YAYINLAMA 04 Kasım 2026 08:58
GÜNCELLEME 04 Kasım 2026 09:05
Coface Ekonomisti Seltem İyigün, manşet enflasyonun %30’un altına gerilediği mevcut süreçte, dezenflasyon eğiliminin kademeli de olsa sürmesini piyasalar açısından görece olumlu bir gelişme olarak niteledi. Uzun süredir yüksek faiz ve sıkılaşma ortamında faaliyet gösteren reel sektör için enflasyonun düşüş patikasına girmesinin önemine değinen İyigün, 12 ay sonrası piyasa enflasyon beklentisinin %23 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. İyigün, iç talepteki yavaşlamanın enflasyondaki düşüşü desteklediğini belirtti.
"Fon krizi milli geliri %0,2 ile %0,3 oranında yavaşlatabilir"
Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin harcamalar tarafındaki yansımalarını değerlendiren İyigün, bireysel tüketim ve kredi kartı harcamalarındaki gerilemenin verilere yansımaya başladığını söyledi. Bu durumun bir yandan toplam talebi sınırlarken diğer yandan servet etkisiyle harcama daralması yarattığını vurguladı.
Kurumsal tarafta ise nakitlerini fonlarda değerlendiren firmaların tedarikçilerine yapmaları gereken ödemelerde gecikmeler yaşandığına dikkat çeken İyigün, bu tablonun genel bir likidite sıkışıklığına yol açtığını kaydetti. İyigün, harcamalardaki bu gerilemenin tüketim çarpanı üzerinden milli gelir üzerinde %0,2 ile %0,3 arasında aşağı yönlü bir yavaşlama etkisi üretebileceğini belirtti.
Finansmana erişimde bankaların seçici tutumu sürüyor
KOBİ'lere yönelik sağlanan Nefes Kredisi gibi destek paketlerinin piyasa likiditesine katkı sunduğunu ifade eden İyigün, şirketlerin sermaye ve nakite erişiminde temel mekanizmanın bankacılık kredi kanalı olduğunu söyledi. Bankaların kredi verirken seçici tutumunu koruduğunu aktaran İyigün, finansman maliyetleri yüksek firmaların nakite erişimde zorlandığını belirtti.
Piyasayı rahatlatacak makro ihtiyati gevşeme adımlarına ilişkin öngörülerini de paylaşan İyigün, enflasyonist baskı yaratmamak adına ekonomi yönetiminin aceleci davranmayacağını kaydetti. İyigün, reel sektörü rahatlatacak adımlar öncesinde önümüzdeki ilk çeyrek (mart ayı) enflasyon verilerinin görülmek istenebileceğini söyledi.
Jeopolitik risklerin petrol fiyatlarına etkisi
Küresel piyasalardaki gelişmelere de değinen İyigün, Hürmüz ve Babil Mendep boğazlarındaki hassasiyet ile jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk primi oluşturduğunu ve fiyatların gerilemesini engellediğini vurguladı. Petrol fiyatlarında yüksek dalgalanma yaşandığını belirten İyigün, bölgede kalıcı bir ateşkes veya barış ihtimalinin belirmesi durumunda petrol fiyatlarının hızla aşağı gelebileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.