YAYINLAMA 18 Ekim 2026 09:33
GÜNCELLEME 18 Ekim 2026 09:34
İşçilerin kullanılmayan yıllık izin ücretleri konusunda 2012 - 2017 yılları arasında uygulanan 10 yıllık zaman aşımı, 2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Ek Madde 3 uyarınca; iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresi 5 sene olarak belirlendi.
2020 yılında iş davalarına bakan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk Dairesi birleştirildi. Birleşme sonrası yıllık izin ücret alacaklarında zamanaşımı süresini yeniden güncelleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi verdiği içtihat kararında yıllık ücretli izin alacağında zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğuna hükmetti.
Yargıtay’ın içtihat kararına rağmen izin paralarını alamayan mağdurlar İş mahkemelerinin kapısını çalıyor. Tam 11 yıl çalıştığı işyerinden emeklilik sebebiyle ayrılan D.K., yapılan görüşmelere rağmen kullanmadığı yıllık izin ücretini alamadı. D.K. vefat ettikten sonra yakınları İş Mahkemesi’nde alacak davası açtı. Babasının demir ustası olarak davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde 11 sene çalıştığını belirten davacı; merhumun haftanın 7 günü çalışma yaptığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalım inşaat şirketi ise zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müteveffanın (merhumun) iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini ve herhangi bir alacağının kalmadığını öne sürdü.
İş Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına ve dosya kapsamına göre müteveffanın davalı işyerinde işçi olarak çalıştığına, davalı tarafça müteveffanın iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeksizin feshedildiğinin ispatlanamadığı, müteveffanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, çalıştığı dönem içinde toplam 110 gün yıllık ücretli izne hak kazandığına hükmetti. Davalı işverence hak kazandığı yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının veya ücretlerinin ödendiğinin ispatlanamadığı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildi. Karar istinafa taşınınca devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), itirazları geri çevirdi. Davalı kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 9. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Oy birliği alınan kararla, yıllık izin alacaklarında zamanaşımının 10 değil 5 sene olduğu gerekçesiyle BAM hükmü bozuldu.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
"Dairemiz, 6098 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi arasında yıllık ücretli izin alacağının 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu görüşünü benimsemiş ve buna göre uygulama yapmıştır. Ancak; Dairemizin Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesi sonrasında, konu yeniden değerlendirilmiş olup yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre 6098 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde de yıllık ücretli izin alacağının tâbi olduğu zamanaşımı süresi beş yıldır. Somut uyuşmazlıkta; davalı vekilince, davaya karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Yapılan açıklamalara göre yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresi beş yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar. Davacının iş sözleşmesi 04.12.2013 tarihinde sona ermiş, dava ise 24.10.2019 tarihinde açılmış olduğuna göre yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.