28 Ekim 2026, Çarşamba · 16:32 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Elektrik üretiminde doğal gazın payı yüzde 11'in altına düştü

Türkiye’de elektrik üretiminde doğal gazın payı 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 11’in altına indi. 2021’de yüzde 32 olan paydaki sert düşüş, yüksek gaz maliyetlerinin ve alternatif enerji kaynaklarının etkisini ortaya ko…

Elektrik üretiminde doğal gazın payı yüzde 11'in altına düştü

Türkiye’de elektrik üretiminde doğal gazın payı 2026’nın ilk dokuz ayında yüzde 11’in altına indi. 2021’de yüzde 32 olan paydaki sert düşüş, yüksek gaz maliyetlerinin ve alternatif enerji kaynaklarının etkisini ortaya koydu.

Murat Ali Oral 28 Ekim 2026 15:07 28 Ekim 2026 15:12 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye'de elektrik üretiminde doğal gazın ağırlığı son yılların en düşük seviyelerinden birine geriledi. Uluslararası enerji verilerine dayanan 28 Ekim tarihli değerlendirmeye göre, 2026'nın ocak-eylül döneminde doğal gazın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 11'in altına indi. Bu oran, doğal gazın elektrik üretiminde yaklaşık yüzde 32 paya sahip olduğu 2021 yılına kıyasla önemli bir değişime işaret ediyor.

Düşüşün arkasında yüksek doğal gaz fiyatları, bölgesel arz sorunları ve elektrik üretiminde farklı kaynakların daha fazla kullanılması bulunuyor. Özellikle Orta Doğu'daki çatışmaların LNG sevkiyatını zorlaştırması, ithal doğal gazla elektrik üretiminin maliyetini artırdı. Türkiye'deki gelişme, İngiltere, Hollanda, Japonya, Güney Kore ve Çin'de görülen benzer eğilimle birlikte değerlendiriliyor.

Doğal gazın payı beş yılda üçte birine indi

Türkiye'de doğal gazın elektrik üretimindeki payı 2021 yılında yaklaşık yüzde 32 düzeyindeydi. Aynı yıl doğal gaz santrallerinin üretimi rekor seviyeye ulaşmış, artan elektrik ihtiyacının ilerleyen yıllarda daha fazla gaz tüketimine yol açabileceği değerlendirilmişti. Ancak 2026'nın ilk dokuz ayında payın yüzde 11'in altına gerilemesi, bu beklentilerin önemli ölçüde değiştiğini gösterdi.

Söz konusu oranlar elektrik üretimindeki payı ifade ediyor; Türkiye'nin toplam doğal gaz tüketiminin aynı ölçüde azaldığı anlamına gelmiyor. Konutların ısınması, sanayi üretimi ve diğer kullanım alanları doğal gaz talebini etkilemeye devam ediyor. Ayrıca 2021'in tam yıl ortalamasıyla 2026'nın dokuz aylık verisi karşılaştırıldığından, mevsimsel tüketim farklılıklarının da dikkate alınması gerekiyor.

Eylülde gazdan elektrik üretimi yüzde 55 azaldı

Aylık üretim verileri, doğal gaz santrallerindeki gerilemenin boyutunu daha açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye, Eylül 2025'te doğal gazdan yaklaşık 6,54 teravatsaat elektrik üretirken Eylül 2026'da bu miktar 2,92 teravatsaate düştü. Böylece yıllık azalış yaklaşık yüzde 55,4'e ulaştı.

Yılın yaz aylarında da benzer bir eğilim görüldü. Doğal gazdan elektrik üretimi temmuzda 3,46, ağustosta ise 4,05 teravatsaat olarak gerçekleşti. Bu değerler, geçen yılın aynı aylarındaki 8 teravatsaati aşan üretimin belirgin biçimde altında kaldı. Veriler, doğal gaz santrallerinin elektrik üretimindeki kullanımının yalnızca bir aya özgü olarak azalmadığını gösteriyor.

Yüksek gaz fiyatları üretim tercihini etkiliyor

Elektrik piyasasında hangi santralin çalışacağı, yakıt maliyeti ve elektrik talebi gibi unsurlardan etkileniyor. İthal doğal gaz fiyatlarının yükselmesi, gaz santrallerinde üretilen elektriğin maliyetini artırırken diğer üretim kaynaklarının rekabet gücünü değiştirebiliyor. Özellikle yenilenebilir enerji santrallerinin üretiminin arttığı dönemlerde, daha yüksek yakıt maliyetine sahip gaz santrallerinin çalışma süresi azalabiliyor.

Orta Doğu'daki çatışmaların LNG piyasasında yarattığı belirsizlik de maliyet baskısını güçlendiren unsurlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte doğal gazdan elektrik üretimindeki düşüşün tamamını fiyat artışlarına bağlamak mümkün değil. Yağışlar, hidroelektrik üretimi, rüzgâr ve güneş enerjisinin katkısı ile elektrik talebinin dönemsel seyri de üretim dağılımını belirliyor.

