4 Kasım 2026, Çarşamba · 01:48 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Yatan geminin aylık maliyeti 75 bin dolara yükseldi

Karadeniz’de savaşın genişleyen güvenlik riski deniz ticaretini durma noktasına getirirken, Boğaz’dan geçen gemi sayısı son 3-3,5 ayda yüzde 85 azaldı. Gemilerin barınma ve yanaşma ücretleri 5 kat arttı. Personel, kumany…

Yatan geminin aylık maliyeti 75 bin dolara yükseldi

Karadeniz’de savaşın genişleyen güvenlik riski deniz ticaretini durma noktasına getirirken, Boğaz’dan geçen gemi sayısı son 3-3,5 ayda yüzde 85 azaldı. Gemilerin barınma ve yanaşma ücretleri 5 kat arttı. Personel, kumanya ve sigorta giderleriyle sefer dışı kalan bir geminin aylık maliyeti 70-75 bin doları buluyor. Artan lojistik maliyetleri enflasyonu derinleştirirken gıda krizi riskini de artırıyor.

04 Kasım 2026 00:00 04 Kasım 2026 00:03 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Aysel YÜCEL
aysel.yucel@dunya.com

Karadeniz’de savaşın deniz ticaretine et­kileri giderek ağırla­şıyor. Güvenlik riskinin Uk­rayna ve Rusya limanlarının dışına taşması, bölgedeki ge­mi trafiğini önemli ölçüde daraltırken armatörler se­fer yapamadıkları gemilerin maliyetini karşılamakta zor­lanıyor. DEİK Türkiye-Uk­rayna İş Konseyi Başkanı Zi­ya Uzel, Karadeniz’deki ge­lişmelerin yalnızca deniz taşımacılığını değil, ham­madde tedarikinden üreti­me, ihracattan finansmana kadar bütün ticaret zincirini etkilediğini söyledi.

Dünya Gazetesi TV YouTu­be kanalındaki Lojistik Soh­betleri programında soruları­mızı yanıtlayan Ziya Uzel, Bo­ğaz’dan geçen gemi sayısının son 3-3,5 ayda normal seviye­sinin yüzde 15’ine gerilediği­ni belirtti. Karadeniz’de gü­venlik tehdidinin giderek ge­nişlediğine dikkat çeken Uzel, yalnızca savaşan ülkelerin li­manlarına giden gemilerin değil, bölgedeki diğer liman­lara uğrayan gemilerin de he­def olabildiğini ifade etti.

Sefer yapamayan gemile­rin armatörler üzerindeki yükü de büyüyor. Uzel, özel­likle koster tipi gemilerin başka coğrafyalarda çalış­ma imkânının sınırlı olduğu­nu, bu nedenle Karadeniz ve çevresinde beklemek zorun­da kaldıklarını söyledi. Daha önce günlük 400-600 dolar seviyesinde olan gemilerin barınma ve yanaşma ücret­lerinin bugün arz-talep ne­deniyle 2 bin dolara çıktığını belirten Uzel, personel ma­aşları, elektrik, kumanya ve sigorta giderlerinin de de­vam ettiğini kaydetti.

Uzel, 3 bin tonluk bir gemi­nin yanaşma ve barınma gi­derlerinin yanı sıra personel ve sigorta maliyetleri de bu­lunduğuna dikkat çekerek, hiçbir gelir elde edilmese bi­le gemiyi bekletmenin aylık toplam maliyetinin 70-75 bin doları bulduğunu ifade etti.

Alternatif rotalar ihtiyacı karşılamıyor

Karadeniz’deki tıkanıklık, özellikle demir cevheri, kö­mür ve tahıl gibi yüksek ha­cimli yüklerin taşınmasında ciddi sorun yaratıyor. Bu yük­lerin karayolu ve demiryoluy­la taşınmasının hem daha pa­halı hem de kapasite açısın­dan sınırlı olduğunu belirten Uzel, alternatif güzergâh ara­yışlarının firmalara ek mali­yet getirdiğini söyledi.

