Teklifin gerekçesinde, tarafların birbirlerinin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini korumak amacıyla işbirliği yapmayı taahhüt ettiği belirtildi. BM Şartı’ndan kaynaklanan savunma haklarının kullanılmasında her bir tarafın kendi anayasal yükümlülükleri, millî mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde hareket edeceği kaydedildi. Tarafların, askerî imkân ve yeteneklerin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olacağı ifade edildi.
Kolektif savunma hükmünün kendiliğinden uygulanmayacağı, sürecin yapılacak istişareler sonucunda mutabakatla alınacak kararlara dayanacağı vurgulandı.
Anlaşmanın terörizm dâhil tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehdit ve saldırılara karşı taraf devletlerin savunma ve güvenliğini kolektif caydırıcılık temelinde güçlendirmeyi hedeflediği belirtildi. Bu kapsamda silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirlik, işbirliği ve koordinasyonun artırılmasının amaçlandığı kaydedildi.
Gerekçede, anlaşmanın bölgesel sahiplenme, işbirliğine dayalı güvenlik ve kapsayıcılık ilkeleri üzerine inşa edildiği, tamamen savunma odaklı olduğu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığı vurgulandı. Anlaşmanın, bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmayı amaçlayan, uluslararası hukuka saygılı, toprak bütünlüğü, egemen eşitlik ve içişlerine karışmama ilkelerini benimseyen tüm bölge ülkelerinin katılımına açık olduğu belirtildi.
Türkiye’nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili ya da çok taraflı hiçbir yükümlülüğünün ortadan kaldırılmadığı ve anlaşmanın bunların yerine geçmediği kaydedildi. Etkin şekilde uygulanmasıyla Orta Doğu’da sağlanması hedeflenen istikrar ve güvenlik ortamının NATO’nun Avrupa-Atlantik güvenliği bağlamındaki amaçlarıyla uyumlu olduğu belirtildi. Bu kapsamda üstlenilen yükümlülüklerin Türkiye’nin NATO kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel getirmediği vurgulandı.
Gerekçede ayrıca, güvenlik ve savunma iş birliğinin derinleştirilmesiyle Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile ikili ilişkilerinin yeni bir düzeye taşınacağı değerlendirildi. Anlaşmanın, kapsayıcı bir bölgesel işbirliği mekanizması sunarak bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik yapıcı ve ön alıcı çabalara destek olacağı ifade edildi.
Bütçe görüşmeleri sürecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın geçtiğimiz hafta Plan Bütçe Komisyonuna yaptığı sunumun ardından bu hafta bütçe görüşmeleri 2027 yılı Merkezi Bütçe Kanun teklifinin geneli üzerinde yapılacak görüşmelerle sürecek. 27 Ekim Salı günü milletvekilleri bütçe üzerindeki görüşlerini dile getirecekler. Görüşmelerin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine yanıt verecek. 28 Ekim Çarşamba günü ise TBMM’nin bütçesi ele alınacak. TBMM Genel Kurulu bu hafta 29 Ekim nedeniyle çalışmayacak, komisyon çalışmaları sürecek.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.