Rüzgâr ve güneş enerjisinin ağırlığı artıyor

Türkiye'de rüzgâr ve güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı 2025 yılında yüzde 22'ye ulaşmıştı. Aynı yıl rüzgârın payı yüzde 11,1, güneşin payı ise yüzde 10,5 olarak kaydedildi. Özellikle güneş enerjisi üretiminin son iki yılda iki katına çıkması, elektrik sisteminin üretim yapısındaki değişimin önemli göstergelerinden biri oldu.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının büyümesi, ithal yakıta dayalı santrallerin üretimdeki ağırlığını azaltma potansiyeli taşıyor. Ancak rüzgâr ve güneşin üretimi hava koşullarına bağlı olduğundan doğal gaz santrallerine duyulan ihtiyaç tamamen ortadan kalkmıyor. Gaz santralleri, yenilenebilir üretimin yetersiz kaldığı saatlerde elektrik sisteminin dengelenmesinde önemli rol oynamayı sürdürüyor.

İngiltere ve Hollanda'dan da doğal gaz geriliyor

Doğal gazın elektrik üretimindeki payında yaşanan gerileme yalnızca Türkiye'yle sınırlı değil. Hollanda'da 2026'nın ilk dokuz ayında doğal gazın payı yüzde 32'nin altına düştü. Aynı dönem için 2020'de yaklaşık yüzde 60 olan pay, ülkenin elektrik üretiminde geçirdiği değişimin boyutunu gösteriyor.

İngiltere'de doğal gazın elektrik üretimindeki payı yüzde 29'a gerilerken Japonya'da yüzde 28,4'e indi. Güney Kore'de bu oran yüzde 29'un altında, Çin'de ise yüzde 3,07 seviyesinde gerçekleşti. Ülkeler arasında enerji kaynakları ve üretim yapısı farklı olsa da altı pazarda da doğal gazdan üretilen elektrik miktarının azalması dikkat çekiyor.

LNG ihracatçıları için talep riski büyüyor

Doğal gazın elektrik üretimindeki ağırlığının azalması, LNG ihracatçıları açısından uzun vadeli talep beklentilerini yeniden gündeme getiriyor. Yeni sıvılaştırma ve ihracat tesislerine yatırım yapan şirketler, özellikle büyüyen ekonomilerde elektrik üretiminin daha fazla doğal gaz gerektireceği varsayımıyla hareket ediyor. Ancak Türkiye'nin de aralarında bulunduğu büyük pazarlarda gaz santrallerinin üretiminin gerilemesi, bu beklentilere ilişkin belirsizliği artırıyor.

Bununla birlikte elektrik üretiminde gaz kullanımının azalması, LNG ithalatının aynı hızla düşeceğini göstermiyor. Sanayinin ve konutların tüketimi ile depolama ihtiyacı, toplam ithalatı farklı yönde etkileyebiliyor. Ayrıca doğal gaz santralleri, daha az elektrik üretseler bile ihtiyaç duyulduğunda devreye girebilecek kapasite olarak değerini koruyor.

Türkiye'nin enerji faturası açısından ne anlama geliyor?

Türkiye'nin elektrik üretiminde doğal gaza daha az ihtiyaç duyması, ithal yakıt fiyatlarındaki yükselişin elektrik üretim maliyetleri üzerindeki etkisini sınırlayabilir. Özellikle yüksek fiyatlı dönemlerde diğer kaynaklardan sağlanan elektrik, gaz ithalatına bağımlılığın azaltılmasına katkı sunabilir. Ancak bu katkının parasal karşılığını belirlemek için ithal edilen gaz miktarı, sözleşme fiyatları ve diğer üretim kaynaklarının maliyetlerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.

Elektrik üretimindeki bu değişim, tüketicilerin faturalarında otomatik olarak indirim yapılacağı anlamına da gelmiyor. Nihai elektrik fiyatları, üretim maliyetlerinin yanında şebeke giderleri, vergiler, tarifeler ve piyasa düzenlemelerinden etkileniyor. Buna karşılık doğal gazın üretim içindeki payının gerilemesi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve uzun vadeli ithalat ihtiyacı açısından izlenmesi gereken önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ

doğalgaz elektrik
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Makroekonomi FED FAİZ İNDİRİRSE, SABİT BIRAKIRSA ALTIN NE OLUR? FED faiz kararı altını nasıl etkiler? FED faiz kararı son dakika 28 Ekim 2026 CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi StanChart: Altında 3886 desteği önemli, 2026 son çeyrek tahmini 4650 dolar Paratic · 14 dk önce Borsa Toprağın altında patates sandı, servet çıktı: Tam 7 milyon TL değerinde Dünya Gazetesi · 15 dk önce Makroekonomi Reuters anketinde 2026 için altın tahmini değişti Paratic · 17 dk önce Makroekonomi FED FAİZ İNDİRİRSE, SABİT BURAKIRSA ALTIN NE OLUR? FED faiz kararı altını nasıl etkiler? FED faiz kararı son dakika 28 Ekim 2026 CNN Türk Ekonomi · 18 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.