Şiddetli yağışın neden olduğu sel felaketinin ardından sigorta sektörünün karşı karşıya kaldığı fatura netleşmeye başlarken, hasarın toplamı 11,5 milyon TL’ye yaklaştı. Mağdurları ilgilendiren ‘hasarın bildirimi için gerekli 5 günlük yasal süreyi kaçıranların ne yapmaları gerektiği sorusunun yanıtı ise: Süre aşımı tazminat hakkını ortadan kaldırmıyor.
28 Ekim 2026 00:00 28 Ekim 2026 00:17 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Sevilay ÇOBAN
İstanbul başta olmak üzere çeşitli bölgelerde etkili olan şiddetli yağış ve su baskınlarının ardından, felaketin sigorta sektörü açısından faturası ortaya çıkmaya başladı. Hasarların sigorta kapsamında karşılanmasına ilişkin çeşitli sorular gündeme gelirken, zorunlu trafik sigortasının sel ve su baskınından kaynaklanan araç zararlarını karşılamama gerekçesi ile bu olayda oluşan konut hasarlarının neden Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında değerlendirilmediği öne çıkan başlıklar arasındaydı. Kaskoda 5 günlük ihbar süresinin aşılması halinde tazminat alınıp alınamayacağı merak edilirken, araç, konut ve iş yeri hasarlarının sigorta kapsamında karşılanmadığı durumlarda izlenebilecek yollar vatandaşın gündemine girdi.
Hasar ihbarları 10 bine yaklaştı
Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, ‘Yangın, Kasko, İnşaat All Risk, Elektronik Cihaz, Makine Kırılması ve Montaj’ olmak üzere 6 kategoride şimdiye kalan gelen ihbar sayısı 9 bin 738’e ulaştı. İstanbul başta olmak üzere, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bursa’nın da içinde olduğu bölgeden gelen kasko hasarı ihbarı ise 2 bin 480’e çıktı. Gerçekleşen hasar tutarı da 11,5 milyon TL’ye yaklaştı. Hali hazırda İstanbul genelinde 1,2 milyon yangın sigortası poliçesinin sadece %17- 20 kısmında doğal afetlere ilişkin teminatlar yer alırken, kasko sigortalılık oranı %43 seviyesinde ve toplam 2,6 milyon kasko poliçesi bulunuyor.
Zorunlu trafik sigortası ve DASK kapsamında değil
TSB'den edinilen bilgiye göre, DASK tarafından sunulan Zorunlu Deprem Sigortası yalnızca deprem ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olduğu maddi zararları teminat altına alıyor. Bu doğrultuda, sel gibi diğer riskleri güvenceye almak için sel teminatı bulunan “konut sigortası” yaptırılması gerekiyor. Zorunlu trafik sigortasında ise sigortalı aracın uğradığı zarar değil, aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen ve işletenin hukuken sorumlu olduğu zararlar teminat kapsamında değerlendiriliyor. Selde sürüklenen araçların diğer araçlara verdiği zararlara ise olayın koşullarına göre bakılıyor. Aracın yalnızca sel nedeniyle sürüklenmesi, araç sahibine veya işletene yüklenebilecek bir kusur bulunmaması ve araçtaki herhangi bir bozukluğun zarara etkisinin olmaması halinde işletenin hukuki sorumluluğu doğmuyor.
Gecikme zararı artırırsa tazminat tutarı düşebiliyor
Araçlarda sel kaynaklı hasarlar kasko kapsamında değerlendirilirken, Kasko Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen 5 iş günlük hasar bildirim süresinin aşılması, tek başına sigortalının tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmıyor. Ancak, bildirimin geç yapılması nedeniyle zararda bir artış meydana gelmişse, gecikmenin nedeni ve sigortalının kusuru dikkate alınarak tazminatta indirim yapılması gündeme gelebiliyor. Hasarın olaydan 5 gün geçtikten sonra ihbar edilmesi kesinlikle tazminatın ödenmeyeceği veya reddedileceği anlamına gelmiyor. Sigorta şirketi tarafından hasarın reddedilmesi halinde hak sahibi yasal başvuru yollarına müracaat edebiliyor. İnceleme sonucunda tazminatın ödenmesi gerektiğine karar verilirse faiz de talep edilebiliyor.
Hukuki yollar açık
Kasko poliçesi bulunmayan veya poliçesinde sel ve su baskını teminatı yer almayan araç sahiplerinin zararları sigorta sektörü kapsamında karşılanamıyor. Zararın oluşumunda üçüncü bir kişinin kusurlu eyleminin bulunması halinde, genel hükümler çerçevesinde ilgili kişilere karşı hukuki yollara başvurulabiliyor. Bu tür durumların değerlendirilmesi sigorta sektörünün görev ve yetki alanı dışında kalırken, olayın özelliklerine göre hukuki inceleme yapılması gerekiyor. Bu nedenle zarar görenlerin hasarı fotoğraf ve videolarla belgelemeleri, varsa resmi tutanak ve tespitleri muhafaza etmeleri, sorumluluk bulunduğunu düşündükleri durumlarda ise hukuki destek almaları tavsiye ediliyor.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.