ABD'de Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu elde etmesinin ardından Avrupalı ekonomistler, Washington'da siyasi tıkanıklık ve küresel piyasalarda belirsizlik uyarısında bulundu. Uzmanlar, bütçe ve borç tavanı krizlerinin yeniden gündeme gelebileceğini, Trump yönetiminin ise dış politikaya ağırlık verebileceğini öngörüyor.
04 Kasım 2026 16:05 04 Kasım 2026 16:29 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD'de Kongre ara seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre Demokratlar, Senato'da 54, Temsilciler Meclisinde 228 sandalyeye ulaşarak her iki kanatta da çoğunluğu elde etti.
Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu kaybetmesi, ABD'nin ekonomi ve dış politikasında yaşanabilecek değişikliklere ilişkin tartışmaları artırdı. Avrupa'nın önde gelen ekonomi enstitüleri ve finans kuruluşlarının temsilcileri, seçim sonuçlarının bütçe müzakerelerinden uluslararası ticarete kadar birçok alanda etkili olabileceğini değerlendirdi.
ABD'de siyasi tıkanıklık ve bütçe krizi uyarısı
Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) Başkanı Marcel Fratzscher, Demokratların çoğunluğu elde etmesiyle ABD'de güçler ayrılığının daha etkin işleyeceğini belirtti.
Fratzscher, Kongre'nin bütçe yetkilerini kullanarak Trump'ın İran politikasını sınırlandırabileceğini, bunun da enerji fiyatlarının düşmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Ifo Başkanı Clemens Fuest ise Trump'ın yeni vergi indirimleri gibi politikalarını hayata geçirmek için gerekli Kongre çoğunluğunu kaybettiğine dikkat çekti. Fuest, bu durumun federal hükümetin kapanmasına yol açabilecek bütçe anlaşmazlıklarını ve harcama dondurma kararlarını artırabileceği uyarısında bulundu.
2027'de borç tavanı piyasaları baskılayabilir
Landesbank Baden-Württemberg Analisti Dirk Chlench, Beyaz Saray ile Kongre arasında iki yıl boyunca çatışmalı bir ilişkinin yaşanabileceğini öngördü.
Büyük yasa değişikliklerinin iki partinin uzlaşmasına bağlı hale geleceğini belirten Chlench, mali teşviklerin sınırlanabileceğini ve borç tavanı tartışmalarının yeniden gündeme gelebileceğini söyledi. Chlench'e göre borç tavanı sorunu, 2027 yılında sermaye piyasaları üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.
Alman Ekonomisi Enstitüsü (IW) Direktörü Michael Hüther de bütçe görüşmelerinde geçici temerrüt riski taşıyan bir tıkanıklık yaşanabileceğini belirtti.
Trump'ın dış politikaya yönelmesi bekleniyor
Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) Başkanı Achim Wambach, Trump'ın iç politikadaki hareket alanının daralmasıyla dış politika ve ticaret politikalarına daha fazla ağırlık verebileceğini değerlendirdi.
Wambach, Demokratların çoğunluğu elde etmesinin ABD'nin korumacı ticaret politikalarından vazgeçeceği anlamına gelmediğini vurguladı. Berenberg Bank Başekonomisti Holger Schmieding ise Trump'ın görev süresinin kalan iki yılında dış politikada daha fazla çalkantı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Schmieding, özellikle ABD'nin yaptırımlarla baskısını artırdığı Küba'nın yeni bir gerilim kaynağı olabileceğini ifade etti.
Avrupa'ya ekonomik bağımsızlık çağrısı
Wambach, Avrupa'nın ABD'deki seçim sonuçlarına güvenerek ekonomi politikalarını ertelememesi gerektiğini belirtti.
Avrupa'nın rekabet gücünü artırması ve stratejik bağımsızlığını güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Wambach, ortak pazardaki ticari engellerin azaltılması ve uluslararası ticaret anlaşmalarının hızlandırılması çağrısında bulundu. VP Bank Başekonomisti Thomas Gitzel ise Cumhuriyetçilerin oy kaybında yüksek enflasyonun etkili olduğunu savundu.
Gitzel, yatırımcıların seçim sonuçlarına piyasalarda verilen ilk tepkileri aşırı yorumlamaması gerektiğini belirterek Kongre'deki sandalye dağılımının tarihsel olarak borsaların uzun vadeli performansında belirleyici olmadığını ifade etti.
Commerzbank Ekonomisti Christoph Balz da Trump'ın kalan görev süresinde başkanlık kararnamelerine ve dış politikaya daha fazla yönelebileceğini öngördü.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.