26 Ekim 2026, Pazartesi · 05:50 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

İş sağlığı ve güvenlik uzmanları iş cinayetlerinde günah keçisi ilan edildikleri için isyanda

Sendika ve dernekler, işveren karşısında yaptırım gücü bulunmayan uzmanların suçlanarak cezalandırıldığını savunarak sokağa çıktı. Uzmanlar mesleki bağımsızlık istiyor.

Sendika ve dernekler, işveren karşısında yaptırım gücü bulunmayan uzmanların suçlanarak cezalandırıldığını savunarak sokağa çıktı. Uzmanlar mesleki bağımsızlık istiyor.

Güncellenme: 26.10.2026 04:00:00

Elif Özge Yalçın Takip Et:

Sendika ve dernekler, işveren karşısında yaptırım gücü bulunmayan uzmanların suçlanarak cezalandırıldığını savunarak sokağa çıktı. Uzmanlar mesleki bağımsızlık istiyor.

Son 5 yılda en az 9 bin 513 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği Türkiye’de, cezasızlık tartışmalarına iş sağlığı ve güvenliği uzmanları da katıldı. “İşçilerin aileleri adalet ararken biz de adalet arıyoruz” diyen meslek örgütleri, iş kazalarında sorumluluğun belirlenmesine ilişkin hukuki uygulamalara ve işverenlerin yükümlülüklerinin uzmanlara yüklenmesine itiraz ederek çeşitli kentlerde seslerini duyurmaya çalışıyor. Tüm İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi, Diğer Sağlık Personeli ve OSGB Çalışanları Sendikası (TÜM İSG-SEN) ile beş dernek ve federasyon, “Uzmanız, günah keçisi değiliz. Bildirdiğimiz tedbirleri hayata geçirmek işverenin yükümlülüğü” diye sesleniyor.

Eylemlerin odağında, İzmir’de 2022’de bir rezidans inşaatında kule vincin devrilmesiyle altı işçinin yaşamını yitirdiği, üç işçinin yaralandığı kazaya ilişkin dava bulunuyor. Yargılanan İSİG uzmanı Fikret A., 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bilirkişi incelemelerinde vincin yükseltilmesi sırasında önlemlerin alınmadığı, çalışanların yeterli eğitim ve donanıma sahip olmadığı, işçilerin kaldığı konteynerlerin vinç yakınında bulunduğu ve çalışma alanının güvenliğinin sağlanmadığı tespit edildi. Uzman, raporların ilkinde kusursuz, ikincisinde tali, üçüncüsünde asli kusurlu bulundu. Sendika ve dernekler bu farklılığa ve uzmanın riskleri yazılı ve sözlü olarak bildirdiğine ama işverenin operasyonel kuralları uygulamadığına dikkat çekiyor. İzmir, Antalya ve son olarak dün Kadıköy’de yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Mücadelemiz iş cinayetlerinin gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılması için. İcrai yaptırım gücü olmayan uzman, işverenin yönetimsel kusurlarından sorumlu tutulamaz. İşyeri yönetiminin kararları araştırılmadan adalet sağlanamaz. Kazalarının ardından tüm sorumluluğu üzerimize yıkmak işyerlerini güvenli hale getirmez. Uzmanlara yaptırımlar adli yargıya taşınmadan yalnızca ceza puanı gibi idari tedbirlerle sınırlı tutulmalı.”

İŞVERENE BAĞIMLI SİSTEM

TÜM İSG-SEN Başkanı Coşkun Çolak, sorunun tek bir davadan ibaret olmadığını söyledi, “Son yıllarda ölümlü kaza olduğunda savcılar otomatik olarak İSİG uzmanına tutuluyor” dedi. Devasa inşaat sektörünün ne olursa olsun çalışmaya devam etmesinin istendiğini, bu yüzden kaza olduğunda büyük patronlar yerine bir şantiye şefi ve İSİG uzmanının “ortaya atıldığını” öne süren Çolak şöyle konuştu:

“Çoğu davada gerekçe olarak uzmanın bakanlığa bildirim yapmadığı gösteriliyor. Her olayda uzmanların durumu bakanlığa bildirme şansı yok. Bildirilen örneklerde de ciddi yaptırımlar yerine göstermelik idari para cezaları uygulanıyor. Uzman da işini kaybetme endişesiyle patronu şikayet edemiyor. Bunun önüne geçmek için mesleki bağımsızlık istiyoruz. Uzman ücreti kamu eliyle bir havuzdan ödenmeli. Ayrıca meslek kanunu çıkarılmalı”

İnşaat ve yol, iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı işkolu. Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Kalabulut da İSİG uzmanlarının şantiyelerdeki statüsüne dikkat çekti:

“Önlemleri maliyet olarak görüp tedbir almayan patronlar elini kolunu sallayarak gezer, gücü elinde tutanlara dokunulmazken kendisi de bir çalışan olan uzmanlar cezalandırılmakta. Görevi rehberlik etmek olan uzmanın, maaşını aldığı işverene karşı yaptırım uygulaması hayatın olağan akışında aykırı. Bakanlık bildirimlerini yapan birçok uzmanın işyerinde sorun yaşayıp işten çıkarıldığını görüyoruz. Güvenceden mahrum bir çalışandan gereğinden fazla sorumluluk beklemek gerçekçi değil.”

İSİG Meclisi gönüllüsü Avukat Berrin Demir ise “İşverenler biz avukatları bile tehdit ediyor. Bu mevzuatta milyonluk yatırımlar karşısında maaşlı uzman nasıl işi durdurabilir? İşten çıkarılacağı, işe iade davasının yıllar süreceği açık” dedi.

İlgili Konular: #iş cinayeti #İSG-SEN #sağlık personeli

En

İlgili Haberler
Makroekonomi Çin'in Ankara Büyükelçisi Ciang, COP31'de yeşil enerji işbirliğini destekliyor Ekonomi Ankara · 22 dk önce Makroekonomi Kacır, SİPER-2'nin uçuşta hedef değiştirip vurmasını başarı olarak niteledi Ekonomi Ankara · 23 dk önce Makroekonomi Altın yumurtlayan tavuğu kesmeyin! Sözcü Ekonomi · 29 dk önce Makroekonomi Tarımsal girdiler yüzde 30.28 arttı, maliyetler geleceği tehdit ediyor Cumhuriyet Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi İhracata kota ve belge tehdidi Cumhuriyet Ekonomi · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.