22 Ekim 2026, Perşembe · 09:20 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Türk Telekom’un eğitim teknolojisi yatırımları TT Ventures çatısında büyüyor

Türkiye’de eğitim teknolojileri konusunda önemli yatırımlara imza atan Türk Telekom’un eğitim teknolojilerindeki etkinliğini iştiraki SEBİT ile TT Ventures üzerinden yaparak değerlendiriyorDevamı için tıklayınız

22 Ekim 2026, Perşembe TİMUR SIRT

Türk Telekom’un eğitim teknolojisi yatırımları TT Ventures çatısında büyüyor

Türkiye’de eğitim teknolojileri konusunda önemli yatırımlara imza atan Türk Telekom’un eğitim teknolojilerindeki etkinliğini iştiraki SEBİT ile TT Ventures üzerinden yaparak değerlendiriyor

Türk Telekom, kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures aracılığıyla eğitim teknolojileri alanındaki varlığını yıllardır genişletiyor. 2018'de kurulan TT Ventures, yatırımlarını Eylül 2022'den bu yana bağımsız yönetilen TT Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Fonu üzerinden sürdürüyor ve fon üzerinden 12 girişime yatırım yaptı. Şirketin yöneticileri, yatırım stratejisinde eğitimin başlıca alanlardan biri olduğunu daha önce de dile getirmişti. Eğitim alanındaki en bilinen adım MentalUP ortaklığı oldu. TT Ventures, çocuklara yönelik düşünme ve öğrenme becerilerini geliştiren oyunlaştırılmış eğitim platformu MentalUP'a ortak oldu. MentalUP, 2016'da Türk Telekom Girişim Hızlandırma Programı PİLOT'a dahil edilmiş, ardından TT Ventures aracılığıyla ortaklığa dönüşmüştü. Salgın döneminde uzaktan eğitimin yaygınlaşmasıyla platform 500 bin yeni abone kazanarak 5.5 milyon kullanıcıya ulaştı.

GİRİŞİMLERİN DEĞERİ ARTIYOR
Girişim hızlandırma ayağında ise PİLOT programı eğitim girişimlerine kapı açmayı sürdürüyor. Programın 12'nci dönem girişimleri arasında, yazılım alanında proje tabanlı ve kişiselleştirilmiş çevrim içi eğitim sunan Archi's Academy de yer aldı. Türk Telekom, bu programı TT Ventures'ın çatısı altında yürütüyor. TT Ventures'ın yatırım yaptığı girişimlerin toplam değerlemesi 576 milyon dolara ulaştı ve portföyde sanal ve artırılmış gerçeklik odaklı Nara gibi eğitim platformları öne çıkıyor. Genel tabloya bakıldığında TT Ventures'ın portföyü eğitimle sınırlı değil. Enerji ve mobilite alanları da öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor. Yine de eğitim teknolojileri, Türk Telekom'un girişim stratejisinde MentalUP'tan PİLOT mezunlarına uzanan, görünür bir ayak olmayı sürdürüyor.

PEAK'TEN AYRILAN OYUN GİRİŞİMCİLERİ 914 MİLYON DOLAR YATIRIM ÇEKTİ
Startups.watch verilerine göre Türkiye'nin ilk oyun unicorn'u Peak'ten çıkan ekipler, ülkenin girişim ekosistemindeki en etkili "mezun ağı" olmayı sürdürüyor. Türkiye'nin ilk unicorn'u Peak'ten ayrılarak kendi oyun girişimini kuran isimlerin şirketleri, bugüne kadar toplam 914 milyon dolar yatırım aldı. Startups.watch'ın 15 Ekim 2026 tarihli verisi, bir zamanlar tek bir oyun şirketinin çatısı altında yetişen ekibin yarattığı sermaye etkisini rakamlarla gösteriyor.

EKOSİSTEM YARATAN BAŞARI
Peak, 2010'da kuruldu ve Toon Blast ile Toy Blast gibi oyunlarla dünya çapında büyüdü. Zynga, Peak'in tamamını 1.8 milyar dolara satın aldı. Bedelin 900 milyon dolarlık kısmı nakit, 900 milyon dolarlık kısmı Zynga hissesiydi. Bu işlem, Türkiye'de bir girişimin o güne kadarki en büyük satın alması oldu ve Peak'i ülkenin ilk unicorn'u yaptı. Peak'in asıl etkisi satış rakamının ötesinde. Startups. watch'ın ekosistem haritasına göre Peak'ten çıkan 108 kişi 82 yeni girişim kurdu ve bunların 37'si doğrudan oyun sektöründe yer alıyor. Startups.watch'ın 2022'de yaptığı ilk analizde bu ağ daha küçüktü. O zaman yolu Peak'ten geçen 80 kişi 65 farklı girişim kurmuştu. Dört yıl içinde hem kişi sayısı hem girişim sayısı belirgin biçimde arttı. Bu ağ, ABD'de PayPal'dan çıkan kurucuları anlatan "PayPal Mafia" benzetmesiyle "Peak Mafia" olarak anılıyor.

