TİM Başkanı Gültepe: Rekabetçilik yarışında geri düştük
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, enflasyon ve maliyetlerde rakip ülkelerle ayrışmanın ihracatçıyı rekabetçilik yarışında geri düşürdüğünü söyledi. Gültepe, "Pazar kaybeden firma, dönüşüme kaynak ayıramaz. Fiyat rekabetçiliğinde son yıllarda yaşanan aşınma, ihracatın geleceği için stratejik bir soruna dönüşme riski taşıyor" dedi
Giriş: 21 Ekim 2026 - 15:11 Güncelleme: 21 Ekim 2026 - 15:11
Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın"Rekabetçilik yarışında geri düştük"
TİM’in PwC Türkiye iş birliğiyle hazırladığı “İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi” başlıklı rapor, Mustafa Gültepe tarafından basına ve kamuoyuna açıklandı. Gültepe, raporda otomotiv, kimya, makine, elektrik elektronik, tekstil, hazır giyim, çelik, demir dışı metaller ve mobilya olmak üzere imalat sanayindeki dokuz sektörü mercek alına aldıklarını bildirdi. İncelenen sektörlerin 2025’te 166 milyar dolarla toplam ihracatın yaklaşık yüzde 70’ini gerçekleştirdiğine dikkat çeken Gültepe, şöyle devam etti:
“Rapor masa başında değil sahada hazırlandı. Dokuz sektörde, 200’den fazla ürün grubunu değerlendirdik. Her sektörle ayrı ayrı çalıştaylar düzenledik. 20’den fazla rakip ülkenin verileri üzerinden karşılaştırma yaptık. Maliyetler, verimlilik ve teknoloji kapasiteleri, lojistik imkânları, teşvikler, insan kaynağı, sanayi ve ticaret politikalarında artıları ve eksileri ortaya koyduk. Bu parametrelerin birçoğunda iyi bir yerdeyiz. Üretim kapasitemiz hâlâ çok güçlü. İhracat tecrübemiz var. Avrupa’ya ve Orta Doğu’ya yakınız. Esnek üretim ve hızlı teslimat kapasitesine sahibiz. Lojistikte ve navlun maliyetlerinde kısmen avantajlıyız. Ancak bu avantajlarımıza rağmen üretim kapasitemizi küresel rekabet gücüne dönüştüremiyoruz. Çünkü yıllardır üstüne basa basa söylediğimiz gibi sorunun temelinde maliyetler var. Rapor, dışarıdan bir gözle sorunun nereden kaynaklandığını net bir şekilde gösteriyor.”
REKLAMMustafa Gültepe, Türkiye’de işçilik, enerji, finansman, hammadde ve lojistik maliyetlerinin rakip ülkelere göre çok daha hızlı yükseldiğinin altını çizdi. 2019-2025 döneminde Türkiye’de ortalama yıllık enflasyonun yüzde 38 civarında olduğunu belirten Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Karşılaştırma yaptığımız rakip ülkelerin hepsinde ortalama enflasyon tek hanelerde. Ortalama enflasyonu yüzde 8’in üzerine çıkan ülke yok. İşte bu ayrışma doğrudan ihracatçının maliyetine eklendi.2019’dan bu yana asgari ücret yüzde 1290, hammadde ve ara malı fiyatları yüzde 1250, enerji fiyatları yüzde 1490 arttı. Aynı dönemde dolar kurundaki artış ise yüzde 860’ta kaldı. Kur aynı hızda yükselmediği için dolar bazında enerji fiyatlarında yüzde 74, asgari ücrette yüzde 51, genel maliyetlerde yüzde 55 artış oldu. Örneğin ülkemizde bir makine ürününün dolar bazında üretim maliyeti 2022’ye göre yüzde 60 arttı. Bu oran hazır giyimde yüzde 58 mobilyada ise yüzde 55 oldu. Rakip ülkelerde daha istikrarlı seyreden maliyet yapısı Türkiye’de bozuldu. İncelediğimiz bütün sektörlerde maliyet yapımız ve rakip ülkelerle aramızdaki makroekonomik ayrışma öne çıkan başlık oldu. Fiyatlama kabiliyetimizin zayıflaması, beraberinde pazar kayıplarını getirdi. Küresel ihracattan aldığımız pay, iki yılda yüzde 1,08’den yüzde 0,98’e geriledi. Pazar kaybı, kapasiteye ve istihdama da yansıdı. İmalat sanayinde sigortalı çalışan sayısı dört yılda 480 bin azaldı. Biz yıllarca fiyat-performans ülkesi olarak öne çıkıyor, kaliteli ürünü makul fiyat ve hızlı teslimatla sunuyorduk. Rapor, bu dengenin iki taraftan zorlandığına işaret ediyor. Asya'nın düşük maliyetli üreticileri fiyatla baskı kurarken, Avrupa'daki rakiplerimiz aynı pazarlarda bizimle yarışıyor. Örneğin Polonya, dokuz sektörün yedisinde karşımıza rakip olarak çıkıyor. Sonuç bizim için sürpriz olmadı. Yıllardır sahadan dile getirdiğimiz sorun, bağımsız bir çalışmanın verileriyle teyit edildi.”
REKLAMMustafa Gültepe, rekabetçilikte yaşanan sorunun ihracatın geleceğini de yakından ilgilendirdiğinin altını çizdi. Küresel ticarette iddialı olabilmemiz için teknolojiye, Ar-Ge’ye, inovasyona, ikiz dönüşüme, tasarıma ve markalaşmaya daha fazla kaynak ayırmak gerektiğini vurgulayan Gültepe, şunları söyledi:
“Dönüşümün ön koşulu fiyat rekabetçiliği. İhracatçının bütün bu alanlara yatırım yapabilmesi için önce pazarlarda güçlü olması gerekiyor. Pazar kaybeden firma, dönüşüme kaynak ayıramaz. Bugün rekabet edemezsek yarına yatırım yapamayız. Fiyat rekabetçiliğinde son yıllarda yaşanan aşınma, ihracatın geleceği için stratejik bir soruna dönüşme riski taşıyor. Dolayısıyla, rekabetçiliği önceleyen politikalara ihtiyacımız var. Rekabetçiliğimizi yeniden güçlendirmek için bir yol haritası niteliğindeki rapor, dokuz sektör için 189 politika adımı öneriyor. Raporda sektörlere özel spesifik öneriler yer alıyor. Hedef pazarlarda kalıcı konum elde edilmesi, desteklerin katma değer ve performans temelinde yapılandırılması, Ar-Ge, ürün geliştirme ve inovasyona daha fazla destek ve Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ise tüm sektörlerin ortaklaştığı başlıklar olarak öne çıkıyor.”
REKLAMMustafa Gültepe, Türkiye’nin üretim potansiyeline, 160 bini aşkın üyesi bulunan büyük ihracat ailesine güvendiğini, üç dört yıl önceki rekabet koşullarının sağlanması halinde yıllık çift haneli artışlarla orta ve uzun vadeli hedeflere emin adımlarla yürüyebileceklerini sözlerine ekledi.
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.