Karadeniz’de savaşın genişleyen güvenlik riski deniz ticaretini durma noktasına getirirken, Boğaz’dan geçen gemi sayısı son 3-3,5 ayda yüzde 85 azaldı. Gemilerin barınma ve yanaşma ücretleri 5 kat arttı. Personel, kumanya ve sigorta giderleriyle sefer dışı kalan bir geminin aylık maliyeti 70-75 bin doları buluyor. Artan lojistik maliyetleri enflasyonu derinleştirirken gıda krizi riskini de artırıyor.
04 Kasım 2026 00:00 04 Kasım 2026 00:03 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Aysel YÜCEL
aysel.yucel@dunya.com
Karadeniz’de savaşın deniz ticaretine etkileri giderek ağırlaşıyor. Güvenlik riskinin Ukrayna ve Rusya limanlarının dışına taşması, bölgedeki gemi trafiğini önemli ölçüde daraltırken armatörler sefer yapamadıkları gemilerin maliyetini karşılamakta zorlanıyor. DEİK Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Ziya Uzel, Karadeniz’deki gelişmelerin yalnızca deniz taşımacılığını değil, hammadde tedarikinden üretime, ihracattan finansmana kadar bütün ticaret zincirini etkilediğini söyledi.
Dünya Gazetesi TV YouTube kanalındaki Lojistik Sohbetleri programında sorularımızı yanıtlayan Ziya Uzel, Boğaz’dan geçen gemi sayısının son 3-3,5 ayda normal seviyesinin yüzde 15’ine gerilediğini belirtti. Karadeniz’de güvenlik tehdidinin giderek genişlediğine dikkat çeken Uzel, yalnızca savaşan ülkelerin limanlarına giden gemilerin değil, bölgedeki diğer limanlara uğrayan gemilerin de hedef olabildiğini ifade etti.
Sefer yapamayan gemilerin armatörler üzerindeki yükü de büyüyor. Uzel, özellikle koster tipi gemilerin başka coğrafyalarda çalışma imkânının sınırlı olduğunu, bu nedenle Karadeniz ve çevresinde beklemek zorunda kaldıklarını söyledi. Daha önce günlük 400-600 dolar seviyesinde olan gemilerin barınma ve yanaşma ücretlerinin bugün arz-talep nedeniyle 2 bin dolara çıktığını belirten Uzel, personel maaşları, elektrik, kumanya ve sigorta giderlerinin de devam ettiğini kaydetti.
Uzel, 3 bin tonluk bir geminin yanaşma ve barınma giderlerinin yanı sıra personel ve sigorta maliyetleri de bulunduğuna dikkat çekerek, hiçbir gelir elde edilmese bile gemiyi bekletmenin aylık toplam maliyetinin 70-75 bin doları bulduğunu ifade etti.
Alternatif rotalar ihtiyacı karşılamıyor
Karadeniz’deki tıkanıklık, özellikle demir cevheri, kömür ve tahıl gibi yüksek hacimli yüklerin taşınmasında ciddi sorun yaratıyor. Bu yüklerin karayolu ve demiryoluyla taşınmasının hem daha pahalı hem de kapasite açısından sınırlı olduğunu belirten Uzel, alternatif güzergâh arayışlarının firmalara ek maliyet getirdiğini söyledi.
Tuna Nehri üzerinden Romanya limanlarına yapılan aktarmalarla TIR, demiryolu ve denizyolu kombinasyonlarının kullanıldığını anlatan Uzel, Hazar Denizi güzergâhının da Rusya tarafından değerlendirildiğini belirtti. Ancak Hazar’da navlunların 100-110 dolar seviyesine çıkarak dört-beş kat arttığını kaydeden Uzel, bu güzergâhların mevcut ticaret hacmini karşılayabilecek kalıcı çözümler olmadığını dile getirdi.
Firmalar için finansman desteği çağrısı
Karadeniz’deki aksamanın firmaları daha yüksek stok tutmaya ve alternatif tedarik zincirlerine yönelmeye zorladığını belirten Uzel, bunun işletmelerin finansman ihtiyacını artırdığını söyledi. Üretim ve teslimat sürelerinin öngörülemez hale geldiğini, tahsilatların gecikmesinin işletme sermayesini zorladığını ifade eden Uzel, yalnızca armatörlerin değil, ihracatçı ve ithalatçıların da desteğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Kamuya finansman ve teminatlara erişim konusunda kolaylık sağlanması çağrısı yapan Uzel, Türkiye’nin limanları, lojistik altyapısı ve coğrafi konumuyla alternatif taşımacılık çözümlerinde önemli rol üstlenebileceğini söyledi. Uzel, ticaretin eski hacmine ulaşabilmesi için öncelikle güvenli limanların ve gemi seferlerinin yeniden sağlanması gerektiğini belirtti.
Türkiye'de buğday fiyatı son üç ayda yüzde 55'e yakın arttı
Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl üretiminin yüzde 32'sini karşıladığını hatırlatan Uzel, bölgede yaklaşık 60 milyon ton tahılın dışarı çıkmayı beklediğini söyledi. Alternatif güzergâhların bu hacmi taşımakta yetersiz kaldığını belirten Uzel, Güney Amerika’dan tedarikin de küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından kolay olmadığını ifade etti. Karadeniz’den 3-5 bin tonluk partilerle ürün alabilen işletmelerin, Güney Amerika’dan 30-60 bin tonluk gemilerle yapılan taşımaların gerektirdiği finansmana ulaşmasının güç olduğunu kaydetti.
Uzel, Türkiye’de buğday fiyatının iki buçuk-üç ay önce 200- 220 dolar seviyesindeyken son i dönemde 310-315 dolara yükseldiğini belirtti. Güvenlik sorununun çözülmemesi halinde lojistik maliyetlerin gıda fiyatlarına yansımasının derinleşeceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin rolü kritik
Ziya Uzel, Türkiye’nin daha önce Birleşmiş Milletler ile birlikte tahıl koridorunun oluşturulmasında üstlendiği rolün benzerinin yeniden önem kazandığını söyledi. Uzel, kalıcı çözümün güvenliğin sağlanması ve savaşın taraflarının ortak bir zeminde buluşmasından geçtiğini ifade etti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.