İKİ GİRİŞİM DİKKAT ÇEKTİ
914 milyon dolarlık toplamın başlıca kalemlerini iki şirket oluşturuyor. Dream Games kurucuları Peak'in eski çalışanları Soner Aydemir, İkbal Namlı, Hakan Sağlam, Eren Şengül ve Serdar Yılmaz tarafından 2019'da kuruldu. Şirket Royal Match ile mobil oyun pazarının en önemli oyuncularından biri haline geldi. Şirketin değerlemesi sonrasında CVC ve Blackstone'un katıldığı turla yaklaşık 5 milyar dolara çıktı. Spyke Games ise Peak'in kurucu ortaklarından Rina Onur Şirinoğlu'nun CEO'su olduğu Spyke, kurucu ekibindeki beş oyun profesyonelinden dördünün Peak kökenli olmasıyla biliniyor. Şirket 2022'de Griffin Gaming Partners liderliğinde 55 milyon dolarlık tohum yatırımı aldı. 2022 ve 2024'te 50'şer milyon dolarlık turlar gerçekleştirdi. Toplam yatırımı yaklaşık 105 milyon dolara ulaştı. Bu iki şirketin toplamı yaklaşık 573 milyon dolar ediyor. Bu da 914 milyon dolarlık rakamın büyük bölümüne karşılık geliyor. Kalan kısım, Peak çıkışlı kurucuların daha küçük ölçekli stüdyolarına dağılıyor. Bunlara örnek olarak Peak'in kurucu ortağı Hakan Baş'ın kurduğu Ace Games verilebilir. Ace Games 31.5 milyon dolar yatırım aldı.

TOHUM YATIRIM DEĞİŞTİ
Peak ağının ekosisteme katkısı, yalnızca toplam rakamla sınırlı değil. Dream Games, henüz bir oyunu yokken 57.5 milyon dolar fon topladı. Spyke'ın 55 milyon dolarlık tohum yatırımı ise Türkiye'de o dönem için rekor kabul edildi. Yatırımcılar, daha önce 1.8 milyarlık bir çıkışa katkı vermiş ekiplere bu ölçekte erken aşama kaynak ayırmaya hazır olduklarını gösterdi. Rakamın bir yüzü de sermayenin dağılımı. Sektör verilerini derleyen bir değerlendirmeye göre en çok yatırım alan ilk beş oyun şirketi toplamda 736 milyon doları aşan kaynak çekti. Bu durum, başarının tabana yayılıp yayılmadığı tartışmasını da beraberinde getiriyor. Yine de Peak ağının büyüklüğü, deneyimli ekiplerin yeni kurulan stüdyolar için talebi artırdığını gösteriyor.

E-POSTA BOMBARDIMANI, ASIL SALDIRIYI GİZLEMEK İÇİN KULLANILIYOR
Gelen kutusunun kısa sürede yüzlerce istenmeyen mesajla dolması, hesap ele geçirme ve dolandırıcılık girişimlerinin habercisi olabiliyor. ESET uzmanlarına göre öncelik mesajları temizlemek değil, yığının arkasında gizlenen tehdidi bulmak olmalı
e-posta adresine kısa sürede yüzlerce istenmeyen mesaj gelmesi, "e-posta bombardımanı" olarak bilinen bir saldırı yönteminin işareti olabilir. Posta kutusunu aşırı yükleyip kullanılmaz hâle getirmeyi amaçlayan yöntemde saldırgan, meşru bir güvenlik ya da dolandırıcılık önleme mesajını mesaj yığınının altına gömmeyi hedefliyor. Bazı vakalarda ise yardım edebilecek bir teknik destek mühendisi gibi davranarak kurbanı arıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, saldırıyla nasıl başa çıkılacağına ilişkin önerilerini paylaştı.

