İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım. Suç işlediğime dair herhangi bir delil bulunmamasından dolayı beraatle sonuçlanan Gezi davasından sonra, AİHM kararına rağmen, kurgulanan casusluk suçlamasıyla tutukluluğum sürdürüldü, beraat kararları bozuldu, bana ve diğer suçlananlara ağır cezalar verildi.
"Akıl almaz iddialar öne sürülmüştü"
Bana yöneltilmiş olan suçlamada delil bulunmayışını telafi etmek için akıl almaz iddialar öne sürülmüştü. Yirmi küsür siyasi parti ve siyasi örgütün, yüze yakın sendika, meslek odası ve derneğin oluşturduğu Taksim Dayanışma Platformu’nu kalkışmaya yönlendirdiğim, hükümeti devirmeye teşebbüs eden göstericilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamış olduğum iddia edildi.
Bütün bunlar görülebildiği için, AİHM son kararında özgürlüğümün kısıtlanmasına yol açan işlemleri adaletin açık biçimde inkar edilmesi olarak değerlendirdi. Bu tespit sadece hukuk kurallarına değil, etik ilkelere de riayet edilmediği anlamına geliyor. Bunun bir sonucu da insan hayatının değersiz görülmesi.
"Sağlıklı geçirebileceğim yılların önemli kısmını cezaevinde geçirmiş oldum"
Osman Kavala, cezaevine girdiğinde 60 yaşında olduğunu belirterek, "Bu yaştan sonra sivil toplum alanında aktif olarak çalışabileceğim sürenin neredeyse tamamını ve sağlıklı yaşayabileceğim yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirmiş oldum. Ancak, yaşamakta olduğumuz bütün sıkıntılara rağmen, ülkemde hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeleri görebileceğime inanıyorum. Ümit ettiğim gibi, Gezi davasından ve maruz kaldığım adaletsizlikten ders çıkartılabilirse, bu benim için teselli kaynağı olacak" ifadelerini kullandı.
Independent Türkçe
Hakkında daha ayrıntılı: osman kavalacezaevi
DAHA FAZLA HABER OKU
Müslim Sarı: CHP zapt edilemeyen son kaledir, kendilerine koltuk arayanlara kapımız kapalı
Sosyal medyada 15 yaş sınırı yürürlüğe girdi
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.