1995 yılında Schengen uygulamasının 7 ülkeyle başladığını ve yaklaşık 1,6 milyon kilometrekarelik alanı kapsadığını hatırlatan Aras, bugün ise birliğin 29 ülkeye ulaştığını ve yaklaşık 4,5 milyon kilometrekarelik bir coğrafyayı içine aldığını anlattı.
Aras şunları kaydetti:
"Alan neredeyse üç katına çıktı. Sürücünün önündeki 90-180 gün engeli yerinde kaldı. Bulgaristan ve Romanya da Schengen'e katıldı. Artık bu ülkelerde geçirilen günler de aynı kalış süresinden düşüyor. Schengen içinde yükleme yaparken süre işliyor. Boşaltma beklerken süre işliyor. Zorunlu dinlenmesini yaparken süre işliyor. Sonra sürücüye, "Kalış hakkın doldu. Yeni sefere çıkamazsın" deniliyor. Aracı hazır. Yükü hazır. Avrupa'daki müşterisi teslimat bekliyor ama sürücü sınırdan geçemiyor. Sınırdan çevirdiğiniz sürücünün, yükünü teslim etmesini bekleyemezsiniz. Profesyonel tır sürücüleri için yeni mevzuat istiyoruz. Sürücüyü işinden, ticareti yolundan alıkoyan bu engeller sona ermek zorundadır."
Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Aras, Türkiye'nin de AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu ve 2025 yılında karşılıklı mal ticaretinin 217,6 milyar avroya ulaştığını ifade etti.
Türkiye'nin ihracatının yüzde 42,7'sinin AB ülkelerine yapıldığına işaret eden Aras, "Aynı yıl AB, Türkiye'ye 114,3 milyar avroluk mal sattı. Türkiye'den 103,3 milyar avroluk mal aldı. Türkiye'nin Avrupa'ya ihtiyacı var, Avrupa'nın da Türkiye'ye ihtiyacı var. İki tarafın fabrikaları birbirine bağlı. Üretim hatları birbirini tamamlıyor. Siparişler iki yönde hareket ediyor. Üstelik Türkiye'de Avrupa sermayesiyle üretim yapan şirketler var." diye konuştu.
"Gümrük Birliği kapsamındaki malın dolaşımını serbest bırakıp, onu taşıyan sürücüyü durduramazsınız." diyen UND Başkanı Aras, şöyle devam etti:
"Bunu yaptığınızda ticaretin önüne fiilen engel koyarsınız. Avrupa'ya açıkça sesleniyoruz, Almanya’da Mercedes-Benz ve MAN, Hollanda'da DAF, İsveç'te Volvo ve Scania, Fransa'da Renault Trucks, İspanya'da IVECO üretiliyor, biz Türk taşımacısı da bu araçları satın alıyoruz ve bu satın aldığımız araçlarla Avrupa Birliği'nin Türkiye'de ürettiği ve Avrupa'da ürettiği yükleri taşıyoruz. Bu araçlarımızla yapmış olduğumuz taşımada bu engel bir çelişki değil midir? Kendinizle çelişmiyor musunuz? Aracınızı satın alan da malınızı taşıyan da bizleriz. Bu ticareti mümkün kılan sürücülerimizin vize engelleriyle karşılaşması ise ciddi bir çelişki. Ticaretin gelişmesi beklenirken o ticareti gerçekleştiren sürücünün hareketinin kısıtlanması ekonomik işbirliğimizin doğasıyla bağdaşmıyor."
"Tır sürücüsünün mesleğini yapabilmesi için gereken hareket imkanını istiyoruz"
Aras, bu mesleğin çalışma düzeninin teslimat ve dönüş üzerine kurulu olduğunu hatırlatarak, "Bir an önce işini tamamlamak isteyen insanı günlerce bekletiyorsunuz. Sonra kalış süresi nedeniyle yeni sefere çıkmasını engelliyorsunuz. Tır sürücüsü turist değildir. Mesleğini yapabilmesi için gereken hareket imkanını istiyoruz." dedi.
Avrupa'daki sürücü açığının da ortada olduğunu ifade eden Aras, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliğinin (IRU) 2025 araştırmasına göre, Avrupa'da yaklaşık 502 bin tır sürücüsünün pozisyonunun doldurulamadığını ve Avrupalı taşımacıların yaklaşık üçte ikisinin yeterli sürücü bulamadığı için yeni sözleşmeleri reddettiğini bildirdiğini söyledi.
"Bu uygulama mevcut sürücü krizini ağırlaştırıyor"
Aras, Avrupa'nın sürücü aradığını ancak çalışan Türk sürücüsünün sınırdan geri çevrildiğine işaret eden Aras, "Bu uygulama, mevcut sürücü krizini ağırlaştırıyor. Taşıma kapasitesini azaltıyor. Tedarik zincirini aksatıyor. Sürücü açığını büyüten bu çelişkiyi ortadan kaldırın." şeklinde konuştu.
Pandemide seyahatlerin kısıtlandığını, sokakların boşaldığını ancak tır sürücülerinin taşımayı sürdürdüğünü hatırlatan Aras, "Gıdayı taşıdılar. Sağlık malzemelerini taşıdılar. Günlük ihtiyaçları ulaştırdılar. Avrupa Komisyonu da tedarikin devamı için 'yeşil hat' uygulamasını önerdi. Taşımacılık çalışanlarının hareketini kolaylaştırma çağrısı yaptı." ifadelerini kullandı.
Aras, "Sürücünün önemini görmek için yeni bir kriz beklemeyin." çağrısında bulunarak, "Avrupa Komisyonu, 29 Ocak 2026 tarihli Vize Politikası Stratejisi'nde, tır sürücülerinin 90 günün ötesinde hareketliliğe ihtiyaç duyabileceğini kabul etti. Yeni hukuki çözümleri gündeme aldı. Artık mevzuatı çıkarın." dedi.
Profesyonel sürücülerin mesleki faaliyetlerini 90-180 gün engelinden kurtaran ortak bir düzenleme istediklerini vurgulayan Aras, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu düzenleme bütün Schengen ülkelerinde geçerli olmalıdır. Uzun süreli ve çok girişli vizelere hızlı erişim istiyoruz. Bununla birlikte mesleğin gerektirdiği kalış hakkını da istiyoruz. Kalış süresi nedeniyle sürücülerimizi Avrupa hattında çalışamaz hale getiren giriş yasaklarının kaldırılmasını istiyoruz. Bulgaristan ve Yunanistan Sınır kapılarının kapasitesini artırın. Günler süren kuyrukları bitirin. Kararı alın. Takvimi açıklayın. Yeni mevzuatı hayata geçirin."
(AA)
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.