29 Ekim 2026, Perşembe · 10:27 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Cumhuriyet, geleceğe inanma cesaretidir

Cumhuriyet, geleceğe inanma cesaretidir

Bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli şey nedir? Sahip olduğu doğal kaynaklar, ekonomik büyüklüğü, sanayi kapasitesi, teknolojik gücü? Bunların her biri tabi ki çok önemli. Ama en önemlisi, o ülkede yaşayan toplumun kendi geleceğini yaratabileceğine inanması.

Cumhuriyet, bundan 103 yıl önce, bu inanç üzerine kuruldu. Savaşların, kayıpların, yoksulluğun ardından ayağa kalkmayı başaran bir ülke, geleceğini kendi yazmakta kararlıydı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet, insanların doğdukları koşulların ötesinde bir hayat hayal edebilmelerini mümkün kıldı.

Bir köy çocuğunun öğretmen, bir kız çocuğunun bilim insanı olabileceği bir ülke düşüncesi, Cumhuriyet sayesinde gerçek oldu. Bugün, Cumhuriyet’in 103. yılında, bu hayalleri nereye taşıyabildik diye bakmak gerekiyor belki de… Çocuklarımızın hayalleri ne kadar büyük, biz onlara ne kadar alan açabiliyoruz?

Bir ülkenin geleceğini anlamak için ekonomik göstergelerine bakmak kadar, çocuklarının hayallerine de bakmak gerekiyor.

CUMHURİYET, EN BÜYÜK YATIRIMI İNSANA YAPTI

Cumhuriyet’in ilk yıllarında, bütün imkânsızlıklara rağmen eğitime, bilime, kültüre ve kadınların toplumsal hayata katılımına öncelik verildi.

Henüz sanayileşmesini tamamlamamış, kaynakları son derece sınırlı bir ülkede, geleceğin insan yetiştirerek kurulabileceğine inandı Cumhuriyet.

Bugün sürdürülebilir kalkınma dediğimiz kavramın özünde de aynı anlayış var. Bir toplumun refahı, insanların potansiyellerini gerçekleştirebildikleri ölçüde kalıcı hale geliyor.

Kadınların üretime katılması, gençlerin nitelikli eğitime erişmesi, bilimsel düşüncenin güçlenmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması... Bunlar bir ülkenin ekonomik geleceğini de belirleyen tercihler.

Cumhuriyet’in kadınlara açtığı alan ise en önemli kazanımlardan biri. Kendi hayatımda sahip olduğum özgürlüklerin, aldığım eğitimin, mesleğimi seçebilmemin, düşüncelerimi yazabilmemin arkasında kuşaklar boyunca verilen bir emek var.

Bugün bu ülkede bir gazeteci olarak yazabiliyor, sorular sorabiliyor, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşananları izleyebiliyorsam, Cumhuriyet’in açtığı yolun benim hayatımdaki karşılığı tüm bunlar.

Bu kazanımların ne kadar değerli olduğunu bilmek ise, onları koruma ve geliştirme sorumluluğunu beraberinde getiriyor.

GELECEK, GENÇLERİN GİTMEK İSTEDİĞİ YERDE BAŞLAR

Bugün gençlerle konuştuğumda ilk sorduğum soru, geleceklerini nerede kurmak istedikleri. Dünyayı tanımaları, farklı ülkelerde eğitim almaları, başka kültürlerle karşılaşmaları çok değerli; ama bir gencin kendi ülkesinde hayal kurabilmesi, emeğinin karşılığını alacağına, yeteneğinin değerlendirileceğine, düşüncelerinin önemsendiğine inanması da en az bunlar kadar önemli.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında en önemli sorumluluğumuzun bu güveni güçlendirmek olduğunu düşünüyorum. Çünkü gençlerin umutlarını kaybettiği bir yerde, ekonomik büyüme rakamları ne kadar yüksek olursa olsun, geleceğe ilişkin önemli bir eksiklik var demektir.

Dünyanın çok büyük bir dönüşümden geçtiği bir dönemde, bu dönüşümü gerçekleştirecek insana, beceriye ve hayal gücüne her zamankinden dada fazla ihtiyacımız var. Türkiye’nin bu dönüşümde güçlü bir yere sahip olması, yetişmiş insanlarının bilgi ve yaratıcılığını değerlendirebilmesine bağlı. Bunun yolu eğitimden, bilimden, liyakatten, özgür düşünceden geçiyor…

Bir kız çocuğunun eğitimine devam edebilmesinden, bir gencin bilimsel araştırma yapabilmesinden, bir kadının kendi ekonomik bağımsızlığını kazanmasından, bir girişimcinin fikrini hayata geçirebilmesinden, bir gazetecinin özgürce soru sorabilmesinden geçiyor...

CUMHURİYET, TAMAMLANMIŞ BİR HİKÂYE DEĞİL…

Cumhuriyet, tamamlanmış bir hikâye değil… Bu güzel ve cesur hikâyeyi korumanın en güçlü yolu, onu geliştirerek sonraki kuşaklara aktarabilmek.

Bugün, “Cumhuriyet bize ne kazandırdı?” sorusunun yanına, “biz Cumhuriyet’in geleceğine ne katıyoruz?” sorusunu eklemek gerekiyor.

Geçmişe duyduğumuz minneti, geleceğe karşı sorumluluğumuzla buluşturmamız gerekiyor. Cumhuriyet, bundan 103 yıl önce bir ülkenin imkânsız görüneni mümkün kılma cesaretiydi.

Bugün de aynı cesarete ihtiyacımız var. Çocukların hayallerine, kadınların gücüne, gençlerin yaratıcılığına, bilimin yol göstericiliğine ve bu ülkenin insanlarına güvenme cesaretine.

Bize, geleceğin henüz yazılmadığını ve onu birlikte yazabileceğimizi hatırlatan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

İlgili Haberler
Makroekonomi Çin'de teknoloji hisselerinde ibre tersine döndü: Kayıp yüzde 40'ı aştı Sözcü Ekonomi · 30 dk önce Makroekonomi Garanti BBVA’dan üçüncü çeyrek bilançosu: Banka net kârını artırdı Paratic · 32 dk önce Makroekonomi Altın Fed kararının ardından yön değiştirdi: Gözler PCE ve büyüme verisinde CNBC-e · 33 dk önce Makroekonomi Çin'de rüşvetle suçlanan borsa denetim kurumunun eski yöneticisine idam cezası verildi Independent Türkçe · 33 dk önce Makroekonomi Çin'de teknoloji rallisi tersine döndü: Endekste kayıp yüzde 40'ı aştı Haber.com Ekonomi · 35 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.