YAYIN TARİHİ, 22 Ekim 2026 10:07 GÜNCELLEME, 22 Ekim 2026 10:11
- Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörüne ilişkin tahminlerini içeren yeni raporunu yayımladı.
- Raporda enflasyon, ekonomik büyüme, döviz kuru, kredi kalitesi ve bankacılık sektörünün karşı karşıya olduğu risklere ilişkin öngörülere yer verildi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye'de bankaların takipteki kredi oranının 2026 sonunda yüzde 3,3-3,5 aralığına yükselmesini, 2027 sonunda ise yüzde 3-3,2 seviyesine gerilemesini bekliyor.
CNBCE.COM'u öncelikli haber kaynağınız olarak ekleyin Ekonomi, iş dünyası, piyasalar ile ilgili en güvenilir ve en detaylı haberlere en hızlı şekilde ulaşın. + EkleKuruluş, Türkiye'nin enflasyonla mücadele sürecinin devam edeceğini öngörürken, bankacılık sektörünün kısa vadeli dış borçlara bağımlılığına ve yatırımcı güvenindeki dalgalanmalara karşı kırılganlığına dikkati çekti.
S&P Global Ratings, 21 Ekim 2026 tarihli "Banking Industry Country Risk Assessment: Türkiye" başlıklı raporunda, Türkiye'nin bankacılık sektörüne ilişkin risk değerlendirmesini yayımladı.
Raporda, Türkiye'nin ekonomik risk ve bankacılık sektörü risk eğilimleri "istikrarlı" olarak değerlendirilirken, her iki alandaki risk seviyesi 10 üzerinden 8 olarak belirlendi. BICRA olarak adlandırılan Bankacılık Sektörü Ülke Risk Değerlendirmesi ölçeğinde 1 en düşük, 10 ise en yüksek riski ifade ediyor.
Türkiye'nin dinamik özel sektörünü ve bankaların yüksek oynaklık ortamındaki dayanıklılığını güçlü yönler arasında gösteren kuruluş, kısa vadeli dış borçlara yüksek bağımlılığı, yatırımcı duyarlılığındaki değişimlere açıklığı ve özel sektörün Türk lirası ile yabancı para cinsinden yüksek borçluluğunu temel riskler arasında sıraladı.
Raporda, zorlu dezenflasyon süreci ile jeopolitik ve iç siyasi gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin de ekonomik görünüm üzerindeki etkilerine işaret edildi.
Enflasyonun 2027 sonunda yüzde 21,7'ye gerilemesi bekleniyor
S&P Global Ratings, Türkiye'nin enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarını sürdürdüğünü belirterek, tüketici enflasyonunun Eylül 2026'daki yüzde 29,7 seviyesinden 2027'de yüzde 21,7'ye gerilemesini bekliyor.
Enerji ve gıda sektörlerindeki arz kaynaklı oynaklığın fiyat istikrarı açısından önemli bir risk oluşturmaya devam edeceğini öngören kuruluş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizinde temkinli indirimler yapacağını tahmin ettiğini belirtti.
Rapora göre politika faizinin 2027 sonunda yüzde 28 seviyesine gerilemesi bekleniyor. TCMB'nin Eylül 2026 itibarıyla yüzde 37 seviyesinde bulunan politika faizi, aynı dönemde yüzde 29,7 olan yıllık tüketici enflasyonunun üzerinde bulunuyordu.
Kuruluş, Türkiye ekonomisinin büyümesinin 2026'da yüzde 3, 2027'de ise yüzde 3,7 olacağını öngörüyor. Sıkı para politikası, yüksek enflasyon, iç talepteki zayıflama ve yatırımlardaki yavaşlamanın büyümeyi sınırlayacağı değerlendiriliyor.
Raporda ayrıca Türk lirasının enflasyonla uyumlu şekilde değer kaybetmeye devam edeceği ve dolar/TL kurunun 2027 sonunda 55 seviyesine ulaşacağı tahminine yer verildi.
Bankaların takipteki kredi oranında artış beklentisi
S&P Global Ratings, Türkiye'de bankaların aktif kalitesinin bozulmaya devam ettiğini belirtti.
Ekonomik faaliyetteki yavaşlama, yüksek finansman maliyetlerinin kalıcılığı ve Türk lirasındaki değer kaybının borçluların geri ödeme kapasitesini zayıflattığı ifade edilen raporda, bankaların tahsilat faaliyetleri, kredilerin yeniden yapılandırılması, sorunlu kredilerin ikincil piyasada satılması ve kredi hacmindeki hızlı büyümenin takipteki kredi oranlarının daha düşük seviyelerde kalmasına yardımcı olacağı kaydedildi.
Rapora göre, takipteki kredilerin toplam kredilere oranı Haziran 2026 itibarıyla yüzde 3,2 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran 2025 sonu itibarıyla yüzde 2,6 düzeyindeydi.
Kuruluş, söz konusu oranın 2026 sonunda yüzde 3,3-3,5 aralığına yükselmesini, 2027 sonunda ise yüzde 3-3,2 aralığına gerilemesini bekliyor.
Bankaların son yıllarda ayırdığı karşılıklar ve güçlü kârlılıklarının kredi zararlarını karşılama kapasitelerini destekleyeceği belirtilen raporda, sıkı para politikasının ve düşük ekonomik büyümenin bankacılık sektörü üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı.
Kredi büyümesinin yavaşlaması bekleniyor
Raporda, TCMB'nin yüksek faiz politikasının Türk lirasının istikrarını desteklediği ve döviz rezervlerinin yeniden oluşturulmasına katkıda bulunduğu belirtildi. Bununla birlikte, sıkılaşan finansal koşulların şirketler ve hanehalkları üzerinde önemli baskı yarattığı, sıkı düzenlemelerin de kredi talebini sınırladığı ifade edildi.
S&P Global Ratings, Türkiye'de nominal kredi büyümesinin gelecek 12-18 aylık dönemde yüzde 25-30 aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Bu oran 2025 yılında yüzde 44 seviyesindeydi.
Kuruluş, kredi büyümesindeki yavaşlamanın reel olarak da bir ivme kaybına işaret ettiğini değerlendirdi.
Raporda, 2024'ten bu yana reel olarak önemli ölçüde gerileyen konut fiyatlarının gelecek 12-18 ayda istikrar kazanmasının beklendiği kaydedildi. Gayrimenkul işlemlerinin yüzde 95'inin öz kaynaklarla gerçekleştirilmesi, mortgage faizlerindeki kademeli düşüş ve Türkiye'nin demografik yapısının konut piyasasını destekleyeceği öngörüldü.
POPÜLER HABERLERKripto para piyasasında yeni dönem: İsviçre'den tarihi Bitcoin kararı
Pegasus'tan yurt dışı uçuşlarda kampanya: Biletler 11 eurodan başlıyor
Gözler Merkez Bankası'nın faiz kararında: Uzmanlar ikiye ayrıldı
Rus dizeli taşıyan tankerler Türkiye'ye doğru yola çıktı
Fon tasfiyesinde kapsam genişliyor: TEFAS’a iletilen bazı iade talepleri de kapsama alınacak
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.