Tuna Nehri üzerinden Ro­manya limanlarına yapılan aktarmalarla TIR, demiryo­lu ve denizyolu kombinas­yonlarının kullanıldığını anlatan Uzel, Hazar Denizi güzergâhının da Rusya ta­rafından değerlendirildiği­ni belirtti. Ancak Hazar’da navlunların 100-110 dolar seviyesine çıkarak dört-beş kat arttığını kaydeden Uzel, bu güzergâhların mevcut ti­caret hacmini karşılayabile­cek kalıcı çözümler olmadı­ğını dile getirdi.

Firmalar için finansman desteği çağrısı

Karadeniz’deki aksamanın firmaları daha yüksek stok tutmaya ve alternatif tedarik zincirlerine yönelmeye zorladığını belirten Uzel, bunun işletmelerin finansman ihtiyacını artırdığını söyledi. Üretim ve teslimat sürelerinin öngörülemez hale geldiğini, tahsilatların gecikmesinin işletme sermayesini zorladığını ifade eden Uzel, yalnızca armatörlerin değil, ihracatçı ve ithalatçıların da desteğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Kamuya finansman ve teminatlara erişim konusunda kolaylık sağlanması çağrısı yapan Uzel, Türkiye’nin limanları, lojistik altyapısı ve coğrafi konumuyla alternatif taşımacılık çözümlerinde önemli rol üstlenebileceğini söyledi. Uzel, ticaretin eski hacmine ulaşabilmesi için öncelikle güvenli limanların ve gemi seferlerinin yeniden sağlanması gerektiğini belirtti.

Türkiye'de buğday fiyatı son üç ayda yüzde 55'e yakın arttı

Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl üretiminin yüzde 32'sini karşıladığını hatırlatan Uzel, bölgede yaklaşık 60 milyon ton tahılın dışarı çıkmayı beklediğini söyledi. Alternatif güzergâhların bu hacmi taşımakta yetersiz kaldığını belirten Uzel, Güney Amerika’dan tedarikin de küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından kolay olmadığını ifade etti. Karadeniz’den 3-5 bin tonluk partilerle ürün alabilen işletmelerin, Güney Amerika’dan 30-60 bin tonluk gemilerle yapılan taşımaların gerektirdiği finansmana ulaşmasının güç olduğunu kaydetti.

Uzel, Türkiye’de buğday fiyatının iki buçuk-üç ay önce 200- 220 dolar seviyesindeyken son i dönemde 310-315 dolara yükseldiğini belirtti. Güvenlik sorununun çözülmemesi halinde lojistik maliyetlerin gıda fiyatlarına yansımasının derinleşeceği uyarısında bulundu.

Türkiye’nin rolü kritik

Ziya Uzel, Türkiye’nin daha önce Birleşmiş Milletler ile birlikte tahıl koridorunun oluşturulmasında üstlendiği rolün benzerinin yeniden önem kazandığını söyledi. Uzel, kalıcı çözümün güvenliğin sağlanması ve savaşın taraflarının ortak bir zeminde buluşmasından geçtiğini ifade etti.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Şirket Hyundai itiraf etti: Otomotiv dünyasının büyük hayali krize dönüştü NTV Otomobil · 48 dk önce Borsa İhracatçı zoru başardı, ekim ihracatı yüzde 8,1 arttı Dünya Gazetesi · 1 saat önce Makroekonomi Petrol fiyatı Trump’ın İsrail kararıyla düşüşe geçti Paratic · 3 saat önce Borsa 800 milyar dolarlık sermaye İstanbul'da: Yatırımcıların Türkiye'deki şikâyeti ortaya çıktı Ekonomim · 4 saat önce Makroekonomi Bakır fiyatlarında sert düşüş: Tonu 14 bin doların altını gördü CNBC-e · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.