YAYINLAMA 26 Ekim 2026 14:12
GÜNCELLEME 26 Ekim 2026 14:24
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ, baş ve boyun kanserlerinin erken dönemde fark edilmesinin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekiyor. Uzun süre geçmeyen ses kısıklığı, yutma güçlüğü, boyunda şişlik ve iyileşmeyen ağız yaraları gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Baş ve boyun kanserleri; ağız boşluğu, dil, yutak, gırtlak, burun boşluğu, sinüsler ve tükürük bezleri gibi farklı anatomik bölgelerde gelişebilen kötü huylu tümörleri kapsıyor. Hastalığın erken evrelerinde ortaya çıkan belirtiler, sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonları veya diğer iyi huylu rahatsızlıklarla karıştırılabiliyor. Bu durum, bazı hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmakta gecikmesine neden olabiliyor.
Prof. Dr. Murat Topdağ'ın uzmanlık alanına giren baş ve boyun tümörlerinde erken tanı, hastalığın kontrol altına alınabilmesi ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle birkaç hafta boyunca devam eden, tekrarlayan veya giderek şiddetlenen şikâyetlerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Geçmeyen ses kısıklığı ve yutma güçlüğüne dikkat
Baş ve boyun kanserlerinin belirtileri, tümörün geliştiği bölgeye göre farklılık gösterebiliyor. Gırtlak bölgesinde ortaya çıkan tümörlerde ses kısıklığı erken dönemde fark edilebilen belirtiler arasında bulunurken, yutak ve ağız boşluğu tümörlerinde yutma güçlüğü, boğaz ağrısı veya iyileşmeyen yaralar ön plana çıkabiliyor.
Özellikle üç haftadan uzun süren ses kısıklığı, sürekli boğaz ağrısı, yutkunurken ağrı hissedilmesi ve boyunda ele gelen şişlikler dikkatle değerlendirilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor. Bununla birlikte açıklanamayan kulak ağrısı, ağız içerisinde kırmızı veya beyaz lekeler, tek taraflı burun tıkanıklığı ve tekrarlayan burun kanamaları da bazı baş ve boyun tümörlerinde görülebiliyor.
Bu belirtilerin bulunması mutlaka kanser anlamına gelmiyor. Ancak şikâyetlerin uzun süre devam etmesi, altta yatan nedenin belirlenmesi için ayrıntılı muayene yapılmasını gerekli kılıyor.
Boyunda ağrısız şişlik önemli bir belirti olabilir
Baş ve boyun kanserlerinde dikkat edilmesi gereken bulgulardan biri de boyun bölgesinde ortaya çıkan ve zamanla büyüyebilen şişliklerdir. Boyundaki lenf bezlerinin büyümesi çoğunlukla enfeksiyonlar gibi iyi huylu nedenlerle ilişkili olsa da bazı durumlarda baş ve boyun bölgesindeki kötü huylu tümörlerin belirtisi olabiliyor.
Özellikle belirgin bir enfeksiyon olmadan gelişen, kendiliğinden kaybolmayan veya giderek büyüyen boyun kitlelerinin değerlendirilmesi önem taşıyor. Ağrı bulunmaması, söz konusu şişliğin mutlaka zararsız olduğu anlamına gelmiyor.
Kulak burun boğaz muayenesinde ağız boşluğu, boğaz, gırtlak ve boyun bölgesi birlikte değerlendirilerek şişliğin olası nedenleri araştırılabiliyor. Gerekli görülen hastalarda ultrasonografi, endoskopik inceleme, ileri görüntüleme yöntemleri ve biyopsi gibi tanısal işlemlerden yararlanılabiliyor.
Sigara, alkol ve hpv enfeksiyonu risk faktörleri arasında
Baş ve boyun kanserlerinin gelişiminde çevresel etkenler, yaşam alışkanlıkları ve bazı viral enfeksiyonlar rol oynayabiliyor. Tütün ürünlerinin kullanımı ve alkol tüketimi, özellikle ağız boşluğu, yutak ve gırtlak kanserleri açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor. Tütün ve alkolün birlikte kullanılması ise kanser gelişme riskini daha da artırabiliyor.
İnsan papilloma virüsünün (HPV) belirli tipleri de özellikle bademcik ve dil kökü bölgesinde gelişen bazı orofarenks kanserleriyle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle baş ve boyun kanserlerinin yalnızca ileri yaşta veya sigara kullanan kişilerde görülebileceği düşüncesi doğru kabul edilmiyor.
Riskin azaltılması açısından tütün ürünlerinden uzak durulması, alkol tüketiminin sınırlandırılması veya bırakılması, ağız ve diş sağlığının korunması ve HPV aşılaması konusunda sağlık profesyonellerinden bilgi alınması önem taşıyor.
Erken tanı tedavi seçeneklerini etkileyebiliyor
Baş ve boyun kanserlerinde tedavi planı; tümörün bulunduğu bölge, büyüklüğü, hastalığın evresi ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak belirleniyor. Cerrahi tedavi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler, uygun hastalarda değerlendirilebilen seçenekler arasında yer alıyor.
Hastalığın erken evrede tespit edilmesi, bazı hastalarda daha sınırlı tedavi seçeneklerinin uygulanabilmesine olanak sağlayabiliyor. Baş ve boyun bölgesinin konuşma, nefes alma, çiğneme ve yutma gibi yaşamsal fonksiyonlarla ilişkili olması nedeniyle tedavi planlamasında bu fonksiyonların mümkün olduğunca korunması da önem taşıyor.
Gelişmiş cerrahi teknikler ve multidisipliner tedavi yaklaşımları, hastalığın özelliklerine göre kişiselleştirilmiş tedavi planlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor. Bununla birlikte her hastanın tedavi süreci ve sonuçları birbirinden farklı olabiliyor.
Üç haftadan uzun süren şikâyetler ihmal edilmemeli
Baş ve boyun kanserleri konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, şüpheli belirtilerin zamanında değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Özellikle üç haftadan uzun süren ses değişiklikleri, boğaz ağrısı, ağız yaraları ve yutma sorunlarında kulak burun boğaz uzmanına başvurulması öneriliyor. Boyunda yeni gelişen veya büyüyen bir kitle için ise üç hafta beklemeden değerlendirme yapılması gerekiyor.
Prof. Dr. Murat Topdağ'ın çalışma alanları arasında yer alan baş ve boyun cerrahisinde, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planlaması önemli bir yer tutuyor.
Baş ve boyun kanserlerine karşı farkındalık oluşturulması, risk faktörlerinin azaltılması ve şüpheli belirtilerin ihmal edilmemesi, hastalığın erken dönemde tespit edilmesine katkı sağlayabiliyor. Uzmanlar, özellikle uzun süre devam eden ve nedeni açıklanamayan şikâyetlerin basit bir enfeksiyon olarak değerlendirilip ertelenmemesi gerektiğini hatırlatıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.