19 Ekim 2026, Pazartesi · 17:57 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

DEM Parti eş başkanları, YENİ Parti'yi ziyaret etti: Tarihin doğru yerindeyiz

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Görüşmede barış süreci ve demokratikleşme adımları ele alındı. Bakırhan, Meclis Başkanı Numan Kurt…

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Yeni Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Görüşmeye DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de katıldı. DEM Parti heyetini, Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir karşıladı.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında barış sürecinin ilerletilmesi, Meclis’te oluşturulması planlanan İzleme Kurulu, muhalefete ve basına yönelik baskılar ile demokratikleşme adımları gündeme geldi.

Bakırhan’dan Kurtulmuş’a İzleme Kurulu çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çerçeve yasanın ardından sürecin uygulama aşamasına geçmesi gerektiğini belirterek Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulundu.

Toplumun artık yasanın uygulanmasını ve gerekli ikincil düzenlemelerin yapılmasını beklediğini söyleyen Bakırhan, bu konuda siyasi partilere, sendikalara, emek ve meslek örgütlerine ve Meclis’e sorumluluk düştüğünü ifade etti.

Bakırhan, “Meclis Başkanımız da bu konuda bir sorumluluk almalı, bir an önce bu yasanın uygulanması için gerekli adımların atılmasına artık biraz yol açmalıdır” dedi.

Meclis’te kurulması planlanan İzleme Kurulu’nun henüz oluşturulmadığını hatırlatan Bakırhan, kurulun gecikmeden faaliyete geçirilmesini ve Meclis’teki bütün siyasi partilerin kurulda yer alabilmesi için bir yol bulunmasını istedi.

“Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır”

Barış sürecinin yalnızca iki siyasi parti arasında yürütülen bir girişim olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, muhalefete ve gazetecilere yönelik baskılara da dikkat çekti.

Bakırhan, “Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Bu süreç sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil” ifadelerini kullandı.

Sürecin yalnızca Kürtleri, bölgeyi veya DEM Parti’yi değil, Türkiye’nin barışını ve demokrasisini ilgilendirdiğini belirten Bakırhan, Yeni Parti’nin bu süreçte yapıcı bir tutum sergilediğini söyledi.

Özgür Özel ve yeni parti yönetimine teşekkür eden Bakırhan, “Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, bu konuda bir dışarıdan direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir” dedi.

İki yıldır gençlerin yaşamını yitirmediği bir dönemin önemine işaret eden Bakırhan, barış sürecinin partiler üstü bir mesele olduğunu kaydetti.

“Kalıcı barış demokratikleşmeyle mümkün”

Muhalefete, basına ve ifade özgürlüğüne yönelik uygulamaların barış sürecine zarar verdiğini belirten Bakırhan, iktidara baskılardan vazgeçme çağrısı yaptı.

Bakırhan, “Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması, içinin siyasetin biraz yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür” diye konuştu.

Türkiye’nin temel meselelerinin ortak akıl, diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, DEM Parti’nin önümüzdeki dönemde siyasi partilerle ve toplumun örgütlü kesimleriyle daha fazla bir araya geleceğini belirtti.

Bakırhan, amaçlarının barış sürecinin sorunsuz ilerlemesi ve demokratikleşme sürecine dönüşmesi olduğunu ifade etti:

Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Bu süreç sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasanın sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti’yi ilgilendiren bir yasa değil, barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için bu konuda siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor. Bu konuda Yeni Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel Başkan ve yeni yönetimine de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, bu konuda bir dışarıdan direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin işte yaşamını yitirmedikleri bir süreçte yaşamamız çok değerli ve kıymetli bir şeydir. Bu süreç partiler üstü bir süreçtir.
Bir barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına, ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bence bir kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, bu demokratik toplum ve barış sürecinin başarıya ulaşması, içinin siyasetin biraz yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür. Biz bu konudaki bu talebimizi, bu değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz. Türkiye’nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle hareket ederek başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir diyoruz. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır.

Özel: “Herkes karlı çıkar”

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de muhalefet partileri arasındaki diyaloğun önemine dikkat çekti. Türkiye’de barışın sağlanmasının, silahların bırakılmasının ve çatışmaların kalıcı biçimde sona ermesinin toplumun bütün kesimlerine yarar sağlayacağını söyledi.

