YAYINLAMA 19 Ekim 2026 12:49
GÜNCELLEME 19 Ekim 2026 12:49
Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinde biri olan Türkiye’de turizmciler 2027 hesapları yapmaya başladı.
Yüzde 30 düzeyindeki yüksek enflasyon nedeniyle gıda, personel, enerji gibi kalemlerinde büyük maliyet artışları yaşayan binlerce , kâr etmek için umutlarını yeni yıla bağlamış durumda.
DW Türkçe’den Aram Ekin Duran'a konuşan sektör temsilcilerine göre 2026 sonunda hedeflenen turist sayısına ulaşılsa bile otel, pansiyon, restoran gibi işletmelerin kârları enflasyon karşısında erimiş olacak. Sektör 2027’de ise gelecek turist sayısına değil, kâr marjını artırmaya odaklanacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından açıklanan verilere göre Türkiye, 2025’te 64 milyon yabancı ziyaretçi ağırladı, turizm gelirleri ise 65,2 milyar dolara ulaştı. Türkiye, bu rakamlarla 2017 yılından bu yana turist sayısı açısından dünyada 8'inci sıradan 4'üncü sıraya yükselirken turizm gelirleri bakımından ise 15'inci sıradan 7'inci sıraya çıktı.
Türk turizmi 2026'yı nasıl geçiriyor?
Türkiye'nin 2026 yılı turizm hedefleri hükümet tarafından sene başında 68 milyar dolar gelir ve 65 milyona yakın toplam turist olarak ilan edilmişti.
Bu yıl Türkiye'deki turizm hareketliliğine ilişkin konuşan Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, 2026 yılının turizm açısından zor geçtiğini ifade ediyor.
TÜROB Başkanı, özellikle Türkiye’nin yakın coğrafyasında beşinci yılına yaklaşan Rusya-Ukrayna savaşı ve son dönemde şiddetini azaltsa da Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasına neden olan ABD/İsrail-İran savaşının Türkiye’de turizmcilerin hedeflerini olumsuz etkilediğini dile getiriyor:
"Yılı beklentilerimizin altında tamamlayacağız; ancak en azından yeniden bir toparlanma sürecine girdiğimizi söyleyebiliriz. Eylül ve ekim aylarını oldukça iyi rakamlarla kapatacağımızı öngörüyoruz. Kasım ayının biraz daha sakin geçmesini bekliyoruz” diyor.
"Döviz kuru otelleri ciddi biçimde zorluyor"
Aralık ayında ise özellikle yılbaşı döneminde, İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde uluslararası ziyaretçileri Türkiye’ye çekebilecek güçlü etkinliklerin yapılmasını son derece önemsediklerini kaydeden Eresin, otel doluluklarının iyi seyretmesine karşın turizm işletmelerinin gelir ve kârlılık sorununun devam ettiğini kaydediyor.
Müberra Eresin, şu görüşleri dile getiriyor:
“Döviz kurlarındaki baskının devam ettiği ve enflasyonist piyasa koşullarının sürdüğü mevcut ortamda sektörün gelirleri reel olarak giderek geriliyor. Otellerimizin kazançları büyük ölçüde döviz bazında, giderlerimizin önemli bölümü ise Türk Lirası cinsinden. Döviz kurunun sınırlı hareket etmesine karşılık maliyetlerimizin sürekli yükselmesi, otel işletmelerini ciddi biçimde zorluyor.”
Eresin’e göre, 2027 yılı da turizm sektörü açısından belirsizliklerin devam ettiği bir yıl olmaya aday görünüyor.
“Bugünden çok net bir tablo çizmek kolay değil. Buna rağmen iyimserliğimizi korumaya çalışıyoruz” diyen Eresin, savaşların sona ermesi ve jeopolitik ortamın sakinleşmesinin yalnızca turizm sektörü için değil, tüm dünya ekonomisi açısından en temel beklenti olduğunu dile getiriyor.
Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısında azalma
Kültür ve Turizm Bakanlığının son açıkladığı verilere göre, Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı Ağustos 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,03 azalarak 6 milyon 963 bin 65 oldu.
Yılın ilk sekiz ayını kapsayan Ocak-Ağustos döneminde ise yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 1,84 düşüşle 34 milyon 826 bin 677 olarak gerçekleşti. Söz konusu veri, son iki yılın en düşük yıllıklandırılmış turist sayısı olarak kayıtlara geçti.
