aslında belediyelerin izin verdiği noktalarda bu işin yaygınlaşması yada izin vermiyorsa da yaygınlaşmaması... Burada ana kriter yerel yönetim” dedi. Kısa dönem turizm konutuna yönelik getirdiklerin yasanın dünyaya örnek olduğuna işaret eden Bakan Ersoy, şöyle devam etti: “Şu anda bütün Avrupa başta olmak üzere dünyada bizim yaptığımız yasa örnek alıyor. Herkes o yasaya göre yasalar çıkartmaya başladılar. Örnek bir çalışma oldu. Ancak tabi uygulama sırasında bazı ihtiyaçlar doğabiliyor. Haklı ihtiyaçlar, talepler varsa biz de gerekli düzenlemeleri yapıyoruz.”
Haydarpaşa ve Sirkeci projelerine değinen Bakan Ersoy, burada yalnızca birer gar binasından söz edilmediğini, farklı dönemlerde inşa edilmiş çok sayıda tarihî yapının bulunduğu geniş alanlardan bahsedildiğini dile getirdi. Bu nedenle her yapının mevcut durumunu, taşıyıcı sistemini ve koruma ihtiyaçlarını ayrı ayrı değerlendirdiklerini dile getiren Bakan Ersoy, zemin çalışmalarında ilerledikçe üst yapı restorasyonlarında da daha hızlı yol aldıklarını söyledi. Ersoy, “Burada çok titiz bir restorasyon gerçekleştiriyoruz. Tarihî yapıların üzerindeki sonradan yapılmış sıvaları kaldırdığınızda, altlarından özgün mimari detaylar ve bezemeler çıkabiliyor. Bunları özgün hâline uygun biçimde tek tek onarıyoruz. Çatılarda, tavanlarda, duvarlarda ve süsleme elemanlarında ince işçilik gerektiren uygulamalar yapıyoruz. Haydarpaşa’da kapsamlı bir kültür ve sanat alanı oluşturuyoruz. Ana gar binası ulaşım işlevini korumaya devam edecek. Bunun yanında her yaş grubuna hitap eden büyük bir kütüphane, yazma eserlere yönelik alanlar, sergi salonları, sanat ve tasarım atölyeleri ile çok amaçlı kültür-sanat mekânları hazırlıyoruz” diye konuştu.
Sirkeci’de göç müzesi oluşturuyoruz
Sirkeci’de ise farklı bir tarihsel anlatının öne çıkacağını söyleyen Ersoy, şöyle devam etti: “Burada bir göç müzesi oluşturuyoruz. Çünkü Sirkeci’nin Türkiye’nin göç tarihinde özel bir yeri var. Avrupa’ya yapılan göçler, Balkanlardan Türkiye’ye gelişler ve tarihî demir yolu hatları bu alanın hafızasında önemli bir yer tutuyor. Topkapı Sarayı, Ayasofya, Gülhane ve Sirkeci arasında ziyaretçilerin kullanabileceği kültür rotalarını geliştirmek istiyoruz. Sirkeci’de de demir yolu ve Marmaray bağlantıları korunacak. Ulaşım erişimiyle kültürel kullanımın birlikte sürdüğü, gerekli güvenlik kontrollerinin sağlandığı düzenli bir ziyaret ortamı oluşturacağız. Yaya alanlarını ve parkları genişletecek, insanların rahatlıkla vakit geçirebilecekleri kamusal alanlar hazırlayacağız. Haydarpaşa ve Sirkeci’yi İstanbul’un kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunacak iki yeni merkez olarak görüyoruz. İlk etapları 2027 yılında açmayı hedefliyoruz. Uygulama takvimini de bilimsel tespitler ve koruma gereklilikleri doğrultusunda ilerletiyoruz.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.