22 Ekim 2026, Perşembe · 20:14 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Hakan Güldağ uyardı: Reel sektör cendereye girdi, iş dünyası sıkıntılı bir sürece işaret ediyor

Hakan Güldağ, sanayicilerin düşen talep, artan maliyetler ve döviz kurundaki sınırlı yükseliş nedeniyle zorlandığını belirterek "Reel sektör enflasyon ile kur arasında cendereye girmiş durumda" ifadelerini kullandı.

YAYINLAMA 22 Ekim 2026 18:50

GÜNCELLEME 22 Ekim 2026 19:10

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Türkiye'de reel sektör, artan üretim maliyetleri, zayıflayan talep ve döviz kurlarının enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Özellikle ihracatçı şirketlerin rekabet gücü üzerindeki baskı artarken, sanayinin bazı kollarında kapasite kullanımı düşük seviyelerde seyrediyor.

Nasıl Bir Ekonomi Medya Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Bloomberg HT'de sanayideki son gelişmeleri değerlendirdi. İş dünyası temsilcileriyle yaptığı görüşmelerden edindiği izlenimleri paylaşan Güldağ, reel sektörün karşı karşıya olduğu sorunların başında talep daralması, kur baskısı ve azalan kârlılığın geldiğini söyledi.

Güldağ, özellikle enflasyon ile döviz kurlarındaki artış arasındaki farkın sanayicileri zorladığını belirterek, "Reel sektör enflasyon ile kur arasında cendereye girmiş durumda" ifadelerini kullandı.

"Patronlar ve iş dünyası sıkıntılı bir sürece işaret ediyor"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ekim ayına ilişkin verilerine göre mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi, önceki aya kıyasla 1,4 puan azalarak 101,1'e geriledi. İmalat sanayinde kapasite kullanım oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 74,3 oldu.

Verilerin reel sektörde güçlü bir iyimserliğe işaret etmediğini belirten Güldağ, sahadaki görünümün de bu tabloyla örtüştüğünü söyledi.

Güldağ, "Rakamlar aşırı bir iyimserlik ifade etmiyor zaten. Orta şekerli bir durum var, belirgin bir trend yok" değerlendirmesinde bulundu.

Sanayicilerle yaptığı görüşmelere değinen Güldağ, "Patronlar ve iş dünyası sıkıntılı bir sürece işaret ediyor. Talep düşüyor, bu durum reel sektörü rahatsız ediyor" dedi.

Talepteki zayıflamanın şirketlerin üretim ve satış planları üzerinde baskı oluşturduğunu aktaran Güldağ, sanayide belirgin bir büyüme eğiliminin görülmediğine dikkat çekti.

"Saha daha çok kurları konuşuyor"

Reel sektörde en fazla gündeme gelen konulardan birinin döviz kuru olduğunu vurgulayan Güldağ, enflasyon ile kur artışı arasındaki farkın üreticilerin maliyetlerini karşılamasını zorlaştırdığını belirtti.

Güldağ, "Saha daha çok kurları konuşuyor" diyerek yılbaşından bu yana oluşan tabloyu şu sözlerle anlattı:

"Yılbaşından bu yana enflasyon yüzde 24,5 artarken; dolar yüzde 15,5, euro yüzde 10,5 yükseldi."

Sepet kurdaki artışın yaklaşık yüzde 13,5 düzeyinde kaldığına dikkat çeken Güldağ, "Reel sektör enflasyon ile kur arasında cendereye girmiş durumda" ifadelerini kullandı.

Güldağ'ın değerlendirmesine göre üretim maliyetlerinin döviz kurlarından daha hızlı yükselmesi, özellikle ihracatçı şirketlerin fiyat rekabetini ve kârlılığını olumsuz etkiliyor.

"Aradaki devasa makas kâr marjlarını yerle yeksan etti"

Enflasyon ile döviz kuru arasındaki farkın yalnızca son aylara özgü olmadığını belirten Güldağ, 2024 yılından bu yana oluşan makasın şirket bilançoları üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Güldağ, "2024'ten bu yana İTO enflasyonu yüzde 140 artarken sepet kur yüzde 65 arttı" bilgisini paylaştı.

Bu farkın üreticiler üzerindeki etkisini ise "Aradaki bu devasa makas kâr marjlarını yerle yeksan etti" sözleriyle değerlendirdi.

Özellikle dış pazarlara satış yapan şirketler açısından maliyet artışlarının döviz bazındaki gelirlerden daha hızlı yükselmesi, kâr marjlarının korunmasını güçleştiriyor.

