YAYINLAMA 02 Kasım 2026 00:00
GÜNCELLEME 02 Kasım 2026 00:07
VEYSEL AĞDAR
2026 yılının genel olarak tarımsal üretim açısından verimli geçtiğini, ancak bazı ürünlerde kalite kayıplarının yaşandığını belirten Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis bakliyat fiyatlarında kuru fasulye dışında genel bir yükseliş görülmediğine dikkat çekti, küresel piyasalarda ise jeopolitik riskler, lojistik aksamalar ve iklim koşullarının gıda fiyatlarını yukarı yönlü etkilediğini bildirdi. Aşırı yağışlar nedeniyle bazı bakliyat ürünlerinde tane büyüklüğü ve böceklenme kaynaklı sorunlar yaşandığını vurgulayan Reis, “Kuru gıda fiyatlarının son bir yıllık seyrine bakıldığında kuru fasulye, barbunya ve bulgurda fiyat artışı var. En fazla fiyat artışı yüzde 40-45 ile kuru fasulyede. Nohut ve yeşil mercimek fiyatlarında ise düşüş var” dedi. Kuru fasulyede fiyat artışının rekoltedeki düşüşten kaynaklandığını vurgulayan Reis, “TÜİK verilerine göre bu yılki rekolte yaklaşık 210 bin ton bekleniyor. Geçen yıl 247 bin ton düzeyindeydi. Yaklaşık 40 bin ton kayıp var” diye konuştu.
İri taneli ürün oranı düşük
Bu yıl bazı ürünlerde verim artışı yaşanmasına rağmen kalite sorunlarının öne çıktığını belirten Reis, özellikle bakliyatta böceklenme ve tane büyüklüğünün fiyatlar üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. Geçen yıl nohutta iri taneli ürünün az bulunmasının fiyatları yukarı çektiğini hatırlatan Reis, bu yıl nohutta iri taneli ürün miktarının arttığını fiyatının da gerilediğini buna karşılık kuru fasulyede iri taneli ürün oranının düşük olduğunu söyledi. Bu durumun ürünün kalitesine ve piyasa fiyatına doğrudan yansıdığını belirten Reis, aynı ürün grubunda farklı kalite sınıfları arasında önemli fiyat farkları oluşabildiğine dikkat çekti. Yeşil mercimekte ise hasat öncesi ve özellikle patoz işlemi sırasında ortaya çıkan böceklenmenin fiyatları aşağı çektiğini ifade eden Reis, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alımlarının üreticiye destek sağladığını ancak böceklenme sorununun kökten çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın üretici üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirten Reis, maliyetlerde kalıcı bir düşüş sağlanmadan gıda fiyatlarında kalıcı gerileme beklemenin güç olduğunu söyledi. Gıda enflasyonuyla mücadelede tarımsal girdilerin kontrol altına alınmasının, yerli üretim kapasitesinin artırılmasının ve verimliliğin yükseltilmesinin önem taşıdığını ifade eden Reis, yerli tarımsal ilaç üretimindeki gelişmelerin olumlu olduğunu, gübre başta olmak üzere tarımsal üretimde kullanılan girdilerde de yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin dışa bağımlılığı azaltabileceğini kaydetti.
Dünya gıda piyasalarında da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskının arttığını belirten Reis, sıcak ve kurak hava koşulları, El Niño kaynaklı riskler, jeopolitik gelişmeler ve Karadeniz’deki ticari aksamaların temel tarım ürünlerinde arz endişelerini artırdığını söyledi.
Uluslararası piyasalarda tahıl ve bazı temel gıda gruplarında fiyat yükselişlerinin hakim olduğunu vurgulayan Reis, özellikle buğday fiyatlarındaki artışın yanı sıra bitkisel yağ piyasasındaki hareketliliğin de dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydetti. Lojistik sorunlar ve jeopolitik risklerin küresel tedarik zincirlerini etkilediğini belirten Reis, dünya genelinde gıda fiyatlarının geleceğinin iklim koşulları ve üretim miktarlarıyla yakından bağlantılı olduğunu söyledi. Reis, Türkiye’nin 2026 yılı hasadını en iyi şekilde değerlendirmesi ve gıda güvenliği açısından yeterli stok bulundurması gerektiğini vurgulayarak, iklim değişikliğinin etkilerine karşı uzun vadeli önlemlerin önemine dikkat çekti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.