"Ak torpillileri zengin ettiği kadar..."
Konuşmasında ekonomik sorunların yanı sıra adalet ve eşitsizlik başlıklarına da değinen Bakırhan, "Türkiye’de 50 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor" dedi. Çocuğuna yemek götüremeyen, evine gıda alamayan ve aldığı ücretle geçinemeyen milyonlarca insan bulunduğunu belirten Bakırhan, çiftçilerin mazot ve gübre alamadığını, hayvancılıkla uğraşanların yem, saman ve diğer giderlerini karşılayamadığını söyledi. Devletin çiftçinin, emekçinin, yoksulun ve emeklinin yanında olması gerektiğini ifade eden Bakırhan, “Bir zahmet bugüne kadar sanayiciyi, zengini, ak torpillileri zengin ettiği kadar, onlara bütçe yaptığı kadar biraz da burada Kurtalan’da çiftçi kardeşlerimizin dile getirmiş olduğu taleplere kulağını kabartsın” diye konuştu.
"Asgari ücreti, emekli maaşını yükselt"
Esnafın ödediği vergilere ve kredi borçlarına da dikkati çeken Bakırhan, esnafın üzerindeki vergi yükünün azaltılması, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarının ya da faizlerinin silinmesi gerektiğini söyledi. Öğrencilere bir öğün yemek verilmesi, asgari ücretin ve emekli maaşlarının artırılması çağrısında bulunan Bakırhan, iktidarın demir yolu projesini eleştirdi. Şirvan’daki madenlerin taşınması için demir yolu yapılmasının bölgedeki madencilik faaliyetlerine hizmet edeceğini savunan Bakırhan, “Onu yapacağına esnafın vergilerini azaltsan, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarını silsen ya da faizini silsen, öğlen çocuklarını sabah doyuramayan öğrencilere bir öğün yemek versen, asgari ücreti yükseltsen, emeklinin maaşını yükseltsen daha iyi değil mi” diye sordu.
"Ovalarımız madene açılıyor"
Bölgedeki doğal kaynakların madencilik faaliyetleri nedeniyle talan edildiğini söyleyen Bakırhan, Kurtalan’da gençlerin iş bulamadığını ve bölgedeki yoksulluğun gençleri olumsuz etkilediğini belirtti. “Her gün dağlarımız, nehirlerimiz, ovalarımız bir zengin için madene açılıyor. Çiftlik her tarafı baraj, her tarafı maden olmuş. Ama Kurtalanlı gençler Marmaris’e gidip asgari ücretle dahi iş bulamıyor. Uyuşturucuya bulaşıyor. Gençlerimizi kaybediyoruz” diyen Bakırhan, bu koşullarda adaletin ve toplumsal huzurun sağlanamayacağını söyledi.
Bakırhan, bütçenin kimler için hazırlandığını vergi gelirleri üzerinden de değerlendirdi. Esnaf, asgari ücretli ve çalışanlardan 5 trilyon lira vergi alınacağını, ülkenin sermayesinin büyük bölümünü elinde bulunduran zenginlerden ise 2 trilyon lira vergi alınacağını öne süren Bakırhan, “Bu bütçe kimin bütçesi olacak? Zenginin bütçesi olacak” dedi. İktidarın zenginlere ve ayrıcalıklı kesimlere hizmet ettiğini savunan Bakırhan, “Dolayısıyla bu iktidar zenginin iktidarıdır. Bu iktidar zengine, ak torpillilere hizmet üretmeye, onları zenginleştirmeye çalışan bir iktidardır” diye konuştu.
fazla okuBu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
"Ekonomiyi de adaleti de konuşacağız"
Barışın, adaletin ve ekonomik refahın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen Bakırhan, konuşması sırasında bir katılımcının çatışma ve ölümün yaşandığı bir ortamda ekonomiyi konuşmanın ayıp olduğunu söylediğini aktararak, “Ekonomiyi de konuşacağız, adaleti de konuşacağız, barışı da konuşacağız. Onun için bu bütçe adalet için de yapılmalı, ekonomi için de yapılmalı, bu bütçe barış için yapılmalı” dedi. Türkiye’de iki yıldır çatışma yaşanmadığını ve yeni bir sürecin başladığını belirten Bakırhan, buna karşın silah harcamalarına ayrılan bütçenin yüzde 60 artırıldığını öne sürdü. Bakırhan, “Kardeşim çatışma durdu. Herkes kendini feshetti. Yeni bir süreç başladı. Peki sen yoksula, emekçiye vereceğin parayı niye silaha yatırıyorsun” diye sordu.
"Madene demir yolu yapacağına su versene"
Siirt ve Kurtalan’ın su sorununa da değinen Bakırhan, bölgede çok sayıda baraj bulunmasına karşın Kurtalan’ın yaklaşık 100 yıldır susuzluk yaşadığını söyledi. Bölgenin su ihtiyacının karşılanması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakırhan, “Şirvan’daki madene demir yolu yapacağına Kurtalan’ın suyunu versene. Her tarafı baraj, her tarafı su” dedi. Esnafın çok sayıda vergi kalemi nedeniyle ağır bir yük altında olduğunu ifade eden Bakırhan, varlıklı kesimlerden daha fazla vergi alınması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’de 16-17 milyon emeklinin yaşadığını ve emeklilerin en fazla geçim sıkıntısı çeken kesimler arasında bulunduğunu belirten Bakırhan, emeklilerin örgütlü hareket etmesinin önemine işaret etti. Emeklilerin ve çalışanların taleplerini dile getirmediği koşullarda bütçenin yine zenginler ve ayrıcalıklı kesimler için hazırlanacağını savunan Bakırhan, vatandaşları kampanya kapsamında sorunlarını dile getirmeye ve ortak mücadele yürütmeye çağırdı.
"Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeyi hak ediyor"
Bakırhan, bütçenin halkın tamamının ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeye hak ediyor. Bu ülkenin Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, genci, kadını; insanca yaşayacakları, alın terlerinin hakkını alacakları bir bütçeyi hak ediyor. Bu ülke hep hepimizindir. Kimse kusura bakmasın" diye konuştu.
Kampanyayla emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin, kepenk kapatan esnafın ve eğitimini sürdürmekte zorlanan öğrencilerin taleplerini daha güçlü biçimde gündeme taşımayı amaçladıklarını belirten Tuncer Bakırhan, "Bu halkın bir kuruşunu bu saatten sonra rantçıya, foncuya, soyguncuya asla yedirmeyeceğiz. Yedirmemek için başta Meclis olmak üzere Türkiye’nin her bir yerinde, sahada mücadele etmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı Milletvekili seçildiğiniz, cumhurbaşkanı olduğunuz kentin kadınları diyor ki 'Bu ülkenin çocukları aç, aç, aç" dedi.
Buldan: Bütçenin en büyük payı barışa ve istihdama aktarılmalı
TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan da yaptığı konuşmada, “Ekmek, Barış ve Adalet” başlıklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, "Barış olmazsa ekmek olmaz. Barış olmazsa adalet olmaz arkadaşlar” dedi. Kampanyanın bütçe görüşmeleri tamamlanana kadar sürdürüleceğini ifade eden Buldan, parti yönetiminin aldığı karar doğrultusunda halkın sorunlarını her yerde gündeme getireceklerini ve taleplerin takipçisi olacaklarını söyledi.
"Allah'a çok şükür ki hiçbir insanımız yaşamını yitirmedi"
Türkiye’de iki yıldır devam eden süreçte can kayıplarının yaşanmamasına dikkati çeken Buldan, “Bu iki yıllık süreç içerisinde Allah’a çok şükür ki hiçbir insanımız yaşamını yitirmedi. Bu iki yıllık süreç içerisinde annelerimiz ağlamadı. Çocuklarımız toprağın altına düşmedi. Kapılarımıza tabutlar gelmedi, cenazeler gelmedi” diye konuştu. Barış ortamının korunmasının yanı sıra insanların insanca yaşayabilmesi için ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Buldan, 2027 yılı bütçesinde savaşa ayrılacak payın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
"Bütçe barışa aktarılmalı"
Geçmiş dönemlerde bütçenin en büyük payının Milli Savunma Bakanlığı’na ayrıldığını söyleyen Buldan, çatışmaların yaşanmadığı yeni dönemde kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Buldan, "Şimdi savaş yok. Şimdi çatışma yok. O yüzden bütçenin en büyük payı barışa aktarılmalıdır. İstihdama aktarılmalıdır. Bugün burada ifade edilen, konuşulan esnafa, işçiye, üreticiye aktarılmalıdır. Kadınların geleceğine, gençlerin geleceğine, çocuklarımızın geleceğine aktarılmalıdır" dedi.
Konuşmasında tutuklu siyasetçilerin durumuna da değinen Buldan, Selahattin Demirtaş’ın ne zaman tahliye edileceğine ilişkin soruyu yanıtladı. Buldan, “Hepimizin en büyük arzusu ve dileği elbette ki bütün arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşmasıdır. Selahattin Demirtaş’ın da Figen Yüksekdağ’ın da bütün arkadaşlarımızın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması için elbette ki bu mücadele devam edecek” diye konuştu.
"Süreç kendi mecrasında ilerliyor"
Kalıcı barışın sağlanmasının cezaevlerindeki siyasetçilerin tahliyeleri ve görevden alınarak yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gibi sorunların çözümü açısından da gerekli olduğunu vurgulayan Buldan, “Biz barışı biraz da bu yaşanan bütün sorunların bitmesi için istiyoruz. Cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın tahliyeleri, yerlerine kayyum atanan belediye başkanlarımızın görevine iade edilmeleri, buna benzer birçok sorun var. Bu sorunların hepsinin çözülebilmesi için kalıcı bir barışa ihtiyaç var. Barış ve bu süreç kendi mecrasında ilerliyor, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bir kararlılık ve irade var. Bu devam ettiği sürece kimse barışı durduramayacak” dedi.
ANKA
DAHA FAZLA OKUHakkında daha ayrıntılı: DEM PARTİ
DAHA FAZLA HABER OKU
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bize hayasızca saldıranlar, işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldu
Ümit Özdağ: Fon yolsuzluğu Türk ekonomisini çok ağır şekilde vurdu, vurmaya devam edecek
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye hedefi bölge için de önemli bir hedef
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.