SIZDIRILMIŞ VERİLERLE BAŞLIYOR
ESET'e göre e-posta bombardımanı saldırıları genellikle aynı düzeni izliyor. Saldırgan önce hedefin e-posta adresini ele geçiriyor. Adres geçmişteki veri ihlallerinden, pazarlama veri tabanlarından, internete sızdırılmış verilerden ya da daha önceki bir oltalama saldırısından elde edilmiş olabiliyor. Adresi eline geçiren saldırgan, botlarla çalışan otomatik araçlar kullanarak bültenler, abonelikler, e-posta listeleri, ücretsiz denemeler ve yarışmalar gibi yüzlerce, hatta binlerce meşru çevrim içi hizmete bu adresle kaydoluyor. Her kayıt, bir hoş geldiniz e-postası ya da benzer bir mesaj üretiyor. Mesajlar çoğunlukla meşru hizmetlerden geldiği için spam filtrelerine takılmıyor ve gelen kutusu kısa sürede doluyor.

İKİ TEMEL AMACI VAR
Uzmanlara göre girişimlerin çoğunun arkasında iki neden yatıyor. Dolandırıcı, yapay olarak oluşturulan e-postaların arasında gerçek bir mesajın fark edilmemesini istiyor. Bir hesabı ele geçirip parolasını sıfırlamış, bu da gelen kutusuna bir bildirim düşürmüş olabilir. Ya da kurban adına sahte bir satın alma yapmış ve faturası e-postayla gönderilmiş olabilir. Amaç, daha ciddi dolandırıcılıkla ilgilenmeyi engelleyen bir sis perdesi oluşturmak. Bilgisayar korsanı daha sonra teknik destek mühendisi gibi davranarak kurbanla iletişime geçebiliyor. E-posta "sorununu" çözebileceğini söyleyip ücret talep edebiliyor ya da kurbanı uzaktan erişim yazılımı yüklemeye ikna ederek bilgisayara göz atabiliyor. Bu yolla tarayıcıda kayıtlı parolalar gibi hassas bilgiler çalınabiliyor, hatta ek kötü amaçlı yazılımlar yüklenebiliyor.

YAPAY ZEKA VE PERFORMANSLI HESAPLAMA UZAYA ÇIKIYOR
Ay yüzeyinden yörüngeye şirketler yapay zeka ve yüksek performanslı hesaplama projeleri için yarışıyor
Ay yüzeyinde ilk yüksek performanslı hesaplama testlerini yapmayı planlayan yeni görev, verinin Dünya'ya gönderilmeden uzayda işlenmesine yönelik artan girişimlerin son örneği oldu. Uzay görevlerinde üretilen verinin Dünya'ya aktarılmadan, toplandığı yerde işlenmesi fikri, birden fazla şirket ve kurumun hayata geçirdiği projelerle somutlaşıyor. Bu hafta duyurulan bir Ay görevi, alandaki en yeni örnek oldu.

AY YÜZEYİNDE YAPAY ZEKA
Astrolab'ın FLIP keşif aracının, NASA'nın Commercial Lunar Payload Services (CLPS) girişimi kapsamında 2026 sonlarında başlatılması planlanan görevle Ay'ın güney kutbu bölgesine ulaştırılması hedefleniyor. Aracı Griffin-1 iniş aracı taşıyacak. FLIP üzerinde, HPE'nin uzay koşulları için geliştirdiği Spaceborne Computer- 4 modülü yer alacak. Hafif, bağımsız çalışan ve fansız tasarıma sahip modül, düşük güç tüketimli bir CPU ve GPU ile KIOXIA'nın SSD tabanlı depolama çözümünü kullanıyor. Görevde büyük dil modellerinde erişim destekli üretim (RAG), görsel çıkarım ve haritalama, navigasyon ile arazi analizi için LiDAR verisi işleme test edilecek. Ayrıca HPL (High-Performance LINPACK) ve HPCG (High-Performance Conjugate Gradient) kıyaslama testlerinin Ay yüzeyinde çalıştırılması planlanıyor. NASA, birden fazla yapay zekâ modelinin koordineli çalışabildiğini göstermeyi amaçlayan federasyonel öğrenme deneyini (FLUID) bu sistem üzerinde yürütecek. Deloitte ise siber saldırıları tespit etmek için geliştirdiği Silent Shield sistemiyle anomali tespiti yeteneklerini sınayacak. HPE, bunun Ay yüzeyinde yapılacak ilk yüksek performanslı hesaplama kıyaslaması olacağını belirtiyor; şirketin bu iddiası, 20 Ekim 2026 itibarıyla kamuya açık bilgilere dayanan kendi analizine dayanıyor.

