Tabii bu alternatif proje de bünyesinde çeşitli meşakkatler ve paradokslar barındırıyor.
İran, bu projeye Zengezur Koridoru’ndaki gibi söylemsel olarak olmasa da eylemleriyle karşı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Daha önce bu projeyi yap-işlet-devret modeliyle yapması muhtemel olan Erbilli iş adamı Pêşrew Dizayi, 2024 yılında İran tarafından evine yapılan füze saldırısıyla 11 aylık kızıyla birlikte öldürülmüştü. Dahası İran’a yakın Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Ankara’da gerçekleştirdikleri imza töreninde Kalkınma Yolu Projesi’nin anlaşma metnini imzalamayı reddetmişti. Anlaşma ancak Başbakan Zeydi’nin müdahalesiyle imzalanabilmişti.
Diğer bir taraftan Irak’ta merkezi hükümetle (Bağdat), bölgesel hükümet (Erbil) Kalkınma Yolu güzergâhı için müşterek bir mutabakata varmış değil.
Kimileri de Suriye Devrimi’yle birlikte bu yolun güzergâhı için yeni rotalar öneriyor.
Örneğin yolun Irak’ın kuzeyine gelmeden, Rabia ve Nusaybin sınır kapıları üzerinden doğrudan Türkiye’ye bağlanması gibi. Başta kulağa hoş gelebilir. Ancak uzun vadede Türkiye için büyük bir risk barındırmakta. Aşağıdaki haritada da görüleceği üzere vakti saati geldiğinde Türkiye, çok kolay bir şekilde Suriye ve Lübnan üzerinden baypas edilebilir. Nitekim bu yönde bazı girişimler de gözden kaçmamakta. Binaenaleyh Türkiye, ilerideki muhtemel senaryolara karşı Kalkınma Yolu’nun bir bütün olarak Irak üzerinden Türkiye’ye bağlanmasını mutlaka güvenceye almalı.
Bir de bu yolun Erbil, Kerkük ve IKBY boyutu var.
Kalkınma Yolu için bugüne kadar çeşitli rotalar dillendirildi. Ancak ne yazık ki yolun, ismiyle müsemma olmasını sağlayacak rotalar belirlenmedi. Çünkü mevzubahis rotalar, Irak’ın tarihî, ticari, kültürel ve siyasi etkinliğe sahip şehirleri yerine âdeta kuş uçmaz, kervan geçmez çölleri üzerinden planlanmakta. Bütün yerleşim haritalarında görüldüğü gibi Irak’ın iskân bölgeleri (münhasıran Bağdat’ın kuzeyi) Dicle Nehri’nin doğusuna yayılmış durumda. Bu yayılış, tabii koşulların bir sonucudur. Dolayısıyla kalkınmayı amaçlayan yol, çöller yerine ticari merkez ve nüfus lokasyonlarından geçmelidir. Kaldı ki Erbil ile Kerkük’ün konumunun Bağdat’la aynı meridyende olması rotasal kolaylık sağlamakta. Aynı zamanda güvenlik risklerini minimuma indirmekte.
Şayet bu yol yapılacaksa ve yerleşim yerleri Dicle Nehri’nin doğusundaysa Erbil ve Kerkük’ü içine almayan bir yolun kalkınma ve refah getireceğini iddia etmek pek de mümkün değil. Kaldı ki bu şehirlerin özgül ağırlığından bahsetmeye gerek bile yok.
Bu sürecin selameti için 2025 yılının Haziran’ında, İran ve İsrail’in 12 Günlük Savaşı’nın analizini yapan Millî İstihbarat Akademisinin 58 sayfalık raporunda belirttiği üzere Türkiye’nin bölgesel istikrar için IKBY ile diyalog ve iş birliği hâlinde olması gerektiği mantığıyla Kalkınma Yolu bahsinde de muhakkak IKBY’yle gereken istikşafi görüşmeleri yapmalı.
Kaldı ki Kalkınma Yolu, hangi rotadan geçerse geçsin 2005 Irak Anayasası’nın 117. maddesinin yanı sıra IKBY’ye 140. maddeyle (ihtilaflı bölgeler) tanınan haklarla her türlü anayasal hak ve talepte bulunma imkânı tanımlamaktadır.
Hatta IKBY’nin bu anayasal hakları sayesinde 2015 yılında Bağdat’la ilişkilerinin iyi olmadığı dönemde Türkiye, IKBY’nin davetiyle DAİŞ’le mücadele ve diğer bazı sebeplerle Başika’da askerî üs kurabildi. Bu durum, IKBY’nin anayasal gücünün en bariz numunesi. Dahası IKBY, 2015 yılında Rus uçağının düşürülmesi mevzusunda Rusya’nın Türkiye’ye yönelik olası doğal gaz kesintisi tehdidine karşı Rusya gibi dev bir gücü karşısına almak pahasına dostane bir tavır alarak Türkiye’ye doğal gaz arz güvenliği garantisi vermişti.
Ez cümle; ekonomiden jeopolitik çıkarlara, güvenlik ve istikrardan birçok alana yoğun iş birliğinin yapıldığı IKBY’yle iş birliği artarak devam etmeli.
Dolayısıyla Ankara, Bağdat ve Erbil hükümetleri Kalkınma Yolu Projesi için zaman kaybetmeksizin istikşafi görüşmeler yapıp müessir sonuçlar almaya odaklanmalılar.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Hakkında daha ayrıntılı: kalkınma yolu
DAHA FAZLA HABER OKU
Ufuk Karcı Değişimi yönetememe riski: Stratejik düşünce yoksunluğu
Hasan Kanaatlı Hakiki öz benliğimizi nasıl ortaya çıkarabiliriz?
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.