Ortak bildiride, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ilke ve amaçları doğrultusunda bölgesel ve uluslararası barış ile istikrarın desteklenmesi için diplomatik çabalara katkı sunma taahhüdü yinelendi.
Bakanlar, İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin bir adaletsizlik hissi yarattığını vurgulayarak, ilgili BM kararları doğrultusunda iki devletli çözümün bir an önce uygulanması gerektiğini kaydetti.
Filistin Devleti vurgusu
Bildiride, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı başta olmak üzere meşru haklarına verilen desteğin sürdüğü belirtildi. Başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulmasının kapsamlı barış için önemine dikkat çekildi.
Bakanlar, Filistin’deki yıkımın ve insani felaketin sona erdirilmesi, İsrail’in devam eden şiddetinin durdurulması ve Kudüs’ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirmeye yönelik girişimlere son verilmesi çağrısında bulundu.
Batı Şeria ve Kudüs’teki geçmiş ve mevcut yerleşim faaliyetleri ile Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddeti kınanan bildiride, Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması ve bölgenin yeniden imarına yönelik acil ihtiyaç vurgulandı.
Yemen’deki saldırılar kınandı
Yemen meselesine de yer verilen bildiride, Husilerin yol açtığı tırmanma ile Suudi Arabistan’a yönelik, sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılar en güçlü ifadelerle kınandı. Kızıldeniz ve Babülmendep’te ticari gemilere yönelik saldırılara da tepki gösterildi.
Bakanlar, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, İran destekli Husilere askeri eylemlerini, tehditlerini ve saldırılarını derhal durdurma, iyi niyetle siyasi sürece dönme çağrısı yaptı.
ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma için diplomasi çağrısı
Ortak bildiride, ABD, İsrail ve İran arasında ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan askeri çatışmaların yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınması gerektiği vurgulandı. Gemilerin, sivillerin ve sivil altyapıların hedef alınmasının önlenmesinin acil önem taşıdığı belirtildi.
Bakanlar, İslamabad Mutabakat Zaptı’na desteklerini yineleyerek gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabaları memnuniyetle karşıladı. Müzakereler yoluyla kalıcı bir çözüme ulaşılması yönündeki bağlılıklarını da teyit etti.
Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği vurgusu
Bildiride, seyrüsefer serbestisinin yanı sıra deniz emniyeti ve güvenliğinin, seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Deniz ulaşım hatlarındaki kesintilerin küresel tedarik zincirlerini, enerji, gübre ve gıda akışını olumsuz etkilediğine dikkat çekilen bildiride, bu durumun bölgedeki ve bölge dışındaki kırılgan kesimlerin yanı sıra küresel güvenlik ve refahı da tehdit ettiği belirtildi.
Uluslararası topluma ortak çaba gösterme çağrısı yapılan bildiride, hukuka uygun seyrüseferi engelleyen her türlü tedbir ve kısıtlama reddedildi. Hürmüz Boğazı’ndan güvenli, emniyetli ve engelsiz geçişin hızlı ve eksiksiz biçimde yeniden başlatılması istendi.
R4 ülkelerinin dışişleri bakanları, bildiride ele alınan konularda yakın istişare ve işbirliğini sürdürme konusunda mutabık kaldı.
AA
Hakkında daha ayrıntılı: r4Türkiye
DAHA FAZLA HABER OKU
Trump’tan İran’a yeni saldırı iddiasına yanıt: Haberim yok
Ürdün’de kiliseye silahlı saldırı: 7 ölü, 34 yaralı
ÇEVİRİ Dünya
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.