YAYINLAMA 23 Ekim 2026 21:27
GÜNCELLEME 23 Ekim 2026 22:25
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldiği programda COP31 hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyanın siyasi istikrarsızlıkların arttığı, çatışmaların ve savaşların milyonlarca insanı yerinden ettiği, ekonomik krizlerin ve barınma sorunlarının geniş coğrafyaları etkilediği bir dönemden geçtiğini belirten Kurum, küresel konut krizleri, enerji darboğazları ve tedarik zincirlerindeki aksaklıkların karar alıcıların gündeminde önemli yer tuttuğunu söyledi.
İklim değişikliğinin insanlığın karşı karşıya bulunduğu en büyük tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını ifade etti. Akdeniz havzasında bulunan Türkiye’nin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini doğrudan yaşadığını belirten Kurum, ülkede edinilen deneyimlerin ve geliştirilen çözümlerin uluslararası toplumla paylaşılacağını kaydetti.
Türkiye’nin hazırlık sürecinde Paris Anlaşması’na taraf olunması, 2053 net sıfır emisyon hedefinin açıklanması, İklim Şurası’nın düzenlenmesi ve İklim Kanunu’nun çıkarılması gibi adımlara dikkat çeken Kurum, konferans için 1 milyon 100 bin metrekarelik alan hazırlandığını bildirdi.
Bu alanın 527 bin metrekarelik bölümünün resmi müzakerelerin yapılacağı Mavi Bölge, 582 bin metrekarelik bölümünün ise etkinliklere ev sahipliği yapacak Yeşil Bölge olarak planlandığını aktaran Kurum, ulaşım bağlantılarından güvenlik sistemlerine, toplantı salonlarından basın ve yayın altyapısına kadar kapsamlı hazırlıklar yürütüldüğünü söyledi.
Mavi Bölge’de BM’nin resmi müzakerelerinin gerçekleştirileceğini ve 11-12 Kasım tarihlerinde Dünya Liderleri Zirvesi’nin düzenleneceğini belirten Kurum, şu ana kadar 85 devlet ve hükümet başkanının katılım bildirdiğini açıkladı. Yeşil Bölge’de ise üniversiteler, girişimciler, gençler ve sivil toplum kuruluşları bilim, sanat ve teknoloji alanlarında bir araya gelecek.
Bakan Kurum: “Antalya’da bu büyük dönüşüme liderlik edeceğiz”
COP31’i yalnızca uluslararası bir zirve olarak değerlendirmediklerini belirten Kurum, organizasyonun Türkiye açısından küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığını, iklim dönüşümünü bütün sektörleriyle benimseyen ve bu sürece öncülük eden bir ülke anlayışıyla yürüttüğünü söyleyen Kurum, konferansın finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi, istihdam ve uluslararası itibar açısından sağlayacağı kazanımlara dikkat çekti.
Kurum, “Bu fırsata liderlik eden ve önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz.” dedi.
Türkiye’nin ve dünyanın gelecek 50 yılını etkileyecek bir dönüşüm hedeflediklerini belirten Kurum, enerji ve güvenlik krizleri karşısında ülkelerin kendi kendilerine yetebilecek politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin farklı bölgeler ve medeniyetler arasında köprü görevi üstlenerek iklim dönüşümüne öncülük etmeyi amaçladığını ifade eden Kurum, bu süreçte kimsenin geride bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
COP31 kapsamında 2035’e kadar 6 küresel hedef belirlendi
Bakan Kurum, uluslararası temaslardan elde edilen birikim doğrultusunda COP31 Başkanlık Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli tema üzerine oluşturulduğunu açıkladı. Temalar arasında temiz enerji ve elektrifikasyon, sıfır atık, gıda güvenliği, iklim uygulama köprüsü, okyanuslar ve denizler bulunuyor. Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirme ise çalışmaların ortak ihtiyaçları olarak ele alınıyor.
Eylem gündeminin 2035 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanan 6 küresel uygulama hedefiyle desteklendiğini belirten Kurum, elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Kurum, fosil yakıtlardan uzaklaşma hedefinin hayata geçirilmesi için elektrifikasyonun önem taşıdığını ifade etti.
Küresel atık artış hızının yarıya indirilmesinin ve binalarda enerji kullanım yoğunluğunun yüzde 25 azaltılmasının da hedefler arasında bulunduğunu aktaran Kurum, üretim ve imalat sektörlerinde yeniden kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılmasının planlandığını bildirdi. Sanayi, tekstil, teknoloji ve inşaat sektörlerinde bu dönüşümün hayata geçirilmesi amaçlanıyor.
Tarım ve iklim eğitimi alanlarında farkındalığın artırılması ve İklim Uygulama Köprüsü’nün yaygınlaştırılması da eylem gündeminde yer alıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, OECD ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı gibi kuruluşların COP31’de stratejik ortak olarak yer alacağını belirten Kurum, bu kuruluşlarla elektrifikasyon ve temiz enerji alanlarında, BM Kalkınma Programı ile de ülkelerin iklim hedeflerini uygulanabilir projelere dönüştürme konusunda çalıştıklarını kaydetti.
Deprem bölgesinin yeniden inşa deneyimi COP31’de paylaşılacak
Türkiye’nin dirençli şehirler konusunda önemli deneyimler kazandığını belirten Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde deprem bölgesindeki 11 ilde, 14 milyon vatandaşı kapsayan yeniden inşa çalışmaları için 100 milyar doları aşan yatırım gerçekleştirildiğini söyledi.