"Makine gibi katma değerli ihracat sektörlerinde kapasite kullanımı yüzde 60'larda"

Sanayide kapasite kullanım oranlarının sektörlere göre önemli farklılıklar gösterdiğini belirten Güldağ, bazı alanlarda üretim kapasitesinin büyük bölümünün kullanıldığını, buna karşılık katma değerli sektörlerde daha zayıf bir görünüm bulunduğunu söyledi.

Güldağ, tütün, kağıt ve ambalaj gibi alanlarda kapasite kullanımının yüzde 80'in üzerinde olduğunu aktarırken makine sektörüne özellikle dikkat çekerek "Makine gibi katma değerli ihracat sektörlerinde kapasite kullanımı yüzde 60'larda seyrediyor." dedi.

Bu tablonun sanayideki sorunların yalnızca genel kapasite kullanım oranlarına bakılarak değerlendirilemeyeceğini gösterdiğine işaret eden Güldağ, sektörler arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını anlattı.

"Tekstilde son 5 yılda 10 bine yakın firma kapandı"

Tekstil sektöründeki gelişmelere de değinen Güldağ, son yıllarda çok sayıda işletmenin faaliyetlerini sonlandırdığını belirtti.

Güldağ, "Tekstilde son 5 yılda 10.000'e yakın firma kapandı, kapasiteleri yok oldu" ifadelerini kullandı.

Kapanan işletmelerin siparişlerinin faaliyetlerini sürdüren şirketlere yöneldiğini anlatan Güldağ, bu durumun mevcut firmaların kapasite kullanım oranlarında belirgin bir düşüş görülmesini engellediğini ifade etti.

Ancak söz konusu görünümün sektörde gerçek bir büyümeye işaret etmediğini vurgulayan Güldağ, üretimde yatay seyrin devam ettiğini belirtti.

Kredi geri ödemelerinde sorun büyüyor

Reel sektördeki sıkışmanın yanı sıra finansal göstergelerdeki bozulmaya da dikkat çeken Güldağ, bireysel krediler ve kredi kartlarında geri ödenmeme oranlarının ortalamaların üzerine çıktığını söyledi.

Güldağ, "Bireysel tarafta ve kredi kartı kullanımlarında geri ödenmeme oranları ortalamaların epey üzerine çıktı" ifadelerini kullandı.

Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 2,7 düzeyinde olduğunu belirten Güldağ, söz konusu oranların bireysel kredi ve kredi kartı tarafında yüzde 6,8-7 seviyelerine yaklaştığını aktardı.

Bu veriler, talepteki zayıflamanın yanı sıra hanehalkının borç geri ödeme kapasitesindeki baskının da arttığına işaret ediyor.

"100 baz puanlık indirim reel sektörün derdine derman olmaz"

TCMB'nin faiz kararına ilişkin beklentileri de değerlendiren Güldağ, piyasalarda 100 baz puanlık indirim beklentisinin ağırlık kazandığını söyledi.

Enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesi ve politika faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunmasının faiz indirimi için alan oluşturduğunu belirten Güldağ, petrol fiyatları ve küresel faiz artışı risklerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Güldağ, "Piyasa konsensüsü 100 baz puan indirim yapılacağı yönünde" diyerek sınırlı bir faiz indiriminin sanayiciler açısından etkisini "100 baz puanlık indirim reel sektörün derdine derman olmaz ama kredi hesaplarında psikolojik bir rahatlama sağlar." sözleriyle değerlendirdi.

Güldağ'ın açıklamaları, sanayideki maliyet, talep ve finansman sorunlarının çözümü için faizlerde sınırlı bir indirimin tek başına yeterli olmayacağına işaret etti.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Makroekonomi Kıymetli Madenlerde Sert Düşüş Enerji Fiyatları ve Fed Beklentisi Piyasayı Baskılıyor Haber.com Ekonomi · 52 dk önce Makroekonomi Altın ve gümüşte kayıp büyüdü: Piyasalar Fed’in kararına odaklandı Yeni Şafak Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Altın ve gümüşte sert düşüş! Fed beklentisi piyasaları sarstı A Haber Ekonomi · 1 saat önce Makroekonomi Altın ve gümüş düşüşte Habertürk Ekonomi · 2 saat önce Makroekonomi Altın ve gümüş fiyatları artan enerji maliyetleriyle düşüşte AA Ekonomi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.