3 Kasım 2026, Salı · 12:17 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Madende iyileştirmelere ihtiyaç var

TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye’nin kritik mineraller, stratejik madenler dahil her alanda güçlü potansiyeli olduğunu söylerken sektörde yeni düzenlemelere de ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Daha atılması gereken adımlar var Sektöre yönelik eleştirilere yanıt Türkiye’nin uç ürünlere gidişi: Rafinaja yatırım yapılmalı

MEHMET KAYA/ANKARA

Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, madenciliğin geliştirilmesi için atılan adımların olumlu olduğunu, Orta Vadeli Programa bu sektörün geliştirilmesi kararının girmesini önemli olarak gördüklerini söyledi. Başta çevre ve iş güvenliği- sağlığı alanındaki eleştiriler nedeniyle, sektöre yönelik yaklaşımda zorluklar görüldüğünü söyleyen Yılmaz, “Bir kafa karışıklığı olduğunu görüyoruz” dedi. Türkiye- Kanada İş Konseyi Başkanlığı görevini de yürüten Yılmaz, bu ülke ile ilişkileri konjonktürel görmediğini, enerji ve savunma alanındaki işbirliğinin uzun yıllara işaret ettiğini kaydederken, en önemli göstergelerden serbest ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar önemli seviyeye ulaşması kararına dikkat çekti.

Daha atılması gereken adımlar var

EKONOMİ’nin sorularını yanıtlayan Mehmet Yılmaz, izin ve ruhsat süreçlerindeki iyileşmenin memnuniyet yarattığını ancak atılması gereken adımlar bulunduğunu vurguladı. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Atatürk’ün bu alana özel önem vermesine, MTA’nın ve Etibank’ın arama, işletme ve finans sektörlerini bir araya getiren yapısına vurgu yapan Yılmaz, bir ara GSYH’nin yüzde 33’lerine kadar ulaşan bu sektörün, yıllar içinde devletin başka alanlara odaklanması, ekonominin büyümesi son dönemde ise çevre ve diğer kaygılarla gerilediği yorumunu yaptı. Yılmaz, gelinen aşamada, Türkiye’nin güçlü madencilik potansiyelinin değerlendirilmesi için sektörün yapması gerekenlere işaret ederek, “İnsanı ve çevreyi öncelemediğiniz zaman artık değil altın, kritik mineral, nadir toprak elementi, ne üretirseniz üretin bir cesametiniz olmaz, ağırlığınız olmaz, kabul göremezsiniz” dedi.

Çevre ya da sanayi, bir tercih yapılmaması gerektiğini söyleyen Yılmaz, her iki alanın da korunarak başarı sağlanabileceğini, başta nadir metal-mineraller olmak üzere her ülke için öne çıkan stratejik-kritik madenler bulunduğunu, tüm ülkelerin bu alandaki varlık ve teknolojilerini katı biçimde korumaya başladığını vurguladı.

Dolayısıyla bizim madenciliği desteklememiz lazım ama geldiğimiz noktada bir kafa karışıklığımız var” diyen Yılmaz, madenciliği kolaylaştırmak için yapılan değişikliklerin bürokrasi tarafından da içselleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sektöre yönelik eleştirilere yanıt

Sektöre yönelik eleştirilerin başında, arama ve işletme ruhsatlarının kapsam ve süreleri geldiğinin hatırlatılması üzerine Yılmaz, arama için 7, işletmeler için de 10 yıl süre verildiğini, işletme ruhsatlarının dönem sonlarında yenilendiğini vurgulayan Yılmaz, uzun süreli yatırım nedeniyle işletme ruhsatı sürelerinin önemli olduğunu, geçmişte çok uzun süre verilmesi nedeniyle kamuoyundaki olumsuz algıya karşılık 10 yıllık süreleri makul gördüğünü anlattı.

Ruhsat kapsamlarını gösteren haritaların da yanlış algıya yol açtığını savunan Yılmaz, “Mesela Çanakkale’nin yüzde 80'i maden ruhsatı deniyor, bir STK ısrarla yayınlıyor. Bakın veri tabanına girin, dosyayı inceleyin, Çanakkale'de kazılmamış yer kalmaması lazım… Madencilik dediğinizde kazılan alan önemlidir. İşletme ruhsatı demek kazılan alan demek değil, fizibilite demek kazılan alan değil. Detay arama dönemi demek kazılan arama alanı demek değil arama ruhsatı demek yine değil” dedi.

Türkiye’nin madencilikten aldığı payların düşük olduğu eleştirilerine de karşı çıkan Yılmaz, ülke olarak dünyadaki en yüksek altın madenciliği paylarından birinin uygulandığını savundu. Yılmaz, altın fiyatlarının 4 bin doların üzerinde olduğu seviyede yüzde 13’lere varan doğrudan devlet hakkı aldığını, kurumlar vergisi, orman bedeli ve çalışanların vergi-primleri dahil edildiğinde yüksek bir kamu payının söz konusu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin uç ürünlere gidişi: Rafinaja yatırım yapılmalı

Madencilikte ana riskin aramada olduğunu bu konuda Türkiye’nin finans olarak güçlü yabancı ülkelerle işbirliği gerektiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin potansiyeline işaret etti. “Türkiye'de bir de öyle bir jeolojik potansiyel var ki yani doğada bulunan 90 küsur çeşit mineral 70 tanesini üretebiliyoruz” diyen Yılmaz, bu aşamadan sonra ülkeye daha fazla katma değer için rafinaj yeteneğinin kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Biz endüstrimizde bunu yeterince kullanabilecek miyiz? Cevher halinde dışarıya göndermenin ne anlamı var? Bize ne fayda sağlayacak? Kaldı ki bağımlılık vurgunuz var. İyi yaptığımız örneklere bakalım. Eskişehir Beylikova’da (nadir metaller madeni) -aslında bu yatak çok da yeni değil, 70’li yıllarda MTA’nın becerisidir- mükemmel başarıdır. Peki, bunları üretmek, maden olarak ortaya koymak önemli. Ya siz rafinajı yapamazsanız, bunu ortaya koyamazsanız ki orada da teknoloji geliştirilmesi çok önemli. Bu alanda bizim çaba göstermemiz gerekiyor. Daha fazla AR-GE, yatırımı yapmamız gerekiyor. Beylikova için ETİ Maden yapıyor” dedi.

Mehmet Yılmaz, tüm ekosistem açısından, maden üretimi, rafinaj, işleme-ürün haline getirme ve pazarlamada tüm zincirin sahibinin olunduğu tek madenin Türkiye için altın olduğunu belirtti.

İlgili Haberler
Makroekonomi Bakan Gürlek'ten fon açıklaması: "Tüm karanlık noktalar aydınlatılacak" CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi ASELSAN'dan 1,1 milyar dolarlık dev anlaşma! CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi 4 AYLIK ENFLASYON FARKI BELLİ OLDU! Enflasyon Farkına Göre Memur, SSK ve Bağ-Kur Emeklisi Kesinleşen Zam Oranı Kaç? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi SON DAKİKA | Bakan Bolat duyurdu! İhracatta çifte rekor kırıldı CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi 4 Aylık Enflasyon Farkı Belli Oldu! Memur, SSK ve Bağ-Kur Emeklisi Zam Oranı Yüzde Kaç? CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.