Özel, “Bu anlamda Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar” dedi.

Barışın sağlanmasının ülkenin kaynaklarının kullanımını da değiştireceğini belirten Özel, savunma ve güvenlik harcamaları yerine kalkınmaya ve ülkenin geleceğine yatırım yapılabileceğini ifade etti.

Özel, farklılıklarıyla birlikte herkesin kardeşçe yaşayabileceği bir ortamın önemine işaret ederek, “Biz bu noktada ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz” diye konuştu.

“Seçilmişler hala hapiste, kayyumlar görevde”

Meclis komisyonunun raporuna ve demokratikleşme adımlarına değinen Özel, raporun altıncı bölümüne ilişkin yasama faaliyetinin 10 Ağustos’ta gerçekleştiğini, ancak yedinci bölümde yer alan demokratikleşme adımlarının hayata geçirilmediğini söyledi.

Özel, “Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkındaki kararlarının uygulanmamasını eleştiren Özel, uluslararası anlaşmaların ve mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekti.

Özel, Anayasa Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman hakkında verdiği karara da değinerek kararın uygulanması ve benzer dosyalarda da gerekli adımların atılması gerektiğini söyledi. Özel, bu konularda iktidarın daha önce verdiği taahhütleri yerine getirmediğini savundu.

Özel: “Türkiye, raporun yazıldığı güne göre bile daha geride”

Gazetecilere yönelik operasyonları ve basına getirilen kısıtlamaları da gündeme getiren Özel, iktidar temsilcilerinin açıklamalarının ardından gazetecilerin tutuklandığını veya ev hapsine alındığını, akademisyenlerin ve gazetecilerin paylaşımlarına erişim engelleri getirildiğini belirtti.

Halk TV’nin yayınlarının durdurulmasına da değinen Özel, muhalefetin farklı kesimlerine alan açan kanalın susturulduğunu söyledi.

İktidarın demokratikleşme konusunda adım atmadığını, aksine geriye gidiş yaşandığını savunan Özel, şöyle konuştu:

Muhalefetin diyalog içinde olduğu bir düzlemde ülkenin temel meselelerinin göğüslenebildiği ve kaybedeninin olmayacağı kazanımların ülkeye kazandırılması önemlidir. Bu anlamda Türkiye’deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Herkes faydalı çıkar, kârlı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamasına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır. Ülkenin geleceğine yatırım yapılır. Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği bir ortam için önemlidir. Biz bu noktada ‘Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir’ dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz.

Komisyon raporunun 6. kısmına ilişkin bir yasama faaliyeti ağustos ayının 10’unda gerçekleşti. Ama bunun devamında yapılması gerekenler, yani esas olarak raporun 7. kısmı, demokratikleşme adımları, Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor. Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala hakkında kaçıncı AİHM kararı çıktı? Hâlâ bir mahkeme düşünün ki diyor ki ‘Uluslararası anlaşmalar kanunla çelişirse kanundan bile üstündür.’ AİHM kararlarını tanımak bir uluslararası anlaşmanın gereğidir. AİHM kararlarının uygulanmaması müeyyideye tabidir. Kavala hakkında çıkmış AİHM kararını mahkeme uygulamıyor.

Diğer taraftan en sonuncusu Sayın Kahraman’la ilgili verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı var ve 2. kez Anayasa Mahkemesi karar veriyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının ne kadar bağlayıcı olduğunu hatırlatarak Tayfun Kahraman kararını, dosyasını da aşacak bir gerekçe yazarak vermiş. Yapılması gereken iş derhâl uygulamak ve benzer dosyaları uygulamak. Altında da AKP ve MHP’nin imzaları var ve zaten imzaya bile gerek olmayan bir konuda son kez bu yaza girerken taahhütte bulunmuş ‘Biz bunları yerine getireceğiz’ diye, hâlen daha duruyor.