2026'nın Ocak-Ağustos döneminde yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptığı il İstanbul oldu. İstanbul, 12 milyon 473 bin 679 ziyaretçiyle toplam girişlerin yüzde 35,82'sini oluşturdu. İstanbul'u 10 milyon 282 bin 502 ziyaretçi ve yüzde 29,52 payla Antalya, 2 milyon 946 bin 599 ziyaretçi ve yüzde 8,46 payla Edirne takip etti.
“Hareketlilik artsa da kâr marjı düştü"
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, 2026 yılı genelinde Türkiye turizmi ve konaklama sektörü açısından ziyaretçi hareketliliğinin değil, eriyen işletme kârlarının öne çıktığını söylüyor.
Son dönemde Türkiye’de oda fiyatları artsa da işçilik, enerji, gıda-içecek, bakım, finansman ve dağıtım maliyetlerindeki artışlar nedeniyle işletmelerin kâr marjlarının önemli ölçüde düştüğünü ifade eden İşler, "Turizm sektörü olarak önümüzdeki dönemde yalnızca 'Kaç turist geldi, doluluk ne oldu, ciro ne kadar arttı?’ sorularına değil; 'Turizm işletmelerinin gerçek kârlılığı ne oldu, oda başına ne kadar net gelir kaldı ve bu gelir sürdürülebilir mi?' sorularına da odaklanmak zorundayız" diye konuşuyor.
2026 yılında dikkat çeken önemli gelişmelerden birinin de rezervasyon davranışlarındaki değişim olduğuna işaret eden ETİK Başkanı, "Türkiye’ye gelen turist daha bilinçli, daha karşılaştırmacı, fiyat-hizmet dengesine daha duyarlı ve rezervasyon kararını daha geç veren bir profile doğru ilerliyor. Bu nedenle son dakika rezervasyonlarının artıyor olması, işletmeleri personel planlaması ve nakit akışı gibi konularda zorluyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
İşler, dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden biri olan Türkiye’de turizm sektörünün odaklanması gereken asıl konunun daha fazla misafir ağırlamak değil, daha sürdürülebilir gelir yaratmak olduğunu vurguluyor.
Yabancı platformlar için yeni yasa hazırlığı
Turizmde son dönemdeki tartışma konularından biri de yabancı dijital platformların yeniden Türkiye'de faaliyete geçmesinin önünü açacak yasa teklifi oldu.
6 Ekim’de TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edilen Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi’ne göre Booking.com, Expedia ve Airbnb gibi yabancı konaklama platformlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmesinin önü açılıyor.
Teklife göre, bu platformların Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin belgesi alması, vergi yükümlülüklerini yerine getirmesi, temsilci bulundurması ve 7183 sayılı Kanun kapsamında turizm payı vermesi kurala bağlanıyor.
Türkiye içinden 9 yıldır Booking.com’dan rezervasyon yapılması engellenirken, Airbnb için ise konutlara özel kiralama belgesi çıkarılması şartı getirilmişti.
TÜRSAB: İç turizm yabancı şirketlerin eline geçecek
Türkiye’deki seyahat accenteleri ise söz konusu yasa teklifine karşı çıkıyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, geçtiğimiz günlerde düzenlediği bir basın toplantısıyla yabancı dijital platformlar ilişkin taslağın yasalaşması halinde iç turizmin kontrolünün yabancı online seyahat acentelerinin (OTA-Online Travel Agency) kontrolüne geçeceğini ileri sürdü.
Türkiye’de faaliyet gösteren yerli dijital platformlara dönük bir yasal düzenleme yokken, yabancı platformlara özel düzenleme yapılmasının rekabeti bozacağını dile getiren Bağlıkaya’ya göre, aynı sektörde iş yapan tüm firmaların aynı kurallara tabi olması gerekiyor.
“Bunun adı dijital kapitülasyondur”
Yabancı platformların yurt dışından Türkiye’ye rezervasyon almasının önünde bir engel bulunmadığına, söz konusu yasa teklifi ile yeni ayrıcalıkların önünün açılacağına işaret eden TÜRSAB Başkanı, şu görüşleri dile getiriyor:
“Bunun adı dijital kapitülasyondur. Bunlara sağlanan ayrıcalıklar doğru ayrıcalıklar değildir. Uzun dönemde de turizm sektörü için çok zararlıdır. Bakın, üç sene, beş sene sonra konaklama sektörü dâhil, gerçekten bütün iç turizmin dominasyonu bu firmalara geçer. Dolayısıyla kimin öne çıkacağına, hangi otelin satılacağına bunlar karar verir.”
Yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen kanun teklifinin yasalaşması halinde, yeni kurallar 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girecek.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.