Uluslararası Para Fonu, ABD'de güçlü büyümeye rağmen enflasyonun hedefin üzerinde kaldığını belirterek Fed'in fiyat istikrarına odaklanmasını istedi. Faizlerin sabit tutulduğu toplantının ardından gelen açıklama, aralık ayında yeni bir artış ihtimalini gündemde tuttu.
Murat Ali Oral 30 Ekim 2026 09:26 30 Ekim 2026 09:30 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD ekonomisinin güçlü büyümeye devam etmesine rağmen enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığına dikkat çekti. IMF Sözcüsü Julie Kozack, 29 Ekim Perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, ABD Merkez Bankasının (Fed) ekonomik verileri yakından izleyerek para politikasını belirlemesini desteklediklerini açıkladı. Kozack, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalması nedeniyle fiyat istikrarının önceliğini koruması gerektiğini vurguladı.
Açıklama, Fed'in 28 Ekim'de politika faizini yüzde 3,75–4,00 aralığında sabit tutmasının ardından geldi. ABD'de açıklanan güçlü büyüme ve yükselen enflasyon verileri, aralık ayında yeni bir faiz artırımı yapılabileceğine ilişkin beklentileri destekliyor.
IMF'den Fed'in faiz politikasına destek
IMF Sözcüsü Julie Kozack, Fed'in eylül ayında gerçekleştirdiği faiz artışının ardından ekim toplantısında beklemeyi tercih etmesini, ekonomik gelişmelerin izlenmesi açısından uygun bulduklarını belirtti. ABD ekonomisinin güçlü seyrini sürdürdüğünü ancak enflasyonun yukarı yönlü riskler taşıdığını ifade etti.
Kozack, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın fiyat istikrarını ön planda tutan yaklaşımına destek verdi. IMF'ye göre ABD ve Avrupa merkez bankaları, enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin ekonomik görünümü zorlaştırdığı bir dönemde karar alıyor. Bu nedenle faiz politikasında açıklanacak yeni verilerin belirleyici olması gerekiyor.
Güçlü büyüme faiz artışı beklentisini artırdı
ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte son bir yılın en hızlı büyümesini kaydetti. Yüksek petrol fiyatlarına rağmen tüketici harcamalarının güçlü kalması ve şirketlerin yapay zekâ yatırımlarını artırması, ekonomik faaliyetleri destekleyen başlıca unsurlar oldu.
Büyüme verileriyle aynı gün açıklanan eylül ayı enflasyon göstergeleri ise fiyat baskılarının devam ettiğini ortaya koydu. Enflasyonun hızlanması ve fiyat artışlarının daha geniş ürün gruplarına yayılması, Fed'in aralık toplantısında faiz artırabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
Güçlü ekonomik faaliyet, merkez bankasının faiz artırımlarını değerlendirirken büyüme üzerindeki olası etkileri de hesaba katmasına olanak tanıyor. Bununla birlikte piyasalarda fiyatlanan artış olasılığı, Fed'in aralık ayında kesinlikle faiz yükselteceği anlamına gelmiyor.
ABD'de verimlilik yıllık yüzde 2,5 arttı
IMF'nin değerlendirmesinde ABD ekonomisinin verimlilik performansı da öne çıktı. Kozack, çalışılan saat başına üretimin yıllık ortalama yüzde 2,5 arttığını belirtti. Bu oranın salgın öncesindeki eğilimin ve diğer birçok ekonomide görülen verimlilik artışlarının üzerinde olduğunu kaydetti.
Ancak verimlilik kazanımlarının ekonominin bütün sektörlerine eşit biçimde yayılmadığına dikkat çekildi. Artışın özellikle teknoloji sektöründe yoğunlaşması ve güçlü hisse senedi piyasalarıyla birlikte görülmesi, büyümenin kaynaklarına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı.
IMF, verimlilikteki ilerlemenin daha geniş bir sektör ve çalışan grubuna yayılmasının önemini vurguladı. Böylece ekonomik büyümenin yalnızca teknoloji yatırımlarına değil, daha geniş üretim ve hizmet faaliyetlerine dayanmasının sağlanabileceği belirtildi.
Aralık ayındaki Fed kararı küresel piyasalar için kritik
Fed'in 8–9 Aralık tarihlerindeki toplantısı, küresel finans piyasalarının önemli gündem maddelerinden biri olacak. ABD'de enflasyonun yüksek seyretmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini desteklerken tahvil getirileri, dolar ve değerli metaller üzerinde etkili olabilecek bir unsur oluşturuyor.
Türkiye dahil gelişmekte olan ülkeler açısından ABD faizlerinin yönü, uluslararası sermaye akımları ve dış finansman koşulları bakımından önem taşıyor. Fed'in yeni bir faiz artışına gitmesi dolar cinsinden borçlanma maliyetlerini etkileyebilir. Ancak bu etkinin büyüklüğü, küresel risk iştahına ve ülkelerin kendi ekonomik koşullarına da bağlı olacak.
Piyasalar önümüzdeki haftalarda açıklanacak ABD istihdam, enflasyon ve tüketim verilerini yakından izleyecek. IMF'nin son değerlendirmesi, güçlü büyümenin tek başına para politikasında gevşeme gerekçesi oluşturmadığını ve enflasyonla mücadelenin önceliğini koruduğunu gösteriyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.