Biz muhalefet partilerinin genel başkanları, eş genel başkanları olarak itirazlarımızı söylüyoruz. Ama durum bundan ibaret. Yani burada iktidar partisinin, bir iktidar bloğunun bir samimiyet sorgulaması geçiriyor olması, toplum nezdinde güven bunalımının yaşanıyor olması iktidara karşı tesadüfi meseleler değil. Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler ya da kötü niyet dururken; diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride bir Türkiye’ye Türkiye’yi taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Özel’den Uçum’un seçim açıklamasına yanıt

Özel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un seçim tarihine ilişkin açıklaması hakkında yöneltilen soruyu da yanıtladı. Erken seçim kararı alınabilmesi için Cumhur İttifakı dışından milletvekillerinin desteğine ihtiyaç olduğunu belirten Özel, Yeni Parti ile DEM Parti’nin bu konuda bir görüşme yapmadığını açıkladığını hatırlattı.

Seçimlerin birkaç hafta veya bir ay öne alınmasının erken seçim olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Özel, böyle bir adımı Anayasa’nın seçimlerin öne alınmasına ilişkin hükmünün dolanılması olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Mehmet Uçum’un seçim tarihine ilişkin hangi siyasi iradeye dayanarak konuştuğunu açıklaması gerektiğini belirten Özel, olası destek hesaplamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Yol ve İYİ Parti gruplarının tek başlarına gerekli milletvekili sayısına ulaşamadığını ifade eden Özel, CHP’nin erken seçim konusunda destek vermeyeceğini, DEM Parti’nin de böyle bir konunun gündemlerinde olmadığını açıkladığını söyledi.

Özel, tartışmanın temelinde Cumhurbaşkanlığı makamının Meclis iradesi üzerindeki yaklaşımının bulunduğunu savunarak sözlerini şöyle tamamladı:

AKP‘nin 280 milletvekili var. MHP’ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40’a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor Cumhur İttifakı’nın dışında. Ben diyorum ki bizden böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil. Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da 1 ay öne alınmasını erken seçim değil, Anayasa’nın seçimlerin öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, Anayasa’ya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz bu tartışmaya kapalıyız. E şimdi bunun dışında 2 grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor, “Bizim böyle bir görüşmemiz, konuşmamız yok.” Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve “Bu tarih kesinleşti” dediği taahhüdü kimden almış, onu bir açıklasın. Yani ben seçilmemiş bir genel başkana gidip “Bu soruyu sorun” diyemeyeceğim size gazeteci olarak. Ama orada bir grup daha kalıyor ortaya. Yani Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan butlan girişiminin bir ürünü olarak oradan erken seçime bir destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler, söylemiyorsa netleşsin. Çünkü bir başka partiye soracak durum yok. 3 ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti’nin yaklaşımı ortada ve sayısı yeterli değil bu anlamda. Yani İYİ Parti bir an için “Olur” bile dese yine de 3 gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip değil. 91 milletvekiliyle biz “Yokuz” diyoruz. DEM Parti, “Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok” diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor? Ya da Meclis üzerindeki bir tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş? Ona bir bakmak lazım. Sorun, Saray’da oturanların kendini Meclis’in üzerinde görme sorunu. Sorun, Saray’da oturan, bütün kararların Saray’dan tek elden verildiği ve bu kararların uygulanacağı kurşun askerlerin de Meclis’e dizildiği algısı. Biz o kurşun askerler içinde değiliz.

Independent Türkçe

Hakkında daha ayrıntılı: DEM PARTİyeni partiTuncer BakırhanÖZGÜR ÖZEL

DAHA FAZLA HABER OKU

Siyaset

CHP Sözcüsü Sarı’dan muhalefete çağrı: Birlikte hareket etmeliyiz

Siyaset

Aykut Erdoğdu CHP'den istifa etti

Siyaset

Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin ittifak yaklaşımını ve Yavaş şartını açıkladı

Siyaset

Bakırhan: Barış sürecinde iktidara adım attırmak için ortak mücadele etmeliyiz

İlgili Haberler
Borsa 22 hakim ve savcı için 50 yıl hapis talebi Finans Gündem (ing) · 1 saat önce Borsa Özgür Özel'den fon soruşturması ve barış süreci açıklaması Foreks · 1 saat önce Borsa 22 eski hâkim ve savcı için 50 yıla kadar hapis istemi: Suçlamalar belli oldu Ekonomim · 6 saat önce Makroekonomi Adını duyan az, kilosu 400 lira! Diyarbakır'da yetişen bu meyve dikkat çekiyor Ekonomist · 6 saat önce Borsa Diyarbakır’da hasat başladı! Kilosu 400 liraya kadar çıkıyor Mynet Finans · 7 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.