Kurum, “Saatte 23, günde 550 konut üreterek, tarihe not düşeceğimiz bir başarı hikayesini aziz milletimizle birlikte ortaya koyduk. Böylesi büyük bir afetin ardından şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak gerçekten çok geniş bir insan gücünü, üretim ve koordinasyon kapasitesini harekete geçirmekten geçiyor. Antalya’da buradaki tecrübeyi tüm dünyayla paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin uluslararası alanda öne çıkan projelerinden Sıfır Atık Hareketi’nin de konferans kapsamında tanıtılacağını belirten Kurum, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlayan sıfır atık yaklaşımını COP31 alanının farklı bölümlerinde ziyaretçilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Bu kapsamda Sıfır Atık Müzesi, çocuk ve gençlik atölyeleri ile sıfır atık köylerinin hazırlanacağını aktaran Kurum, ziyaretçilere sürdürülebilir yaşam uygulamalarının deneyimlenebileceği alanlar sunulacağını bildirdi.
COP31’de 190 sanatçının eserleri sergilenecek
Konferansın sanat ve kültür programlarına da önem verdiklerini belirten Kurum, Antalya’da iklim değişikliği konusunda farkındalığın sanat aracılığıyla artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
COPart kapsamında 70 yabancı ve 120 yerli sanatçının eserlerini içeren 4 tematik sergi düzenleneceğini açıklayan Kurum, programda senfonik konserler, dünyaca ünlü sanatçıların konserleri ve panellerin de yer alacağını bildirdi. Zirveye özel şarkıların hazırlandığını belirten Kurum, eserlerden birinin programdaki katılımcılara ilk kez dinletildiğini aktardı.
Anadolu’nun kültürel mirasının, Türkiye’nin 7 bölgesine ait mutfak kültürünün ve sürdürülebilir gastronomi uygulamalarının konferans kapsamında bir araya getirileceğini ifade eden Kurum, çocuklar ve gençler için bilim merkezi, çocuk adası ve uygulamalı atölyeler hazırlanacağını söyledi.
COP31 için 4 bin medya mensubuna hizmet verecek merkez kurulacak
Konferansın uluslararası kamuoyuna aktarılmasında basın kuruluşlarının önemli rol üstleneceğini belirten Kurum, yaklaşık 4 bin medya mensubuna hizmet verebilecek bir merkez oluşturulmasının planlandığını açıkladı.
Hazırlık planında 500’ün üzerinde çalışma alanı ve 40 canlı yayın noktası bulunduğunu aktaran Kurum, konferans boyunca 300’ü aşkın basın toplantısına imkân sağlayacak bir düzen üzerinde çalışıldığını bildirdi.
COP31 kapsamında yaklaşık 45 bin gönüllü başvurusu alındığını ve 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’ya 1,5 milyona yakın ziyaretçi beklendiğini belirten Kurum, organizasyonun medya ve ziyaretçi altyapısına yönelik hazırlıkların sürdüğünü söyledi.
Türkiye Pavilyonu’nda enerji, atık yönetimi, şehircilik, bilim ve teknoloji alanlarındaki uygulamaların tanıtılacağını ifade eden Kurum, yeni uluslararası işbirliklerinin ve yatırımların hayata geçirilmesini amaçladıklarını kaydetti. Startup Zone’da ise iklim teknolojileri geliştiren girişimlerin projelerini tanıtarak uluslararası paydaşlarla görüşmesi planlanıyor.
Bakan Kurum’dan Antalya daveti
İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak adımların yalnızca diplomatik görüşmeler ve geçici organizasyonlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Kurum, kalıcı ve dönüştürücü politikaların önemine dikkat çekti.
Kurum, savaşlar ve krizler ne kadar yıkıcı olursa olsun ekolojik çöküşün yaratacağı kalıcı yıkımın telafi edilemeyeceğini belirterek gezegenin geleceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Çocukların geleceği için kalıcı politikaların hayata geçirilmesini hedeflediklerini ifade eden Kurum, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı döneminde uluslararası işbirlikleriyle iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunmayı amaçladığını kaydetti.
Kurum, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Savaşlar ve krizler ne kadar yıkıcı olursa olsun, ekolojik çöküşün yaratacağı kalıcı yıkım maalesef telafisi olmayan bir yıkımdır. Geçici krizlerin gürültüsü içinde asıl gerçeği göz ardı etmeyecek, gezegenimizin geleceğini hiçbir şekilde karanlığa teslim etmeyeceğiz. Bu konuda netiz, ilk günden itibaren bu şekilde duruyoruz. Bu anlamda palyatif önlemler yerine çocuklarımızın istikbali için o kalıcı ve dönüştürücü iradeyi bizzat Cumhurbaşkanımızın liderliğinde COP31 Başkanlığı olarak ortaya koyacağız. Türkiye, yarının dünyasına imzasını atacak, tüm insanlığın geleceğine mührünü vuracaktır. Antalya’da bu anlamda hep birlikte çalışacak ve yine tüm dünyaya, tüm dünyanın geleceğine mührümüzü vurmak üzere kalıcı bir tarihi iz bırakacağız. Bu kapsamda herkesi Antalya’ya davet ediyorum.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.