AY'DA VERİ DEPOLAMA
Alandaki bir diğer isim, Ay'da veri altyapısı kurmayı hedefleyen Florida merkezli Lonestar Data Holdings. Şirket, "Freedom" adlı küçük ölçekli veri merkezi yükünü 2025'te Intuitive Machines'in Athena iniş aracıyla Ay'a gönderdi. Lonestar'ın yaklaşımı hesaplamadan çok güvenli ve bağımsız veri depolamaya odaklanıyor; şirket, doğal afetlerden, siber saldırılardan ve jeopolitik risklerden korunmuş bir saklama alanı sunmayı amaçlıyor. Lonestar ayrıca NASA Ames ile Ay kenarında (lunar edge) veri altyapısı konseptlerini değerlendirmeyi öngören bir Space Act anlaşması duyurdu.

ABD, DEEPSEEK'İ FEDERAL SİVİL KURUMLARDAN ÇIKARIYOR
ABD Çinli DeepSeek'i tüm sivil federal kurumlarda yasakladı. Yasak, DeepSeek'e dayalı üçüncü taraf araçları da kapsıyor
Ulusal Güvenlik Bakanlığı (DHS), sivil federal kurumlara DeepSeek ürünlerini sistemlerinden kaldırmalarını ve yeni alım yapmamalarını emretti. Kararın en kritik yanı, DeepSeek modelleri üzerine kurulu başka firmaların hizmetlerinin de kapsama girmesi. Bloomberg'in aktardığına göre Trump yönetimi, sivil federal kurumların Çinli yapay zekâ girişimi DeepSeek'in ürün ve hizmetlerini kullanmasını yasakladı. Karar, DHS'in pazartesi günü Federal Register sitesine koyduğu bildirimle duyuruldu. Bildirimde Federal Tedarik Zinciri Yasası ve Federal Tedarik Güvenliği Konseyi'nin incelemesine dayanılarak, kurumların DeepSeek'in ana şirketi Hangzhou DeepSeek Artificial Intelligence'tan bilgi teknolojisi ürünü ve hizmeti satın alması yasaklanıyor. DHS Bakanı Markwayne Mullin'in mektubuna göre DeepSeek modelleri verileri Çin'deki sunucularda saklıyor; Çin'in ulusal güvenlik yasaları da hükümete şirketlerden veri talep etme konusunda geniş yetki veriyor. Mullin, DeepSeek'in kendi barındırdığı modellerin kişisel tanımlayıcı bilgi topladığını ve kullanıcıların çevrim içi "dijital parmak izini" izlediğini de belirtiyor. Mektupta ayrıca şu uyarı var: Bu bilgilerin Çin'e aktarılması, kamuya açık verilerle birleştiğinde ABD vatandaşları ve devlet programları hakkında "eyleme dönüştürülebilir istihbarat" üretebilir.

KADEMELİ KARARIN SON HALKASI
Kararı önemli kılan şey kapsamı. Emir, Deep- Seek modelleri kullanılarak geliştirilen üçüncü taraf araçları da kapsıyor. Yani federal kurumlara hizmet veren yazılım firmaları, kendi ürünlerinin altında DeepSeek olup olmadığını denetlemek zorunda kalabilir. Bu ayrıntı, modeli kendi sunucusunda çalıştıran kuruluşlar için de önemli. Çünkü DeepSeek açık ağırlıklı bir model ve herhangi bir sağlayıcıda, hatta ABD içinde barındırılabiliyor. Karar yeni bir kopuş değil, kademeli bir sıkılaşmanın son halkası. Ticaret Bakanlığı, Mart 2025'te DeepSeek'in devlet cihazlarında kullanımını yasaklamış, Texas da hükümet cihazlarında yasak getiren ilk eyalet olmuştu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI Tüm Yazıları >

Kaynak: Sabah Ekonomi
İlgili Haberler
Borsa Türk Telekom’dan EuroCup öncesi COP31 mesajı: Yarına sözümüz var Ekonomim · 18 saat önce Borsa Türk Telekom COP31 mesajını Avrupa basketbol sahnesine taşıdı Dünya Gazetesi · 19 saat önce Makroekonomi Türk Telekom COP31 mesajını basketbol sahnesine taşıdı Habertürk Ekonomi · 19 saat önce Borsa Türk Telekom COP31 mesajını Avrupa basketbol sahnesine taşıdı: Yarına Sözümüz Var Ekonomim · 21 saat önce Makroekonomi Türk Telekom küresel arenadaki güçlü konumunu pekiştiriyor Sabah Ekonomi · 4 gün önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.